İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, iç mimarlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve tazminat davalarında yerel mahkeme ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: İç mimarlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bu hukuki uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından hizmet bedeli olarak ödenen avansın iadesi talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istenirken, karşı davada davalı şirket sözleşmenin davacı tarafından haksız feshedildiğini, kendi edimlerini yerine getirdiğini ve kazanç kaybına uğradığını iddia ederek hizmet bedeli ile maddi ve manevi tazminat talep etmektedir; yerel mahkemenin her iki davayı da reddetmesi üzerine taraflar istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1299 KARAR NO:2026/843TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:03/11/2022NUMARASI:2015/1152 Esas, 2022/778 KararDAVA:İtirazın İptali KARŞI DAVA:TazminatKARAR TARİHİ :16/06/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl dava, eser sözleşmesi kapsamında ödenen bedelin iadesi nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali; karşı dava ise, eser sözleşmesi nedeniyle hizmet bedeli, kazanç kaybı ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, asıl ve karşı davanın ayrı ayrı reddine dair karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili şirkete İç Mimarlık Hizmeti sunması konusunda tarafların anlaştığını ve müvekkilinin davalıya 39.000,00.-USD avans ödemesi yaptığını, ancak davalı şirket işinin gereğini yapmadığını ve mimarlık hizmetini sunmadığını, müvekkilinin avans ödemelerini geri de alamadığını, alacağını tahsil etmek için davalı aleyhine icra takibi başlatmak mecburiyetinde kaldığını, davalı şirketin söz konusu takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini ve takibin durmasına sebep olduğunu, borçlu tarafından İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün... Sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın likit olması nedeni ile haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında İç Mimari Projesi hizmet alımına ilişkin sözleşme kurulduğunu, sözleşmenin davacı şirket tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacı yanın dava dilekçesinin 1. maddesinde müvekkili ile davacı yanın iç mimarlık hizmeti konusunda anlaşmış olduklarını beyan ve ikrar ettiğini, işbu durum taraflar arasında ihtilafsız olduğunu, işbu sözleşme iki tarafa borç yükleyen nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin esas edimi otelin içi mimari projesini yapmak, davacının esas edimi ise hizmet bedelini ödemek olduğunu, iç mimari proje hizmetinin gerekleri müvekkili şirketçe tam ve eksiksiz olarak ifa edildiğini, müvekkili şirketin sözleşme uyarınca üzerine düşen edimleri tam ve eksiksiz ve fazlasıyla yapıyorken davacı şirket ortağı ..., otelin inşaatının ana yüklenici firması olan ... yetkililerinin de katılımına yapılan 10/09/2015 tarihli toplantıda müvekkilinin çalışmalarının özgün olmadığı yönünde haksız ithamlarda bulunmanın dışında herhangi bir haklı gerekçe sunmaksızın müvekkili ile çalışmak istemediğini, müvekkilinin işini başka bir kişiye verdiğini belirterek sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı olarak feshettiğini, müvekkili şirketin sözleşmeye aykırı davranışı olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirket ile sözleşmenin kurulduğu Nisan 2015'ten sözleşmeyi haksız olarak feshettiği tarihe kadar müvekkilinin sözleşmeye aykırı davrandığı, edimlerini eksik ifa ettiği veya hiç ifa etmediği iddiası ile müvekkili şirkete bir tek bildirimde dahi bulunmadığını, davacı tarafından müvekkiline ödenen bedel de hiçbir suretle avans olmadığını, her ne kadar taraflar arasında belirlenen ücretin %20'si avans olarak ödeneceği belirtilmiş ise de, davacı sözleşmenin bu maddesine de aykırı davrandığını ve netice olarak ödemeleri işlerin teslimi ile beraber yaptığını, avans niteliği taşımayan ödemenin müvekkilinin edimlerini tam ve eksiksiz ifası neticesinde ve sözleşme gereğince de hak ediş olduğunu, işbu bedelin iadesinin maddi ve hukuki herhangi bir dayanağı bulunmadığını, davacı tarafın icra takibinde kötü niyetli olduğunu, bu nedenle %20 oranında aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesi gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Karşı davada davacı vekili, davacı karşı davalının sözleşmeyi haksız olarak feshederek müvekkili şirketin kazanç kaybına uğramasına neden olduğunu, müvekkili şirketin karşı davalı ile kurulan iç mimari hizmeti sunulması konulu hizmet sözleşmesi uyarınca yükümlendiği edimleri ifa etmesi karşılığında mutabık kalınan 130.000 USD hizmet bedelinin ödeneceği hususunda haklı bir beklentiye sahip olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeye aykırı hiçbir davranışı ve davacı karşı davalının da bu konuda herhangi bir bildirimi de bulunmamasına karşın davacı-karşı davalı haklı bir neden ortaya koymaksızın haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini ve müvekkilinin kazancından mahrum kalmasına neden olduğunu, karşı davalı tarafın sözleşmeyi haksız olarak feshetmesinden ötürü kusurlu olduğunu, bu nedenle de müvekkilinin yoksun kaldığı kazancı tazmin etmesi gerektiğini, yargılama aşamasında yoksun kalınan kazanç miktarının belirlenmesi durumunda HMK 107/2. madde uyarınca talep sonucunu artırmak kaydıyla şimdilik 1.000 USD kazanç kaybının davacı-karşı davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, davacı-karşı davalının daha önce onayladığı ancak talebi üzerine değiştirilen ve yeni baştan yapılan içi mimari konsepti ve ... projesinin hizmet bedelini de ödemesi gerektiğini, müvekkili şirketin otelin iç konseptini hazırlamış olduğunu, davacı karşı davalı firmanın ortağı ...'ın onay vermesi üzerine ... projeyi de hazırladığını ve ... projenin de onaylandığını, bu şekilde müvekkilinin iç mimari konsept ile ... proje hazırlama yükümlülüğünü tamamladığını, karşı davalının iç mimari konsept ve ... projeye onay vermesine rağmen daha sonra oda konseptlerini değiştirmek istemesi nedeniyle müvekkili şirketin odalar bölümü için ikinci defa iç mimari konsept çalışması yaptığını ve bunun onaylanmasının ardından davacı-karşı davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği tarihe kadar da ... projenin yarısını hazırladığını, davacı karşı davalının müvekkili şirkete ve müvekkili şirket ortağı ...'a karşı asılsız ithamda bulunması ve ayrıca sözleşmeyi de haksız olarak feshetmesi nedeniyle müvekkili şirketin manevi hakları zarar gördüğünü, HMK 107/1 uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olan karşı davanın kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın, 1.000 USD kazanç kaybının ve 1.000 USD hizmet bedelinin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı-karşı davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı - karşı davacı vekili 20/05/2021 tarihli dilekçesi ile, manevi tazminat ile hizmet bedelinin tespiti ve ödenmesine ilişkin taleplerine yönelik ıslah haklarının saklı kalmak kaydıyla, dosyaya sunulan 15/06/2020 tarihli ve 11/01/2021 tarihli bilirkişi heyet raporları ile müvekkili şirketin sözleşmenin haksız feshi sebebiyle uğramış olduğu zararın 91.000,00 USD olduğunun tespit edilmesi üzerine bu hususa ilişkin 1.000 USD'lik tazminat taleplerinin ıslah yoluyla 91.000 USD olarak artırdıklarını ve ıslah yoluyla artırılmış ödenen harç dekontunu ekte sunduklarını bildirmiştir. Karşı davada davalı (asıl davada davacı) vekili, davalı şirketin davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde ...'nun ne kadar büyük bir mimar olduğunun anlatmasının bu dava ile ne gibi bir ilgisi olduğunu anlayamadıklarını, huzurdaki davanın bir alacak davası olduğunu TMK gereği her iddia sahibi iddiasını yazılı olarak ispat etmek zorunda olduğunu, davacı tarafın açtığı kısmi dava HMK gereği kısmi dava olarak açılamayacağını, keza davalı/karşı davacı 130.000,00 USD tutarında sözleşmenin değerinin olduğunu belirttiğini, bu sebeple davalı/karşı davacının harcı bu rakam üzerinden tamamlaması gerektiğini, davacı tarafın sunduğu mimarlık hizmetini yazılı olarak belgelemek zorunda olduğunu, ancak davalı/karşı davacı dilekçesinde sadece varsayımlardan hareket edildiğini, dava dilekçesinde belirtildiği üzere müvekkili firma davalı/karşı davacıdan herhangi bir mimarlık hizmeti almadığını, bu nedenle ödemiş olduğu bedelin davalı/karşı davacıdan alınarak müvekkili davacıya verilmesine karar verilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, davalı/karşı davacının maddi ve manevi tazminat davası talebinin yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davalı/karşı davacının cevap dilekçesini ve karşı dava dilekçesini kabul etmediklerini, yapılacak yargılama sonucunda davalarının kabulüne, davalı/karşı davacının davasının reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde mimarlık hizmetine konu ... proje ile üç boyutlu çalışmaların yapılarak davacıya teslim edildiği, 65.000 USD ödeme alındığı, davacı şirket ortağının iç mimari konseptini değiştirmek istemesi nedeniyle tüm projenin yeni baştan yapıldığı, bunun sözleşme kapsamında olmadığının belirtildiği, taraflar arasındaki 07/04/2015 tarihli eser sözleşmesinin konusunun butik otel yapılması kapsamında zemin, asma ve 1. Bodrum kattaki mağaza hariç otelin iç mimari projelerinin hazırlanmasına ilişkin olup sözleşme bedelinin 130.000,00 USD olarak belirlendiği, taraf vekillerinin dilekçeleri ile sabit olduğu üzere sözleşmenin davacı tarafça feshedildiği, davacının asıl davada takip konusu yaptığı 39.000,00 USD ödemenin taraf defterlerinde yer aldığı, ilk bilirkişi heyetindeki mimar bilirkişi tarafından davalı tarafın bir kısım işleri yaptığı ve %28 oranında işi bitirdiği tespit edilmiş, ikinci bilirkişi heyetindeki iki ayrı mimar bilirkişinin yer aldığı rapora göre davalı tarafın iş bitirme oranı %30 olarak belirlenmiş, son üçüncü bilirkişi heyeti raporunda da yine davalı tarafın %30 oranında iş bitirdiğinin kabul edildiği, mahkemece son iki bilirkişi heyetinin iş bitirme oranına ilişkin teknik nitelikteki denetime açık hesaplamalarına ve tespitlerine itibar edildiği, davalı tarafın 130.000,00 USD olan sözleşme bedelinin %30'una tekabül eden 39.000,00 USD'ye hak kazandığı, davacının bu miktarı avans ödemesi olarak verdiği, bu miktarın geri ödenmesi amacıyla takip başlattığı anlaşılmakla davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verildiği, asıl davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle İİK'nun 67/2. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine de karar verildiği, davacının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığının dosya kapsamı itibariyle ispatlanamamış olması ve bu yönde herhangi bir delil bulunmaması nedenleriyle davalının asıl davadaki kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği; Karşı dava yönünden yapılan incelemede ise; karşı davadaki hizmet bedeli talebinin sözleşme kapsamında olmayan yenilenen hizmet karşılığı eksik ödenen bedele dayandırıldığı, yukarıda yer alan tespitler uyarınca davacının yaptığı işin karşılığı hak ettiği ücret ile karşı davalıdan aldığı ücretin eşit şekilde 39.000,00 USD olması nedeniyle karşı davadaki davacının eksik hizmet bedeli talebinin aynı şekilde reddi gerektiği, son iki bilirkişi heyeti raporunda hakedilen kazacın 39.000,00 USD olması karşısında 130.000,00 USD olan sözleşme bedelinden bu bedel düşülmek suretiyle 91.000,00 USD kazanç kaybı olduğu tespit edilmiş ise de, sözleşmenin 3. maddesinde bildirilen zamanda sözleşmenin yüklenici tarafından tamamlanmamış olması ile yapılan işe karşılık aynı miktarda ödeme yapılmış olması da dikkate alındığında karşı davalının sözleşmenin fesettiği yönünden taraf vekilleri beyanları dikkate alındığında TBK'nın 484. maddesinin uygulanmadığı, feshin haksız olmadığı, karşılıklı olarak tarafların sözleşmenin sürdürülmemesi konusunda mutabık kalmadıkları, bu nedenle de ayakta olmayan sözleşme nedeniyle yüklenicinin otomatik olarak yapmadığı kısmın karşılığı bedeli kazanç kaybı olarak karşı davalı işsahibinden isteyemeyeceği dikkate alınarak bu yöndeki talebin de reddine karar verildiği, karşı davada ayrıca manevi tazminat talep edilmiş ise de, karşı davalının eylemi nedeniyle karşı davacının kişilik haklarının zedelendiğine dair dosya kapsamına sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığından karşı davacının sübut bulmayan manevi tazminat talebininde reddine dair karar verilmiştir. Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; karşı davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, bu nedenle hüküm tarihindeki kur üzerinden dava değeri hesaplanarak avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ... projesinin kendilerinin onayına sunulmadığını, nitekim bilirkişi raporlarında da hiçbir projenin onaylarına sunulmadığının tespit edildiğini, davalı tarafın delil olarak ileri sürdüğü çalışmanın dava açıldıktan sonra davalı tarafından alelacele hazırlanarak dosyaya konduğu ve bu suretle %30 oranında iş bitirdiği yönünde bilirkişi raporu düzenlendiğini, davalı-karşı davacının ... proje niteliğinde olarak davanın ikamesinden sonra acele ile sadece 51 adet kat planı, 9 adet kesit, 22 adet eskizinin dava dosyasına sunulduğu, bu durumun projenin en başından bu yana davalının hiçbir çalışma yapmadığının çok açık ispatı olduğunu, sözleşmeden dönüldüğü Eylül 2015 tarihinde bir an için, çalışmaların davacının onayına sunulduğunu düşünülse bile TBK. 473. madde uyarınca işin zamanında bitirilemeyeceğinin açık olduğu belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; ... projesinin davacı şirket yetkilisi ... tarafından onaylandığını, ... proje ve iç mimari konseptin yanında ayrıca uygulama projelerinin temelini oluşturan 3 boyutlu (3D) perspektifler de hazırlanarak davacı/karşı davalı yana teslim edildiğini, iç mimari konsept ve ... proje tamamlandığı için 09.7.2015 tarihinde 39.000 USD, 18.9.2015 tarihinde ise 26.000 USD müvekkiline ödeme yapıldığı, davacı/karşı davalı şirket ortağı ...’ın vefatından sonra davacı/karşı davalı şirketin diğer ortağı ...'in, otel projesinin diğer yüklenici firmalarının da katıldığı bir toplantıda daha önce ... tarafından onay verilen iç mimari konseptinin odalar bölümünü değiştirme istediği sebebiyle müvekkil şirket yine davacı/karşı davalı yanın onayı alarak otelin odalar bölümü için yapılan tüm proje ve çalışmaları sil baştan yeniden yapmak zorunda kalındığı, bu değişikliğin müvekkil şirket tarafından daha önce yapılan ... proje ve iç mimari konsept çalışması ile 3D perspektiflerinin ve ilgili tüm çalışmaların yeni baştan yapılmasını gerektirdiği, iş bu durum taraflar arşında yapılan sözleşme kapsamında olmayan bir iş olması sebebiyle müvekkil şirkete ayrıca bir hizmet bedeli ödenmesi gerektiği izahtan vareste olduğu, ilk derece mahkemesinin kötü niyet tazminatına hükmetmemesinin hata olduğunu, sözleşmenin feshi noktasında tarafların mutabık kaldıklarına dair gerekçenin yerinde olmadığı, müvekkilinin temerrüde düşürülmediği, eser sözleşmelerinde haksız fesih halinde yüklenicinin müspet zarar kapsamında kar kaybını da talep edebileceği, ilk derece mahkemesinin delillerin değerlendirilmesinde hataya düştüğünü, tanık beyanlarının hükme esas alınmadığını, tanık beyanlarında müvekkilinin projeyi sunduğunun ancak sözleşmenin karşı tarafça feshedildiğinin ortaya çıktığını, manevi tazminatın reddinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı (karşı davacı) yüklenicidir.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaktadır.Davacı vekili özetle, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşmeye göre davalının mimarlık hizmeti vermeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin davalıya 39.000,00.-USD avans ödemesi yaptığını, ancak davalı şirket işinin gereğini yapmadığını, müvekkilinin avans olarak ödediği tutarı iade alabilmek için İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyası ile takip yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini ancak davacı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, asıl davanın reddini, birleşen davada manevi tazminat, kazanç kaybı ve hizmet bedeli alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.Mahkemece özetle, asıl davada, davalı-karşı davacının iş bitirme yüzdesinin %30 olduğu, sözleşme bedeli 130.000,00 USD ye bu oran uygulandığında davalı-karşı davacının almayı hak ettiği iş bedelinin 39.000 USD olacağı, bu nedenle asıl davanın reddinin gerektiği; birleşen davada, davalı-karşı davacının hak ettiği ücretin 39.000 USD olduğu ve bu tutarın ödendiğinin her iki tarafın da ticari defterlerinde görüldüğü, bu nedenle bakiye iş bedeli alacağının reddi gerektiği, her ne kadar sözleşme bedeli 130.000 USD olup davalıya 39.000 USD ödenmiş ise de, davacının fesihte haklı olduğu anlaşıldığından kalan tutarı talep edemeyeceği, bu nedenle kazanç kaybı talebinin de reddine karar verildiği, kişilik haklarının ihlal edildiğine dair bir delil sunulamadığından manevi tazminat talebinin de reddedildiği belirtilerek hüküm tesis edilmiştir.Dosyada mevcut deliller ele alındığında;İstanbul 1. İcra Dairesi'nin ... tarihli ... sayılı ilamsız takip dosyasının incelemesinde, alacaklının davacı ... Şirketi, borçlunun davalı-karşı davacı ... Şirketi oldukları, alacak tutarının 111.930,00 TL olduğu, takibin 09/07/2015 tarihli dekonta dayandığı anlaşılmaktadır.Bilirkişi Mimar ... tarafından hazırlanan 24/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava dosyası üzerinde yapılan incelemede Nişantaşı semtinde yer alan butik otel için mimari projeyi hazırlayan dava dışı ... firmasının teklif etmesi ile davacı-karşı davalı .... Şti firması olan işveren firma ile davalı-karşı davacı ... Şti adlı otel içi mimari projeleri konusunda uzmanlaşmış tasarım firması arasında 07/04/2015 tarihinde hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, projeci sıfatı ile görev alan davalı-karşı davacı ... firmasının konsept ve ... projelerini işverenin istekleri doğrultusunda bir noktaya getirdiği, ancak işverenin talebi doğrultusunda çalışmaların sonlandırıldığı anlaşıldığı, davacı-karşı davalı .... Şti firmasının İstanbul 1. İcra Müdürlüğünde ... tarihinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinde ödeme emrinde 11.930,00 TL toplam alacağın olduğu ancak davalı-karşı davacı ... firmasının buna itiraz ettiğinin görüldüğü, davacı-karşı davalı .... Şti firmasının Nisan ve Haziran aylarında ödemesi gereken 65.000,00 $'ı ödemediği, bunun yerine 09/07/2015 tarihinde 39.000,00 $ avans ödemesi gerçekleştirildiğinin görüldüğü, iç mimari proje alımı hizmetleri ile bu hizmetlerin dosyadaki belgelere göre belirlenerek gerçekleşme oranları çıkarıldığı, alınacak tasarım ve diğer iç mimari hizmetler için götürü usulü anlaşıldığı, rapor içeriğinde İç Mimarlık Hizmetlerinin bölümlerine göre oranları ve gerçekleşme oranlarının tablo halinde verildiğini, taraflar dava konusu hizmetlerin tamamı için 130.000,00 $ olarak anlaşıldığı, davacı karşı davalı .... Şti 09/07/2015 tarihinde 39.000,00$ avans ödemesi gerçekleştirdiğini, hizmetin gerçekleşme oranı ise %28 olarak belirlendiği, buna göre davalı-karşı davacı ... firmasının hakediş miktarının 36.400,00 $ olarak takdir ve hesap edildiği, mahkemenin sözleşmenin haksız yere fesih edildiğine hükmetmesi halinde davalı-karşı davalı taraf vekilinin talep etmiş olduğu "...'in uğradığı kazanç kaybı" 93.600,00 $ olarak hesap edildiği, yapılan ödemeler, icra inkar tazminatı oranları ve diğer mali hesaplar için dosyanın muhasip bilirkişilere tevdi ile hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.Bilirkişiler Mali Müşavir ... ve Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 05/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının davalıya 09/07/2015 tarihinde 104.886,00 TL (39.000 USD karşılığı) avansının gönderilmiş olduğu ve bu 104.886,00 TL 'nin tarafların yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, icra takibinin davalıya 19/11/2015 tarihinde tebliğ olduğu, davalının 20/11/2015 tarihinde itiraz dilekçesini vermiş olduğu, dolayısıyla davalı borçlu'nun 7 günlük yasal sürede itiraz edildiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Bilirkişiler Mimar ..., Mali Müşavir ..., Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 31/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Esas dava yönünden; Davacı-karşı davalı .... Şti'nin davalı-karşı davacı ...ye 09/07/2015 tarihinde 104.886,00 TL karşılığı 39.000,00 USD avans ödemesi yaptığı, davacı-karşı davalı .... Şti'nin 39.000,00 USD alacağı için seçimlik hakkını TL para birimi yönünden kullandığı, (39.000,00 USD * 2,87= 111.930,00 TL) takip tarihi olan ... tarihi itibariyle 111.930,00 TL alacağını talep ettiği, taraflar arasında dava konusu hizmetlerin tamamı için 130.000,00 USD 'ye anlaşıldığı, davalı-karşı davalı ... Şti 09/07/2015 tarihinde 39.000 USD avans ödemesi gerçekleştirdiği, davalı-karşı davacı ... şirketinin %28 olarak belirlendiği, buna göre davalı-karşı davacı ...'in hak ediş miktarı 36.400 USD olarak takdir ve hesap edildiği, davalı-karşı davacı ...'in hak ediş miktarı olan 36.400 USD'nin davacı-karşı davalı ...'ın 39.000 USD avansından düşülmesi sonucu, davacı-karşı davalı .... Şti'nin davalı karşı davacı ...den takip tarihi olan ... tarihi itibariyle 2.600 USD alacaklı olduğu, davacı-karşı davalı'nın USD alacakları için seçimlik hakkını TL para birimi yönünden kallandığı, davacı/karşı davalı ...'ın 2.600 USD alacağının takip tarihinde kur üzerinden (1 USD =2,87 TL) (2.600,00 USD x 2,87 TL) 7.462,00 TL'ye tekabül ettiği, esas yönünden davacı karşı davalı .... Şti'nin davalı-karşı davacı ...den takip tarihi olan ... tarihi itibariyle 7.462,00 TL alacaklı olduğu; karşı dava yönünden ise, taraflar arasında dava konusu hizmetlerin tamamı için 130.000 USD 'ye anlaşıldığı, davalı karşı davacı ... şirketinin sözleşmeye uygun olarak hizmet verdiği anlaşıldığı, hizmetin gerçekleşme oranının %28 olarak belirlendiği, buna göre davalı karşı davacı ...'in hak ediş miktarının 36.400 USD olarak takdir ve hesap edildiği, mahkemenin sözleşmenin haksız yere fesih edildiğine hükmetmesi halinde davalı karşı davacı taraf vekilinin talep etmiş olduğu müvekkili şirketin uğradığı kazanç kaybının 93.600 USD olarak hesap edildiği bildirilmiştir.Bilirkişiler İç Mimar ..., Yüksek Müh. ..., Mali Müşavir ..., Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 15/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; gerek tanık beyanları, gerekse dosya içeriğinde yer alan, konsept çalışmaları kapsamında sunulan 3 boyutlu görseller (perspektif çalışmaları) ... proje kapsamında sunulan, tefrişli kat planları, kesitler, eskizler, v.b bilgi ve belgelerin, hukuki yönden davalı-karşı davacı lehine kullanılabileceği, davalı yanın iddiaları yönünden ispat kabiliyetinin olduğu, hükme esas alınacak karar için yeterlilik arz ettiği yönünde mahkemece kanaat oluştuğu takdirde sözleşme konusu olan, hizmet ilişkisi bakımından içerik yönünden sınırlarının belirlenmiş bulunan, 5 etaptan oluşan iş/hizmetten, Etap-1 Konsept kapsamındaki hizmetlerinin beklentileri karşılayacak yeterlilikte yapılmış olduğu, ETAP-2 ... PROJE kapsamındaki hizmetlerinin yarısındaki (%50) beklentileri karşılayacak yeterlilikte yapılmış olduğu, başka bir söylemle 5 etaptan oluşan iş/hizmetinin; 5/5'ten ETAP-1 KONSEPT ile 1/5'nin ETAP-2 ... PROJE ile 0,5/5'nin yapılmış olduğu, tamamı 5/5 oluşturan işlerin/hizmetlerin 1,5/5'nin ve/veya %100 üzerinden %30 bitirilmiş olduğu, 07/04/2015 tarihli İç Mimari Projesi Sözleşmesi kapsamında; Madde 6- Proje Bedelleri ve ödeme dilimleri, Otel İç Mimari Projesi 130.000 USD ne göre; davalı- karşı davacının 130.000 USD x %30 (işin bitirilme oranı) =39.000 USD hak edişi bedelini almaya hak kazandığı; asıl dava yönünden, asıl davanın konusunun itirazın iptali olduğu, takibin dayanağının, davacı yan tarafından davalı yana yapılan 39.000,00 USD avans ödemesinin iadesi olduğu, davalı yanın işin yapılma yüzdesine göre hesaplanan hakediş alacağının 39.000 USD olduğunun tespit edildiği, bu noktada davalı yanın takibe itirazında haklı olduğu, yani davalı yanın davacı yana takip tarihi itibariyle borçlu olmadığı; karşı dava yönünden, taraflar arasında dava konusu hizmetlerin tamamı için 130.000 USD'ye anlaşıldığı, davalı karşı davacı ... şirketinin sözleşmeye uygun olarak hizmetin %30'unu tamamladığı, buna göre davalı-karşı davacı ...'in hak ediş miktarı 39.000 USD olarak takdir ve hesap edildiği, mahkemenin sözleşmenin haksız yere fesih edildiğine hükmetmesi halinde davalı-karşı davacı taraf vekilinin talep etmiş olduğu "müvekkili şirketin uğradığı kazanç kaybı" (130.000-39.000=91.000) 91.000 USD olarak hesap edildiği belirtilmiştir.Bilirkişiler İç Mimar ..., Yüksek Müh. ..., Mali Müşavir ..., Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 11/01/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle;15/06/2020 tarihli bilirkişi kök raporlarındaki görüş ve kanaatlerini koruduklarını bildirmişlerdir.Bilirkişiler Mali Müşavir ..., Y. İç Mimar ..., Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ... tarafından hazırlanan 05/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; asıl dava yönünden değerlendirmede, davacının takip tarihi itibari ile davalı taraftan herhangi bir hak ve alacağının olamayacağı, zira, yapılan teknik değerlendirmeye göre davacının bu davaya dayanak olan icra takibine konu ettiği avans ödemesi ile ilgili hizmetin davalı karşı davacı tarafça verildiğine dair kabulü yapılmış olduğu, bu durumda davacı karşı davalının 09/07/2015 takip tarihi itibari ile davalı karşı davacı taraftan herhangi bir alacağının olamayacağı, davacının ve davalının icra inkar ve kötü niyet tazminatlarına ilişkin taleplerinin değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu; karşı dava yönünden değerlendirmede; teknik olarak yapılan değerlendirme sonucunda davalının sözleşme kapsamında edimini yerine getirdiğinden davacı-karşı davalının sözleşme kapsamında ödemeleri yapması gerektiğine kanaat getirildiği, davalı-karşı davacının 130.000,00 USD sözleşme bedelini almaya hak kazandığının kabulünün gerektiği, iş bu tutardan tarafların kabulünde olan 39.000,00 USD'nin mahsubu sonrasında davalı karşı davacının hizmet alacağının 91.000,00 USD olacağının hesaplandığı, yine davalı-karşı davacının karşı davaya esas beyanının 4. sayfasında 39.000,00 USD haricinde 26.000,00 USD ödeme yapıldığına dair beyanları ile ilgili değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davacının talebi de nazara alındığında 28/12/2015 karşı dava tarihi itibari ile (davalı karşı davacı talebine göre) 1.000,00 USD alacağının ispatlandığı, davalı karşı davacının manevi tazminata ilişkin talep ve değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık noktası hususlar ele alındığında;Asıl dava davacısı vekili istinaf dilekçesinde, karşı davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, bu nedenle hüküm tarihindeki kur üzerinden dava değeri hesaplanarak avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise, ilk derece mahkemesinin avukatlık ücretine ilişkin hükmünün yerinde olduğu anlaşılmıştır. Yine davacı vekili, sözleşmeden dönüldüğü Eylül 2015 tarihinde bir an için, çalışmaların davacının onayına sunulduğunu düşünülse bile TBK. 473. madde uyarınca işin zamanında bitirilemeyeceğinin açık olduğu belirtmiştir. Ancak yargılama aşamasında da ortaya konduğu üzere birden fazla proje hazırlandığı, bunların bir kısmının taraflarca gerçekleştirilen toplantılarda elendiği, beğenilen projelerde ise değişiklik talep edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.Asıl dava davalısı (karşı davada davacı) vekili istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesinin kötü niyet tazminatına hükmetmemesinin hata olduğunu ifade etmiş ise de, davacının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığının dosya kapsamı itibariyle ispatlanamamış olması karşısında mahkemenin bu yöndeki hükmü isabetli olmuştur. Asıl dava davalısı, karşı davada manevi tazminat taleplerinin reddinin doğru olmadığını iddia etmiş ise de, tüzel kişilerin manevi tazminat talepleri daha sıkı koşullara bağlı olup, olayda tüzel kişiliğin isminin zarara uğradığı, sektörde itibarının sarsıldığı gibi koşulların gerçekleştiğine dair delil bulunmamaktadır. Bu nedenle manevi tazminat talebinin reddi doğru olmuştur. Yine asıl dava davalısı karşı davaya ilişkin istinafında, eser sözleşmelerinde haksız fesih halinde yüklenicinin müspet zarar kapsamında kar kaybını da talep edebileceğini belirtmiştir. Ancak mahkeme sözleşmenin feshinin haklı olduğunu değerlendirdiğinden kar kaybına yönelik talebin reddine karar vermesinde bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Diğer yandan, davacı ve davalı istinaf dilekçelerinde ayrı ayrı bilirkişi raporuna ve rapor içerisindeki değerlendirmelere itiraz etmişlerse de, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı ve tarafların itirazlarını karşılar mahiyette olduğu görülmekle bu yönden de istinaf tlaeplerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/11/2022 tarih ve 2015/1152 Esas, 2022/778 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Asıl ve karşı davalarda alınması gereken 732,00'şer TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90'ar TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10'ar TL istinaf karar harcının davacı karşı davalı ...'dan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Asıl dava davalısı ... İnşaat'tan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.099,00 TL'nin mahsubu ile fazla yatan 2.367,00 -TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde asıl dava davalısına İADESİNE,4-Karşı dava davacısı ... İnşaat'tan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 158,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 574,00 TL istinaf karar harcının karşı dava davacısı ... İnşaat'tan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA,6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 16/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.