Kasten öldürme suçundan sanığa verilen mahkumiyet kararı, sanık ve katılan vekilinin haksız tahrik ve meşru savunma iddialarına rağmen Yargıtay 1. Ceza Dairesince oy çokluğuyla onandı.
Özet: Kasten öldürme suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırılan sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin meşru savunma ve haksız tahrik derecesine yönelik itirazları ile katılanlar vekilinin haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiği yönündeki talepleri, usul ve esasa uygun yapılan yargılama sonucunda meşru savunma şartlarının oluşmadığı, haksız tahrik ve takdiri indirim oranlarının yerinde olduğu gerekçesiyle reddedilerek hükmün oy çokluğuyla onanmasına karar verilmiş, bir üye hakim ise sanığın ebeveynlerinin beyanlarına dayanarak haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiği yönünde karşı oy kullanmıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/149 E., 2025/168 K.SUÇ : Kasten öldürmeHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanmasıSanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılanlar vekili ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;I. HUKUKÎ SÜREÇYargıtay 1. Ceza Dairesinin 08.01.2025 tarihli ve 2023/3981 Esas, 2025/114 Karar sayılı bozma ilamı üzerine kurulan Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2025 tarihli ve 2025/149 Esas, 2025/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 29, 62... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilerek dava dosyası 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Sanık Müdafiinin Temyiz SebepleriMeşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin derecesine,B. Katılanlar Vekilinin Temyiz SebepleriHaksız tahrik ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.III. GEREKÇEYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunmaya ilişkin yasal unsurların oluşmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2025 tarihli ve 2025/149 Esas, 2025/168 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ...'in karşı oyu ve oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.K A R Ş I O YSayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, olayda sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanmasının gerekip gerekmediğine yöneliktir. Sanığın anne ve babasını maktulün darp edip etmediğini en iyi bilecek durumdaki sanığın babası tanık ... soruşturma aşamasındaki beyanında; maktulün kendisine veya başkasına haksız tahrik oluşturacak herhangi bir söz veya davranışından bahsetmediği, duruşma aşamasındaki beyanında ise açıkça; maktul ...'nin kendisine herhangi bir şekilde vurmadığını, zaten ...'nin kendisinin arkadaşı olduğunu, kendisine fiziki bir eylemi, hakareti vb. davranışının olmadığını, ...'nin, kendisinin eşi ve oğluna da vurup vurmadığını görmediğini söylemiş, Sanığın annesi tanık ... duruşmada; maktulün herhangi bir kimseye vurduğunu görmediğini, söylemiştir.Bu itibarla, her ne kadar sanık, maktul ...'nin, kendisinin baba ve annesini darp ettiğini ileri sürerek haksız tahrikten yararlandırılması talebinde bulunmuş ise de, sanığın babası ... ve annesi...'tan daha iyi kimsenin bilemeyeceği gerçeği karşısında sanık hakkında TCK 29 maddesinin uygulanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.