2. Ceza Dairesi, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarına yönelik temyiz başvurularını Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili hükümleri ışığında değerlendirerek kabul ve ret kararları verdi.
Özet: Bu hukuki evrak, sanık hakkında mala zarar verme suçundan yapılan temyiz talebini usul hatası nedeniyle itiraz merciine yönlendirmiş, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen ve 5 yılın altında hapis cezası içeren istinaf mahkemesi kararının temyiz edilemez oluşu gerekçesiyle sanık ile müdafiinin temyiz başvurularını reddetmiş, hırsızlık suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin ise ön incelemede kabul edildiğini belirtmekle birlikte, bu suçlara dair nihai temyiz kararını içermemektedir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1186 E., 2020/1663 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının reddi, istinaf başvurularının esastan reddi, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, onama, ek kararın onanmasıI- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272/3-a maddesi uyarınca, hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre, hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, aynı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca verilen, istinaf başvurularının reddine dair kararın aynı maddenin son cümlesi uyarınca itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün olmadığından ve 264/1. maddesi uyarınca yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın hakkı ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın Tebliğname'ye uygun olarak incelenmeksizin mahalline İADESİNE,II- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesindeAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/1186 Esas, 2020/1663 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Karaman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2018 tarihli ve 2016/98 Esas, 2018/398 Karar sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca kurulan (erteli) 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,III- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen temyiz isteminin reddine dair 22.10.2020 tarihli ek karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesindeBölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm uyarınca; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/1186 Esas, 2020/1663 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, IV- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın yargılamanın tüm aşamalarında iyiniyetli ve efendi bir tavır sergilediğine, suç işleme kastı ile hareket etmediğine, sanığın samimi ve istikrarlı beyanları dikkate alındığında gerçeğin ortaya çıkması adına savunma yaptığının görüldüğüne, verilen cezanın ilerde telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceğine, verilen kararın TCK'nın ve CMK'nın amacına aykırı olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte suçun konusunu oluşturan malın değerinin azlığının dikkate alınmamasının, suçun nitelikli hallerinde yanılgıya düşülmesinin, sanık hakkında takdir edilen hapis cezasında birden fazla kez artırım uygulanmasının bozma sebebi olduğuna"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "müvekkili sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, TCK'nın 142/2-h. maddesinin yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığına, yine aynı Kanun'un 143/1. maddesi gereğince artırım yapılmasının da usul ve yasalara aykırı olduğuna, sanık hakkında TCK'nın 145. maddesi gereğince ceza verilmemesi gerektiğine, en kötü ihtimalle 1/2 oranından fazla indirim yapılması gerektiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığının dikkate alınmamasının, suçun nitelikli hallerinde yanılgıya düşülmesinin, sanık hakkında takdir edilen hapis cezasında birden fazla kez artırım uygulanmasının bozma sebebi olduğuna, sanık lehine olan kanuni ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamış olmasının hatalı olduğuna, sanığa zararı gidermek için süre verilmediğine, kaldı ki zarar miktarının neye göre belirlendiğinin de dosya kapsamından anlaşılamadığına, oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan şüpheden sanık yararlanır kuralının dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerli olduğuna, bu ilke gereğince de müvekkili sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, dosya kapsamında müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak, somut, geçerli, kesin ve kuvvetli bir delil bulunmadığına"; sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, cezanın usulüne uygun olarak verilip etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ...'nın ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karaman 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.