Kanun Yararına Bozma: 6136 sayılı Kanun ihlali suçunda sanık lehine istinaf sonrası cezanın ertelenmesinde kazanılmış hak ihlali.
Özet: Hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen ilk mahkûmiyet kararında 10 ay hapis cezasının ertelenmesine hükmedilip, bu kararın yalnızca sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi ve bölge adliye mahkemesince bozulması sonrasında, yeniden kurulan hükümde sanık lehine oluşan erteleme kararının kazanılmış hak olarak kabul edilmeyerek aleyhe bozma yasağının ihlal edilmesi nedeniyle, kararın kanun yararına bozulması istenmektedir.
8. Ceza Dairesi         2025/13695 E.  ,  2026/3308 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/483 E.,2022/51 K.
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli 2021/483 Esas, 2022/51 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 62,52. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin, 04.02.2022 tarihinde kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 06.11.2025 tarihli ve 2025/4095 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130837 Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130837 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanığın cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine dair karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, anılan kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.04.2021 tarihli ve 2021/829 esas, 2021/884 sayılı kararı ile bozulduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2013 tarihli ve 2012/1-1564 esas, 2013/281 sayılı kararında; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 307/4. maddesinde de; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262. maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz" düzenlemesine yer verilmek suretiyle, aleyhe bozmama ilkesi korunmuştur. Kanunun açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere; yaptırım ve sonuçlarını aleyhe değiştirme yasağının kapsamı yalnızca ceza ve yaptırım miktarı ile sınırlıdır. Kanun koyucu suçun niteliği veya adı yönünden sanık yararına kazanılmış bir hak tanımamıştır. Temyiz davasının yalnızca sanık veya varsa müdafii ya da sanığın yararına olarak Cumhuriyet savcısı ya da 1412 sayılı Kanunun 291. maddesinde belirtilen kişiler tarafından açılması veya hükmün kendiliğinden temyize tâbi olması halinde, Yargıtayca suç vasfında hataya düşüldüğü belirlendiğinde aleyhe temyiz bulunmasa bile, cezanın tür ve miktarı yönünden kazanılmış hak saklı kalmak şartıyla hükmün bozulmasına karar verilecektir. Aksinin kabulü hukuk kuralları ile kanuni düzenlemelerin ülke genelinde farklı uygulanmasına yol açar ki, bu durum eşitlik, adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık oluşturacaktır. Zira aynı eylem nedeniyle farklı mahkemelerde yargılanan sanıklardan, suçunun hukuki niteliği doğru olarak belirlenen sanığın mahkûmiyeti ile zamanaşımı, süreli veya süresiz olarak bir kamu görevini üstlenmekten yoksun bırakılma, seçme ve seçilme hakkının kaybı gibi hak yoksunluklarının yanında, muhtemel bir genel veya özellikle de özel af karşısında değişik sonuçlarla karşılaşmasına rağmen, suç vasfı hatalı olarak belirlenen sanığın, açıklanan sonuçlarla karşılaşmaması söz konusu olabilir ki, bu durum eşitlik ilkesi ile hak ve adalet duygusuna da uygun değildir. O halde, lehe temyiz davası üzerine suç vasfının tespitinde hataya düşüldüğünün belirlenmesi halinde, cezanın tür ve miktarı yönünden kazanılmış hak saklı tutularak hükmün bozulmasına karar verilmelidir." şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda Mahkemenin kararına karşı sadece sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, aleyhe istinaf yoluna başvurulmadığı ve söz konusu kararın da sanık aleyhine bozulmadığı halde, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/5. maddesinde yer alan "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenleme uyarınca, aleyhe istinaf yoluna başvurulmaması karşısında, bozma kararından önce tayin olunan 10 ay hapis cezanın ertelenmesi kararının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği ve yeniden kurulan hükümde neticeten sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. "
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.İnceleme konusu hükümde, 5271 sayılı Kanunun'un 307/5. maddesi;
"Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262. maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz"
Şeklinde düzenlenmiştir.
2.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, anılan kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.04.2021 tarihli ve 2021/829 Esas, 2021/884 Karar sayılı kararı ile bozulduğu anlaşılmıştır.
Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına karşı sadece sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, aleyhe istinaf yoluna başvurulmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağı gözetildiğinde Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli bozma kararından önce tayin olunan 10 ay hapis cezanın ertelenmesi kararının hükümlü lehine kazanılmış hak teşkil edeceği ve yeniden kurulan hükümde hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli 2021/483 Esas, 2022/51 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.