T.C. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazasında yaralanan yolcunun, kusurlu sürücü ve sigorta şirketlerinden yetersiz bulunan ilk ödeme sonrası açtığı maddi ve manevi tazminat davası.
Özet: Trafik kazasında yaralanan yolcu konumundaki davacının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, iki aracın karıştığı kazada sürücülerden birinin %100 kusurlu olduğu, ancak yapılan tıbbi incelemeler ve bilirkişi raporları sonucunda davacının kaza nedeniyle kalıcı iş gücü kaybı oranının %0 olduğu, sadece belirli bir iyileşme süreci geçirdiği tespit edilmiştir; bu bağlamda davacının yetersiz bulduğu sigorta ödemesi sonrası talep ettiği geçici iş göremezlik, ulaşım ve tedavi giderleri ile manevi tazminat talepleri, kalıcı bir maluliyetin yokluğu ışığında değerlendirilmiştir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/526 Esas - 2026/130

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/526 Esas
KARAR NO : 2026/130
......
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/10/2019
KARAR TARİHİ : 25/02/2026
KARAR Y.TARİHİ : 04/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde, 31/10/2011 tarihinde davacının içerisinde yolcu konumunda bulunduğu, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan... plakalı araç ile yine davalı sigorta şirketince sigortalanan ve diğer davalı ... sevk ve idaresindeki .... plakalı araçların çarpışması sonucunda davacının yaralandığını, davacının zararlarının tazmini açısından davalı sigorta şirketine 01/08/2019 tarihinde yapılan başvuruya kazaya karışan her iki araç açısından %50 kusura hükmedilerek 08/08/2019 tarihinde her bir araç için 18.872,57 TL olmak üzere toplam 37.745,14 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararlardan davacıların sorumlu olduğunu belirterek, şimdilik 200,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müteselsilen 20.000,00 TL manevi tazminatı ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 16/06/2025 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile; 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminat taleplerini 2.718,89 TL'ye, 75,00 TL ulaşım gideri taleplerini 714,00 TL'ye yükseltmiştir.
SAVUNMA :
Davalı ....Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan... plakalı araç ile... plakalı diğer aracın davalı sigorta şirketi tarafından .... poliçesi ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, dava açılmadan önce davacıya ödeme yapııarak davacının zararının karşılandığını, kusur ve maluliyet durumlarının netleştirilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş, savunma haklarını kullanmamışlar ancak davalı ... vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçeleri ve duruşmadaki beyanlarında davalının söz konusu kazada kusurunun bulunmadığının raporlarda sabit olduğunu, davacının engel oranın bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi tazminata ilişkindir.
Kazaya neden olduğu iddia edilen .... plakalı araca ait ... poliçe numaralı poliçenin incelenmesinde; 31/10/2011-31/10/2012 tarihleri arasında davalı ... olduğu, kişi başına ölüm ve sakatlanma teminat tutarının 200.000,00-TL olduğu, kazanın 31.10.2011 tarihinde poliçe teminat dönemi içinde meydana geldiği anlaşılmıştır.
... 11/12/2020 tarihli iş gücü kaybı raporunda; davacının dava konusu yaralanması nedeniyle gerek hastane, gerekse hastane dışında yaralarının iyileşmesi ve mevcut haliyle olağan yaşamına dönebilmesi için ihtiyaç duyduğu sürenin 50 gün olduğu, iş göremezlik halinin bulunmadığı bildirilmiştir.
İtirazlar üzerine alınan... 31.10.2011 tarihli yaralanması nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, maluliyet oranını %0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Dosyada alınan raporlar arası çelişkinin giderilmesi için ... alınan 25/03/2024 tarihli iş gücü kaybı raporunda; davacı .... dosyasının incelenmesi sonucunda; 31/10/2011 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı meydana gelen yaralanması dikkate alınarak; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında değerlendirilebilecek, 31/10/2011 tarihli olaya bağlı sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilmediğinden çalışma gücü kaybı oranı tayinine mahal olmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Kazaya karışan tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için....01/03/2021 tarihli raporunda; davalı sürücü ...’ün dava konusu olayın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı sürücü ...’in kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Davacının yaralanması niteliği dikkate alınarak hekim bilirkişi ve aktüer bilirkişi heyetine tevdi ile geçici işgücü tazminatı ve tedavi gideri konusunda rapor rapor alınmış, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 22/05/2025 tarihli raporda; doktor bilirkişi yönünden: trafik kazası sonucu tetkik ve tedavileri .... kapsamında yürütülen hastanın dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgelere, adli tıp raporuna göre 714,00 TL, ulaşım gideri-tedavi masrafı hesaplandığı, hastane tarafından sunulan tüm sağlık giderlerinin ... tarafından karşılandığı, tazminat hesabı yönünden: davalı ... sigorta tarafından .... poliçesi düzenlenen... plakalı araç sürücüsü ...'ün %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğu, davacı ...'nin yolcu konumunda olduğunun tespiti sonucu, hesaplanan maddi zarardan TBK 52. maddesi kapsamında kusur indirimi yapılmadığı, davacının dava konusu 31.10.2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, çalışma gücü kaybı oranı tayinine mahal olmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, davacı lehine 2.718,89 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davalı ... sigorta tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen her iki araç için % 50 oranında kusur kabulü ile her biri için 18.872,57 TL toplamda 37.745,14 TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir.
Toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde; davalı sürücü ...’ün dava konusu olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, diğer davalı sürücü ...’in kusuru bulunmadığına dair alınan adli tıp raporunun gerekçesi, dosyadaki kanıtlarla uygun olduğu, davacı ...'nin yolcu konumunda olduğundan kusurunun bulunmadığı, hesaplanan maddi zarardan TBK 52. maddesi kapsamında kusur indirimi yapılmadığı, alınan adli tıp raporlarından anlaşıldığı üzere davacının kazada sürekli işgücü kaybı oluşmadığı, geçici iş gücü kaybı zararının 2.718,89 TL ve tedavi gideri zararının 714,00 TL olarak belirlendiği bu zararın davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme kapsamında kaldığı davacının bakiye maddi tazminat zararı bulunmadığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Açıklanan ilkeler gözetilerek kazanın meydana geliş biçimi, davacının kazanın meydana gelişinde kusurunun olmaması, yaşları, meslekleri gibi somut koşullar değerlendirilerek, Davacı ... için 10.000,00 TL tazminat takdiri uygun görülmüş davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Anlatılan nedenlerle,
HÜKÜM :
1-Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine
Maddi tazminat davasının reddine
Manevi tazminat istemli davanın kısmen kabulüne
10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’den alınarak davacıya ödenmesine
Fazlaya ilişkin istemin reddine
2)Reddedilen Maddi Tazminat yönünden hesaplanan 3.432,89-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekille temsil ettiren davalılar ... ve davalı ... Sigorta şirketine ödenmesine,
3)Kabul edilen Manevi Tazminat yönünden; davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekâlet ücretinin Davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine,
4-Reddedilen Manevi Tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekille temsil ettiren davalı ...'e verilmesine,
5-Reddedilen Maddi tazminat yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin harç ve tamamlama harcı olarak alınan alınan 684,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 47,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Manevi tazminat yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan 69,00 TL peşin harç, 615,40,00 TL tamamlama harcı 44,40 TL başvurma harcı ve 4,40 TL vekalet harcının davalı ...'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 2.111,50-TL posta ve tebligat masrafı, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.543,00 TL ATK masrafı olmak üzere toplam 9.654,50-TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 4.120,06-TL'nin davalılardan davalı ...'den alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE,
10- Arabuluculuk faaliyeti sonunda Davacı ile Davalı ... sigorta anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan toplam 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
11- Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan toplam 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 563,31 TL'sinin davalı...., bakiye 756,69 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren.... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
. 25/02/2026
...