6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunda seri muhakeme usulünün, Anayasa Mahkemesi iptal kararının geriye yürümezlik ilkesi gereği kesinleşmiş hükme uygulanmasına yönelik itirazın kabulünün kanun yararına bozulması.
Özet: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay ilgili dairesi, ruhsatsız silah taşıma suçundan kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunan hükümlü hakkında seri muhakeme usulü uygulanmasına yönelik yerel mahkeme kararını hukuka aykırı bulmuştur; çünkü Anayasa Mahkemesinin ilgili iptal kararının yürürlük tarihinden önce kesinleşen hükümler hakkında geriye yürümezlik ilkesi gereği uyarlama yapılamayacağı, bu bağlamda hükümlünün itirazının kabul edilerek seri muhakeme usulü işlemlerinin başlatılması kararının hatalı olduğu ve infazın devam etmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
8. Ceza Dairesi         2025/14456 E.  ,  2026/3310 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/221 D.İş
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın kabulü
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2019 tarihli 2017/9 61... /544 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun), 62/1, 52. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından seri muhakeme usulü yönünden infazın durdurulmasına yönelik talebinin Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.08.2022 tarihli ek kararı ile kabulüne karar verilmiştir.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mükerrer soruşturma yapılamayacağından bahisle dosyanın Ankara 20 Asliye Ceza Mahkemesine iadesine ve infazın devamına karar verilmesine yönelik talebi Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesince 07.12.2023 tarihli ek karar kabul edilmiştir.
Hükümlü tarafından seri muhakeme yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğinden bahisle Ankara 20 Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli ek kararına itiraz üzerine, Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2024 tarihli kararıyla 07.12.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve itirazın kabulüne kesin olarak karar verdiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 2024/24040 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB-2025/145696 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB-2025/145696 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..." ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, kararın 14.06.2019 tarihinde verildiği ve 08.07.2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı cihetle, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. "
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2019 tarihli 2017/9 61... /544 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, Mahkemesinin bu karar ile dosyadan el çektiği, ancak anılan Dairenin kararına karşı sadece 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi kapsamında itiraz edilebileceği anlaşılmıştır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) inceleme konusu ile ilgili olan 98/1. maddesi şöyledir;
"a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden,
b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeler karşısında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mahkemesi tarafından davadan el çektikten sonra verilen ve 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinde belirtilen infaza ilişkin kararlardan da olmayan, Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.08.20 22... .12.2023 tarihli ek kararları ile 07.12.2023 tarihli ek karara yönelik itirazın kabulüne ilişkin Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09.01.2024 tarihli ve 2024/221 Değişik iş sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olup hukuki geçerliliğinin bulunmaması karşısında, Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin belirtilen kararına ilişkin kanun yararına bozma talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.