Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin, eser sözleşmesinden doğan hakediş alacaklarının ödenmemesi üzerine, hukuka aykırı ve grup şirketlerini kapsayan ibraname dayatması nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali kararı.
Özet: Bu dava, davacı şirketin, davalı için tamamladığı ve davalı tarafından onaylanan eser sözleşmesi kapsamındaki işlere ait hakediş ödemelerinin, davalının tüm haklarından vazgeçtiğini ve grup şirketleri dahil hiçbir alacağı kalmadığını belirten, davacı açısından hak gaspı niteliğindeki tek taraflı bir ibranameyi imzalaması şartına bağlanması üzerine açılmıştır; davacı, davalının bu kötü niyetli ve hukuka aykırı dayatması nedeniyle ödenmeyen Euro alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve alacağın tahsilini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/121 Esas - 2026/501

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/121 Esas
KARAR NO : 2026/501
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/02/2023
KARAR TARİHİ : 19/06/2026
KARAR TARİHLİ : 17/07/2026
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı borçlu ... san.ve tic.a.ş arasında akdedilen 10/05/2022 tarihli ...sayılı ... sözleşmesi gereği, müvekkili şirketin "..."
adresi üzerinde yapılmakta olan ... işlerinin yapımını
üstlendiğini, davalı tarafın, daha sonra işbu sözleşme kapsamı haricinde olan, ... işlerini de
müvekkili şirkete ihale ettiğini,
davacının sözleşme gereği üstlendiği işleri tam ve eksiksiz olarak 08/10/2022 tarihinde
tamamlamasına istinaden son hakediş sürecine girildiğini, gerekli ataşmanların teslim edildiğini ve
davalı şirket tarafından onaylandığını, son hakediş sürecinde, davalı şirket tarafından 2022 yılı Kasım ayında kesin hakedişlerin
onaylandığını, böylelikle fatura ve ödeme sürecine girildiğini, ne var ki davalı şirketçe 18/11/2022
tarihinde mail yolu ile müvekkili şirkete ibraname gönderilerek bu ibranamenin imzalanmasının
ardından fatura kesilmesi ve ödemenin yapılacağının bildirildiğini, müvekkili şirkete mail yolu ile
gönderilen ibraname incelendiğinde, bir ibranameden çok neredeyse hak gaspı denebilecek, tek
taraflı, müvekkili şirketin tüm haklarından feragatini içeren bir belge olduğunun görüleceğini,
müvekkili şirket tarafından, davalı tarafça gönderilen ibraname başlıklı belgenin bu haliyle
imzalanmasının mümkün olmadığının iletildiğini, davalı tarafça ise bu belgenin hiçbir şekilde değişiklik
yapılmadan imzalanması gerektiğinin aksi takdirde ödeme yapılmayacağının belirtildiğini, ibranamenin incelenmesiyle de görüleceği gibi, davalı tarafın tüm dava haklarını saklı tuttuğunu, müvekkili şirkete ise tüm alacaklarını aldığını, düzenlenen hakedişlere, tutanaklara, hesaplamalara ve
cezalara dair hiçbir itirazının bulunmadığı, tüm alacaklarını aldığı, davalı şirket ve grup şirketlerden
hiçbir hak ve alacağının kalmadığı, onlardan hiçbir zarar talep etmeyeceği, davalı şirketi ve grup
şirketlerinin koşulsuz ibra ettiği konusunda beyan vermesinde diretildiğini, davalı
şirketin bu hukuka tamamen aykırı ibranamenin kendi şirketi açısından imzalanmasını istediği
yetmezmiş gibi bir de tüm grup şirketleri açısından imzalanmasını açıkça dayattığını, davalı şirket ile
gerek mail yolu ile gerekse de şifahen yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, davalı şirketin
haksız ve kötü niyetli bir şekilde bu ibraname imzalanmadıkça müvekkili şirketin hakedişini
ödemeyeceğini belirtip ve aylarca müvekkili şirketi oyaladığını, davalı şirketin sadece kendi şirketi açısından değil grup şirketleri açısından da bu ibranamenin
imzalanmasını zorunlu tutmasının açıkça kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, zira davalı şirketin grup
şirketlerinden olan ... Tur.San. Ve Tic. A.Ş.'nin, davalı şirketin iş bu
ibraname başlıklı belgenin imzalanmasını talep ettiği zaman müvekkili şirkete ödenmemiş borçları
bulunduğunu, davacı müvekkili şirketin iş bu ... şirketinden de alacağını tahsil
edemediğini, hatta müvekkili şirketin davalı şirketin grup şirketi olan ... A.Ş. aleyhine TL alacağının tahsili için 03/01/2023 tarihinde ... Esas
sayılı dosyasıyla, Euro alacağı yönünden ise ... Esas sayılı dosyasıyla icra
takibi başlattığını, ... A.Ş.’nin ise her iki icra dosya borcunu ödediğini, açıkça
görüldüğü üzere, davalı şirketin, ibraname başlığı altında müvekkiline gönderdiği ve imzalanması için
baskı yaptığı belgede, kendisi yanında grup şirketleri açısından da ibra isteyerek, tamamen kötü niyetli
bir şekilde var olan borçlarını ödemekten kaçınmaya çalıştığını, davalı şirketin hakediş raporlarını onaylamasına rağmen, kesin hakedişleri ve ödemeyi yapmamak
için hukuka aykırı bir şekilde ibraname başlıklı belgeyi imzalaması yönünde müvekkiline baskı
yapmaya devam etmesi üzerine, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 08/12/2022 tarihinde yazı
yazılarak, sözleşme konusu işlerin tamamlandığı, yasaya uygun bir şekilde 12/12/2022 tarihinde kesin
hakedişlerin yapılması aksi takdirde hukuki yollara başvurulacağının bildirildiğini,
ne var ki davalı şirket tarafından haksız ve hukuksuz bir şekilde ibraname başlıklı belgenin
imzalanması konusunda ısrar edilerek ödeme yapılmaktan kaçınıldığını, bunun üzerine müvekkili şirket
tarafından, davalı şirketçe onaylanan hakediş raporları doğrultusunda ... numaralı
23/12/2022 tarihli 16.396,75 EURO bedelli ve ... numaralı 23/12/2022 tarihli
148.131,05 TL bedelli iki adet fatura düzenlenerek davalı şirkete iletildiğini, akabinde davalı şirket aleyhine, ... numaralı 23/12/2022 tarihli 16.396,75 EURO
bedelli fatura ile ilgili olarak ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi
başlatıldığını, ... Esas sayılı takip dosyasından çıkartılan ödeme
emrinin davalı/borçlu şirkete tebliği üzerine, davalı borçlu 02/01/2023 tarihli dilekçesi ile borcu olmadığını belirterek borcun tamamına ve takibe itiraz ettiğini, borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın son olarak, taraflar arasında arabuluculuk süreci devam ederken, 30/01/2023 tarihinde, müvekkili şirkete mail göndererek, kesin hak ediş ve geçici kabule ilişkin evrakları gönderdiklerini,
hukuki sürecin her iki taraf için de uzun ve sıkıntılı bir süreç olacağını belirterek ödeme konusunda
anlaşma talep ettiğini, müvekkili şirkete ödenmemiş borçları olduğunun ikrar edildiğini, ne var ki
davalı tarafça gönderilen iş bu mail de gerçeğe aykırı beyanlarda bulunulduğunu, müvekkilinin ödeme
tarihi olarak 03/02/2023 tarihini talep ettiğinin belirtildiğini, ayrıca davalı şirket tarafından gönderilen
mail de kesin hakediş tarihinin ise, yine gerçeğe aykırı olarak 18/11/2022 tarihi olarak belirtildiğini,
kesin hakediş rakamlarının da 14.727,41 Euro ve 72.956,50 TL şeklinde belirtilerek, tamamen haksız
ve dayanaksız kesintiler yapılmak suretiyle düşürüldüğünü, zira, 3 numaralı kesin hakedişin, dosyaya
sunulan maillerden ve tüm belgelerden görüleceği üzere 01/10/2022 tarihli olup, yine davalı tarafça
onaylanan kesin hakediş rakamlarının, KDV dahil 16.396,75 Euro ve 148.131,05 TL olduğunu, davalı tarafça gönderilen mail sonrası, müvekkili şirketçe cevabi mail yazılarak, gönderilen hatalı hakedişin bu şekilde imzalanmasının mümkün olmadığının, 3 numaralı hakediş tarihinin 01/10/2022
tarihi olduğunun, sözleşme kapsamındaki işlerin tamamlanmasını müteakip 2022 yılı ekim ayından
itibaren sürekli kesin hakedişin onaylanması talep edilmesine rağmen davalı şirketçe haksız bir şekilde
sürecin uzatıldığının ve ödemenin yapılmadığının belirtildiğini, neticeten hatalı olarak hesaplanan
hakedişlerin düzeltilmesinin talep edildiğini, davalı şirket tarafından bu aşamadan sonra da olumlu bir
dönüş yapılmadığını müvekkilinin hakedişlerinin ödenmediğini, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davalı-borçlunun borca itirazının haksız ve kötü niyetli
olduğunu, davalının sırf icra ve haciz
işlemlerinden geçici bir süre kurtulmak ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla borca ve ferilerine
itiraz ettiğini, zira kesin hakedişlerinin onaylamasına rağmen haksız ve hukuka aykırı
bir takım iddialar ileri sürerek müvekkilinin alacaklarını ısrarla ödemediğini, davacının banka
kayıtları, hesapları ve defterlerinde de dava konusu borcun ödenmediğinin görüleceğini, davalının haksız ve kötü
niyetli itirazı üzerine kendisi adına duran icra takibine tekrar devam edilebilmesi için iş bu itirazın iptali
davasını açma zorunluluğunun oluştuğunu, fazlaya ilişkin ve munzam zarar talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; davanın kabulü ile
davalının ... Esas sayılı dosyasına yaptığı kötü niyetli ve haksız itirazlarının iptaline ve durdurulan icra
takibinin devamına, davalının %20‘den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm
edilmesine ve yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini
talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı ile müvekkili arasında 10/05/2022 tarihinde imzalanmış olan ... numaralı
... ve ekleri uyarınca davacının,... adresi üzerinde yapılmakta olan ... İşleri’nin sözleşme ve eklerinde tarif edilen şekilde yerine getirilmesini kabul ve
taahhüt ettiğini, sözleşme kapsamında 25/06/2022 tarihli 1 numaralı Hakediş Raporu ve 31/08/2022 tarihli 2 numaralı
Hakediş Raporu olmak üzere iki adet hakediş imzalandığını ve sözleşmenin hakediş ödemelerine
ilişkin 6.2. maddesi doğrultusunda bahse konu hakediş bedellerinin %50’sinin davacı tarafından
düzenlenen faturalara istinaden banka hesabına, %50’sinin çek ile olacak şekilde davacı yana eksiksiz
şekilde ödendiğini, sözleşme uyarınca imzalanan 1 ve 2 numaralı hakedişler ile bahse konu hakedişlerin ödendiğini
gösterir dekontlar ve çek görüntülerinin işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, gerek inşaat işlerinin doğası
gerekse taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme hükümleri gereği davacının tek yükümlülüğünün
... İşlerinin tamamlanması olmayıp, davacının zamanında ve sözleşmeye uygun
şekilde yerine getirmekle sorumlu olduğu başka yükümlülükleri de bulunduğunu, ne var ki davacının,
dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine, sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmeyip, bahse konu sözleşmeye aykırılıkların aşağıda detaylı şekilde açıklandığını:
1.1. Sözleşme EK-A Genel Şartnamesi-’nin 3. maddesinde toplam iş tutarında sözleşme bedeline göre
artış ve eksiliş olması olasılığının kabul edildiğini, sözleşmenin uygulanması sırasında İşin nicelik ve
nitelik açısından değişebileceği hükme bağlanmakta olup, sözleşmenin kesin teminata ilişkin 7.1.1.
maddesinde ise işlerin sözleşme bedeline oranla %10’dan fazla artması durumunda artan işler için
artan iş miktarının %10’u oranında ilave kesin teminat mektubu teslim edileceğinin, teslim
edilmemesi halinde söz konusu ilave kesin teminat tutarının takip eden ilk hakedişten kesileceğinin
davacı tarafından da kabul edildiğini, sözleşme konusu İşlerin devam ettiği sırada 17/06/2022
tarihinde imzalanmış olan Zeyilname-1 (EK-3) ile sözleşmenin ekinde yer alan keşif özetinin revize
edilip ve ilave işlerin bedeli hususunda mutabakat sağlanarak bahse konu işlerin de sonrasında
düzenlenen hakedişlere dahil edilip ve bedelinin ödendiğini, ilerleyen süreçte, keşif özetinin yeniden revize edilmesi ihtiyacı gündeme gelmiş olup, müvekkili şirket
yetkililerince davacı yana iletilen 27/09/2022 tarihli elektronik posta ile sözleşme kapsamındaki
imalatlar için metraj artışından kaynaklı ilave teminat mektubu verilmesi gerektiği hususunda teyit
talep edildiğini, davacı tarafından yapılan 28/09/2022 tarihli dönüş ile teminat mektubunun iletileceğinin taahhüt edildiğini, devamında aynı Zeyilname-1’in imza sürecinde olduğu gibi
müvekkil şirket yetkililerince davacı yana iletilen 16/11/2022 tarihli elektronik postalar ile taraflar
arasında imzalanması gereken 2 numaralı zeyilnamenin paylaşıldığını ve davacının, ilave teminat
mektubunun zeyilname beraberinde teslim edilmesi gerektiği hususunda uyarıldığını, davacı tarafından sözleşme kapsamında imzalanması gereken 2 numaralı zeyilname
imzalanmadığı gibi sözleşme hükümleri kapsamında davacının müvekkiline teslim etmekle
yükümlü olduğu ilave kesin teminat mektubunun da teslim edilmediğini, en son davalı
tarafından davacı yana iletilen 23/01/2023 tarihli elektronik postada “16/11/2022 tarihinde iletilen
zeyilnamenin halen imzalanarak ulaştırılmadığı, kesin hesap sürecinin tamamlanması için ilgili
zeyilnamenin imzalı halinin ve zeyilnamede belirtilen ilave teminat mektubunun davalı
adresine gönderilmesi gerektiği” belirtilmiş olmasına karşın davacının bahse konu yükümlülüklerini
yerine getirmediğini ve haliyle kesin hesap sürecinin tamamlanamadığını, 1.2. Sözleşme EK-A Genel Şartnamesinin Geçici Kabule ilişkin 28.1. maddesinde sözleşme ile üstlenilen
İşlerin Sözleşme, Şartname ve teknik icaplara uygunluğu tetkik edildikten sonra Geçici Kabul Belgesi
düzenlenerek bahse konu belgenin Geçici Kabul Komisyonu ve davacı tarafından imzalanacağının
hükme bağlandığını, yine Sözleşme EK-A Genel Şartnamesinin Kesin Hesap Hak edişine ilişkin 20.2.1.
maddesi uyarınca kesin hesap hak edişinin, bütün işlerin tamamlanması ve Geçici Kabul'ün yapılması
sonunda kesin hesaplara göre yapılacağının; 20.2.6. maddesi uyarınca kesin hesap hakediş bedelinin
ödenebilmesi için davacının müvekkilini ibra etmesi, davacının personellerine ilişkin ödeme
yükümlülüklerini yerine getirdiğini gösterir dekontların müvekkiline sunulması ve ...’ya
herhangi bir borcunun bulunmadığının ilgili kurumdan alınan evrakla belgelendirmesi gerektiğinin
belirtildiğini, davacı tarafından basiretli bir tacir olarak okuyup imzalanan sözleşme hükümlerinden de anlaşılacağı
üzere kesin hesap ödemesinin yapılabilmesi için öncelikle Geçici Kabul işlemlerinin tamamlanması,
akabinde Kesin Hesap Hakediş Raporu’nun imzalanması ve davacının müvekkilini ibra etmesi
dahil olmak üzere 20.2.6. maddede belirtilen diğer şartların sağlanması gerektiğinin açık olduğunu, bu
kapsamda, davacı tarafından sunulan e-postalardan da görüleceği üzere, müvekkili
yetkililerince 05/11/2022 tarihinde kesin hakediş sürecinin tamamlanabilmesi için sözleşme
kapsamında davacı tarafından imzalanması gereken belgelerin davacıya iletildiğini, bu noktada yine
05/11/2022 tarihli e-posta ile Kesin Hakediş Raporu’na ilişkin metrajların davacıya iletildiğini ve
metraj hususunda mutabakat sağlanmasının akabinde bir önceki maddede detaylı şekilde bahsedilen
zeyilnamenin ve kesin hakediş raporunun son halinin de davacıya iletileceğinin belirtildiğini, bunun
üzerine davacı tarafından 08/11/2022 tarihinde sağlanan dönüş ile metrajlara onay verildiğini, devam
eden süreçte, davacı tarafından imzalanması gereken Geçici Kabul evrakları 19/11/2022 tarihinde
tekrar iletilmiş olmasına karşın davacının bahse konu belgeleri imzalamaktan imtina ettiğini,
dava dilekçesinde her ne kadar tüm bu süreç, yalnızca “İbraname” başlıklı belgenin imzasının
beklenmesi ve davacının bahse konu belgeyi imzalamaması şeklinde yansıtılmaya çalışılsa da somut durumun bu şekilde olmadığını ve davacının 2 numaralı Zeyilname, Geçici Kabul Tutanağı, Kesin
Hakediş Raporu dahil hiçbir belgeyi imzalamadığını ve ilave Kesin Teminat Mektubunu da teslim
etmediğini, bizzat davacı tarafından Sözleşme ile taahhüt edilmiş olmasına karşın müvekkiline
hukuken ibraname niteliğinde olan bir belge iletilmediği gibi EK-6’da yer alan e-postadan görüleceği
üzere, müvekkilinin bu yönde bir yükümlülüğü olmamasına karşın tamamen iyi niyetli bir şekilde
davacı yanın ileride doğacak kesin hakediş alacağı ibraname kapsamından hariç tutulmak üzere
yapılan revizyonlara rağmen bahse konu belgenin imzalanmadığını, “İbraname” başlıklı taslak belgede yer alan müvekkilinin grup şirketlerine yönelik ifadelerle ilgili
olarak davacı yanın bu süreçte herhangi bir talebi olmadığını, bahse konu iddialara ilk defa dava
dilekçesinde yer verildiğini, kaldı ki; dosya kapsamında mevcut ibraname incelendiğinde görüleceği
üzere; söz konusu ibranamede yer alan ifadelerin tamamen “Sözleşme konusu işler” ile sınırlı
tutulduğu ve halihazırda “Sözleşme konusu işler” ile sınırlı olarak verilen ibranamenin müvekkilinin grup şirketleri ile olan diğer ticari ilişkileri kapsamında da bir ibra olarak nitelendirilmesinin
mümkün olmadığının davacı tarafça da bilindiğini, davacının bu noktadaki tavrının, devam eden süreçte, sözleşme kapsamında henüz Kesin Hakediş Raporu imzalanmamış olmasına
karşın davacı tarafından işbu davaya konu 23/12/2022 tarihli faturaların düzenlenerek müvekkiline iletilmesi üzerine EK-7’de yer alan 24/12/2022 tarihli e-posta ile davacının, imzalı olmayan
hakediş için fatura düzenlenmemesi gerektiği hususunda uyarıldığını ve bu kez, ibranamenin bakiye
alacak tutarları açıkça yazılmak suretiyle yeniden revize edilebileceği hususunda tekrar iyi niyetli bir
öneride bulunulduğunu, davacının, müvekkilinin bu iyi niyetli tutumlarına da cevap vermediğini
ve netice itibariyle müvekkili tarafından .... Noterliği aracılığıyla düzenlenen
28/12/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacının, sözleşme kapsamında
imzalanması gereken belgeler hususunda tekrar uyarılarak bahse konu faturaların yasal süresi
içerisinde iade edilmediğini, müvekkili tarafından davacıya imzalanmak üzere iletilen “İbraname” başlıklı belge içeriğinde
yer alan hususlar, esasen daha önce imzalanmış olan ... numaralı hakedişler ile hali hazırda davacı
tarafından da kabul edilmiş olan hususların tekrarından ibaret olup, bu noktada, sözleşme
kapsamında daha önce imzalanan hakedişlere istinaden doğan hakediş bedellerini gecikmeksizin
ödeyen müvekkilinin kesin hesap hakedişi noktasında ödeme yapmaktan kaçınmasının ve davacı
yanı dava dilekçesinde iddia edildiği gibi “oyalama” amacı içerisinde olmasının mümkün olmadığını,
aksine, yine bizzat davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan ve müvekkili tarafından
iletilen 30/01/2023 tarihli e-posta (EK-9) ile davacının kesin hakedişin imzalanması neticesinde
doğacak hakediş alacağı açıkça ibraname içerisine yazılarak ödeme tarihinin dahi belirtildiğini ve
konunun iyi niyet çerçevesinde hızlıca sonuçlandırılması yönündeki temennilerinin davacıya iletildiğini,
bu şekilde son kez revize edilen ibraname belgesinin de yine bizzat davacı tarafından dosyaya
kazandırıldığını,
Sözleşme EK-A Genel Şartnamesinin “Cezalar” başlıklı 32. maddesi ile Sözleşme’nin feshini
düzenleyen 33. maddesi uyarınca davacı tarafından imzalanması gerekirken imzalanmayan tüm
belgeler ve ilave teminat mektubunun teslim edilmemesinin müvekkiline sözleşmenin tek taraflı
feshi ile cezai şart uygulama hakkı tanımakta olup, müvekkili tarafından bu hakların
işletilmeksizin sürecin sulh olunarak çözülmesi yönündeki çabasının iyi niyetli tutumunun kanıtı
niteliğinde olduğunu, ilaveten, Sözleşme EK-A Genel Şartnamesinin 20.1.4. maddesinde Sözleşme ve
eklerinde hükme bağlanan kesin teminat mektubunun Müvekkili Şirkete teslim edilmemesi ve
sözleşmeye aykırı davranılması halinde müvekkilinin gereği yerine getirilinceye kadar ödemeleri
erteleme hakkına sahip olduğunun davacı tarafından da kabul edildiğini, sözleşme
kapsamında tamamlanması gereken zeyilname imzası, geçici kabul işlemleri ve kesin hesap
süreçlerinin sonuçlanamaması noktasında müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur yahut
ihmal bulunmamakta olduğu, tüm bu süreçlerin davacının sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri
kendisine yapılan tüm uyarılara rağmen yerine getirmemek hususundaki ısrarcı tavrı nedeniyle
tamamlanamadığını,
sözleşme EK-A Genel Şartnamesinin 20. vd. maddelerinden hakediş düzenlenerek
imzalanmaksızın fatura düzenlenemeyeceği ve ödeme yapılamayacağının açıkça anlaşılmakta olup,
aksinin kabulünün inşaat işlerinin doğası gereği de mümkün bulunmadığını, öte yandan, davacı
tarafından da bilindiği üzere, 1 ve 2 numaralı hakedişlerin imzalanması sürecinde de hakediş
raporlarının birden fazla kez revize edilmiş olup, bu durumun da inşaat sektöründe olağan bir husus
olduğunu, kesin hakediş raporunun da revize edilmesi ihtimalinin her zaman mevcut olduğunu, kaldı
ki, bizzat davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan imzasız 3 numaralı Kesin Hakediş
Raporlarında yer alan rakamların dahi birbirinden farklılık göstermesinin bu savunmaları kanıtlar
nitelikte olduğunu, bu kapsamda, taraflar arasında henüz mutabakat sağlanmayan ve imza altına dahi alınmayan hakedişe istinaden fatura düzenlenmesinin, üstelik imzasız hakedişte yer alan
“Yükleniciye Ödenecek Net Tutar” başlığı altında belirtilen rakamları dahi yansıtmayan ve neye
istinaden belirlendiği anlaşılmayan tutarlar üzerinden icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı
olduğunu, detaylı şekilde açıklandığı üzere, davacı tarafından müvekkiline karşı düzenlenen faturalar
sözleşme hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediğinden davacının ilgili faturalara istinaden alacaklı
olduğundan bahsedilemeyeceğini, bir an için bu husus bir yana bırakılsa bile, faturaların ödenmesi
noktasında müvekkilinin temerrüdü dahi söz konusu olmadan davacı tarafından icra takibi
başlatıldığını, sözleşmenin “Hakediş Ödemeleri” başlıklı 6.2. maddesinde ödemelerin, EK-A Genel
Şartnamede belirtilen koşullar sağlandığı takdirde ve hakediş bedelinden ödeme tarihi itibariyle
yürürlükteki mevzuata uygun vergi ve yasal diğer sair kesintiler ile varsa avans kesintileri düşüldükten
sonra düzenlenecek faturaya istinaden, fatura tutarının %50’sinin fatura tarihinden itibaren 30. günü
takip eden ilk Cuma günü; kalan %50’sinin ise fatura tarihinden itibaren 90 gün vadeli çek ile
ödeneceğinin davacı tarafından da kabul edildiğini, davacı tarafından müvekkiline ... Esas sayılı dosyası ile ...Esas
sayılı dosyaları üzerinden tebliğ edilen ödeme emri belgeleri incelendiğinde her iki ödeme emrinde de
borcun sebebi olarak 23/12/2022 tarihli faturaların dayanak gösterildiğinin anlaşıldığını, 23/12/2022
tarihli ve 16.396,75 EUR bedelli faturaya ilişkin ödeme emrinin müvekkiline 29/12/2022
tarihinde; 23/12/2022 tarihli ve 148.131,05 TL bedelli faturaya ilişkin ödeme emrinin ise 26/12/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, işbu davaya konu icra takiplerinin müvekkilinin takiplere dayanak faturalar kapsamında temerrüdü dahi söz konusu olmadan ve faturalara
ilişkin yasal itiraz süreleri dahi sona ermeden başlatıldığı açık olup, bu durum usul ve yasaya aykırılık
teşkil ettiği gibi faturalara konu bedellere herhangi bir faiz işletilmesinin de mümkün bulunmadığını,
dava dilekçesi ekinde yer alan whatsapp yazışmalarının hukuka aykırı delil niteliğinde olup, HMK’nın
189. maddesi gereği hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, taraflar arasında mutabık kalınarak imzalanmış bir hakediş olmadığından davacının icra inkar
tazminatı talep edemeyeceğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile davalı şirket arasında akdedilen10/05/2022 tarihli... sayılı ... işleri sözleşmesi gereği, müvekkili şirketin "..." adresi üzerinde yapılmakta olan ... işlerinin yapımını üstlendiğini, davalı tarafın, daha sonra işbu
sözleşme kapsamı haricinde olan, derz-dolgu işlerini de müvekkili şirkete ihale ettiğini, davacının sözleşme gereği üstlendiği işleri tam ve eksiksiz olarak 08/10/2022 tarihinde
tamamlamasına istinaden son hakediş sürecine girildiğini, gerekli ataşmanların teslim edildiğini ve
davalı şirket tarafından onaylandığını, davalı şirket ile gerek mail yolu ile gerekse de şifahen yapılan
görüşmelerden sonuç alınamadığını, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli bir şekilde bu ibraname
imzalanmadıkça müvekkili şirketin hakedişini ödemeyeceğini belirtip ve aylarca müvekkili şirketi
oyaladığını, müvekkili şirketin alacağını tahsil edebilmek için ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını,davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini,davalı
borçlunun takibe itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, sırf icra ve haciz işlemlerinden geçici bir süre
kurtulmak ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla borca ve fer’ilerine itiraz ettiğini, zira davalı
borçlunun kesin hak edişleri onaylamasına rağmen haksız ve hukuka aykırı bir takım iddialar öne
sürerek müvekkilinin alacaklarını ısrarla ödemediğinden bahisle kötü niyetli ve haksız itirazlarının
iptaline ve durdurulan icra takibinin devamına,davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar
tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde
bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
... Esas sayılı takip dosyası,
... Esas sayılı takip dosyası,
10/05/2022 tarihli ... sayılı ... işleri sözleşmesi,
... Esas sayılı takip dosyası,
... Esas sayılı takip dosyası,
Tarafların ticari defter ve kayıtları,
Bilirkişi incelemesi.
11.10.2023
tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle;
Mahkemenizde olmak kaydı ile yukarıda yapılan tespitler ve hesaplamalar doğrultusunda;
1-Huzurdaki davanın;asıl ve birleşen dava dosyalarından oluştuğu;
Bu bağlamda;
Asıl davanın; ödenmeyen iş bedeli nedeniyle düzenlenen 16.396,75Euro bedelli fatura alacağının
tahsili amacıyla ...E.sayısı ile başlatılan icra takibine vaki
itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatı taleplerine,
Birleşen davanın;ödenmeyen iş bedeli nedeniyle düzenlenen 148.131,05TL bedelli fatura
alacağının tahsili amacıyla ... E.sayısı ile başlatılan icra takibine
vaki itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatı taleplerine,
İlişkin olduğu,
2-Raporumuz içeriğinden ayrıntıları izlenip denetlenebileceği üzere;
-Taraflar arasında 10.05.2022 tarihinde, ... adresi üzerinde yapılmakta olan “... işlerini sabit birim fiyatlı olarak Sözleşme ve eklerinde tarif edilen şekilde 374.000,00TL
(Üçyüzyetmişdörtbin Türk Lirası) + KDV bedel (Sözleşme Bedeli) karşılığında yapmak üzere “ Yapım
Sözleşmesi”nin imzalanmış olduğu,
-Huzurdaki icra takibine konu faturaların 3 no’lu kesin hak edişe ilişkin düzenlendiğinin anlaşıldığı,
- Dosyada tarafların ticari defter ve kayıtlarına rastlanmamış olup,bu bağlamda takibe konu
faturaların tarafların defter ve kayıtlarındaki durumunun tespit edilemediği,
-Bununla birlikte söz konusu faturalara konu hak ediş bedelinin ödenmesi noktasında yapılan işin
tespitinin gerektiği, uyuşmazlığın çözümü noktasında imalat bedelinin tespit ve hesap edilebilmesi
yönünden; ;uygulama projesi, ataşman, yeşil defter, keşif cetveli, hakkediş icmali, metraj icmali, ödenek
dilimleri, yapılan işler listesi, hakediş raporu ve hakkediş özeti, karot raporlarının ve laboratuvar
sonuçlarının dosyaya kazandırılmasına ihtiyaç bulunduğu, teknik tespite elverişli söz konusu belgelerin
kazandırılması ve ...konusunda uzman İnşaat Bilirkişisinin de Heyetimize dahil edilmesi
halinde; davacının huzurdaki davaya dayanak faturaya konu hizmetin davalı kapsamı ve yerine getirdiği
alacağın ne kadar olduğu ve icra takip tarihi itibari ile alacak/borç tutarı noktasında sağlıklı bir tespit ve
hesaplama yapılabileceğinin görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
05.02.2024
Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
Sayın Mahkemenize sunulmuş olan kök raporda dava konusuyla ilgili ayrıntılı şekilde incelemeler
yapılmış olup işbu ek raporda taraf beyanları ve dosya kapsamı çerçevesinde bilahare atanan yapı
statiği konusunda uzman bilirkişi tespitleri de dikkate alınarak sonuca ulaşılacaktır.
Dosya kapsamı incelendiğinde;
1. Davalı vekilince, 20.11.2023 tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulan, 3. Kesin Hakediş Raporu ve
eklerinin imzasız olması,
Davacı Vekilinin 09.11.2023 tarihli dilekçe ekinde sundukları ataşman, hakediş raporu ve
eklerinin imzasız olması,
nedenleriyle Bilirkişi Kurulumuz tarafından ataşman, yeşil defter ve hakedişlerin gerek hukuki
gerekse teknik açıdan değerlendirmeye alınmadığı,
2. Davada davacı ve davalı tarafından öne sürülen iddiaların yerinde gözlemsel olarak tespit
edilemediği ve dosyaya sunulan belgelerin eksik ve imzasız olması sebebiyle teknik yönden yeterli bir
kanaatin oluşamayacağı,
Davacı ve Davalının beyan ve itiraz konularının ancak;
Mahkeme tarafından konusunda uzman mahalli bilirkişiler vasıtasıyla, yapılan işlerle ilgili her iki
taraftan bilgilerine başvurulacak yetkili kontrol elamanlarının da bulunduğu kişilerle birlikte davaya
konu yerde yapılacak tespitler sonucu, yapılan imalatların ve işlerin hakedişlerdeki pozlara uyup
uymadığının belirlenmesi ve imalat kapsamı hususunda bir tespitte bulunulabileceği,
görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
01/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Yukarıdaki tespit ve incelemeler neticesinde dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler ile davacı şirketin 2022-2023 yıllarına ait yasal ticari defterleri üzerinde yapılan tespitlerde davacı şirket davalı ile olan ticari işlemlerini davalı adına açmış olduğu ... kod nolu Alıcılar Cari hesabında takip etmiş olup bu cari hesabın 31/12/2022 tarihi itibariyle borç bakiyesi 41.706,46TL dir. Yine ... ve ... kod nolu şüpheli alacaklar hesaplarının borç bakiyeleri toplamı 473.367,13 TL olup her iki hesap bakiyesinde toplamda 515.073,59 TL borçlu olarak gözükmektedir. İşbu e imzalı olarak hazırlamış olduğum raporumu mahkememizin takdirlerine sunmuştur.
27.09.2024
tarihli bilirkişi kurulu 2. ek raporunda özetle;
Yapılan Tespitler Ve Açıklamalar Işığı Altında;
Mahkemenin görev talimatı ile bağlı olarak nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olacak şekilde rapor
tanzimi gerekmekle birlikte diğer bilirkişi tarafından düzenlenen 27.09.2024 tarihli 2. ek raporun,
Mahkemenin 06.05.2024 tarihli ara kararındaki görevlendirmeye konu hususları kapsamaması ve
görevlendirmede istenen hususun da uzmanlık alanımız dışında olması nedeniyle, bu aşamada sonuca
gidilmesi mümkün olmamış ve 27.09.2024 tarihli bilirkişi 2.ek raporu işbu ayrık görüş ile imza altına
alınmış olup değerlendirmenin mahkememizde olmak üzere ek raporunu sunmuştur.
08.07.2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle;
Sunulan nedenlerle; hukuki durum belirlemesi ile delillerin nihai takdir
ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenizde olmak kaydı ile yapılan tespitler ve hesaplamalar
doğrultusunda;
1-Huzurdaki davanın;asıl ve birleşen dava dosyalarından oluştuğu;
Bu bağlamda;
Asıl davanın; ödenmeyen iş bedeli nedeniyle düzenlenen 16.396,75Euro bedelli fatura
alacağının tahsili amacıyla ...E.sayısı ile başlatılan icra
takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatı taleplerine,
Birleşen davanın;ödenmeyen iş bedeli nedeniyle düzenlenen 148.131,05TL bedelli fatura
alacağının tahsili amacıyla ...E.sayısı ile başlatılan icra
takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatı taleplerine,
İlişkin olduğu,
2-Kök ve işbu ek rapor içeriğinden ayrıntıları izlenip denetlenebileceği üzere;
*Taraflar arasında 10.05.2022 tarihinde, ... adresi üzerinde yapılmakta olan “... işlerini sabit birim fiyatlı olarak Sözleşme ve eklerinde tarif edilen şekilde
374.000,00TL (Üçyüzyetmişdörtbin Türk Lirası) + KDV bedel (Sözleşme Bedeli) karşılığında yapmak
üzere “ Yapım Sözleşmesi”nin imzalanmış olduğu,
*Asıl dava ve takibe konu davacı firma tarafından davalı firma adına düzenlenen
12.12.2022 tarihli ... numaralı e-faturada; “...” açıklaması ile mal ve hizmet tutarı 16.396,75 EUR
(322.497,82TL)olarak belirtildiği,
*Birleşen dava ve takibe konu;davacı firma tarafından davalı firma adına düzenlenen
12.12.2022 tarihli ... numaralı e-faturada; “...” açıklaması ile mal ve hizmet tutarı 148.131,05 TL olarak
belirtildiği,
*Ticari defter ve kayıtlar yönünden;
-Kurulumuz mali müşaviri tarafından davalı defter ve kayıtları üzerinde yapılan ve
27.09.2024 tarihli raporda sunulan incelemelere göre;davaya konu, davacı yan tarafından davalı
yan adına tanzim edilen 23/12/2022 tarihli, ... numaralı, 148.131,05 TL bedelli ve
23/12/2022 tarihli, ... numaralı, 325.236,08 TL bedelli faturaların davalı yanın
incelenen ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,
-... Talimat Sayılı dosyası ile, davacı şirketin
ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 01.08.2024 tarihli Bilirkişi
raporunda,davacı şirketin davalı ile olan ticari işlemleri gereği davalının ... Kodlu Alıcılar
Cari hesabından 41.706,46- TL, ... ve ... kod'lu şüpheli alacaklar hesaplarından
473.367,13- TL olmak üzere her iki hesap bakiyesinde toplam 515.073,59- TL borçlu olarak
göründüğünün tespit edildiği,
*Sayın mahkemenin 28.04.2025 tarihli ara kararı ile Kurulumuza dahil edilen yapı statiği
uzmanı inşaat mühendisinin yaptığı teknik tespitlere göre;
Her iki tarafın da kabulünde olan hakedişler dikkate alınarak;sözleşme fiyatları ile
611.068,68 TL+14.798,51 EURO luk imalat gerçekleştirildiği, 3 nolu hakediş itibariyle KDV dahil
148.131,06 TL+16.396,75 EURO hakediş alacağının tespit edildiği, bu hakediş alacaklarından ekte
detayı belirtilen kesintiler yapıldıktan sonra yüklenicinin gerçekleşen imalatlar yönünden alacağının
KDV ve her türlü kesintiler dahil ;
Asıl dava yönünden; 14.727,42 EURO, birleşen dava yönünden;72.956,49 TL olduğunun
tespit ve hesap edildiği,
*Yapılan tespitler ışığı altında;davacının taleplerinde haklılık görülmesi halinde icra takip
tarihi itibari ile tespit edilen tutarın;
Asıl dava yönünden; 14.727,42 EURO,
Birleşen dava yönünden;72.956,49 TL olduğu,
*Talep edilen icra inkar tazminatının takdir ve değerlendirmesinin münhasıran Sayın
Mahkemeye ait bulunduğu,
Görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
01.02.2026
tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle;
Sunulan nedenlerle; hukuki durum belirlemesi ile delillerin nihai takdir ve değerlendirmesi
Sayın Mahkemenizde olmak kaydı ile taraf vekillerinin beyan ve itirazları da dikkate alınmak
suretiyle yapılan tespitler ve hesaplamalar doğrultusunda;
Önceki raporumuzdaki görüş ve tespitlerde bir değişiklik bulunmadığı,
Davanın kabul/red durumuna ilişkin taleplerin takdir ve değerlendirmesinin münhasıran değerlendirmenin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL;
Dosyada çözümü gereken hukuki ihtilafın, ... Esas sayılı dosya açısından ... Esas sayılı takip dosyasına, birleşen Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası açısından ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmetme şartlarının yerinde olup olmadığından ibaret olup;
... Esas sayılı dava dosyasına konu edilen ... Esas sayılı takip dosyasının genel icra dairesi sistemine geçilmesi ile ... Dairesine devredilmekle ... Esas sayısına kayıt edildiği, işbu takip dosyasının incelenmesinde, takibin 23/12/2022 tarihinde harçlandırılmak sureti ile açıldığı, borcun sebebi olarak 23/12/2022 tarihli ... numaralı 16.396,75 Euro bedelli fatura alacağı 16.396,75 EUR olarak yazılı olduğu, takibe dayanak belge sunulmadığı, borçlunun 02/01/2023 tarihinde sunduğu itiraz dilekçesinin yasal süresinde olduğu, itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz edildiği, icra dairesince tanzim edilen aynı tarihli tensip ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiği, takip dosyası arasında itiraz evrakının alacaklı tarafa tebliğine dair tebliğ mazbatası bulunmadığı, bu halde künyesi yazılı takip dosyasına yönelik olarak açılan davanın İİK'nun 67. maddesinde yazılı yasal süresi içerisinde açılmış olduğu, icra takip dosyasına yatırılan peşin harcın mahsubu ile harcın tamam olduğu, dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının sunulduğu tespit edilmekle işin esasına girilmiştir.
Birleşen Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasına konu edilen ... Esas sayılı takip dosyasının genel icra dairesi sistemine geçilmesi ile ... Dairesine devredilmekle ... Esas sayısına kayıt edildiği, işbu takip dosyasının incelenmesinde, takibin 23/12/2022 tarihinde harçlandırılmak sureti ile açıldığı, borcun sebebi olarak 23/12/2022 tarihli ... numaralı 148.131,05 TL bedelli fatura alacağı 148.131,05 TL olarak yazılı olduğu, takibe dayanak belge sunulmadığı, borçlunun 28/12/2022 tarihinde sunduğu itiraz dilekçesinin yasal süresinde olduğu, itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz edildiği, icra dairesince tanzim edilen aynı tarihli tensip ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiği, takip dosyası arasında itiraz evrakının alacaklı tarafa tebliğine dair tebliğ mazbatası bulunmadığı, bu halde künyesi yazılı takip dosyasına yönelik olarak açılan davanın İİK'nun 67. maddesinde yazılı yasal süresi içerisinde açılmış olduğu, icra takip dosyasına yatırılan peşin harcın mahsubu ile harcın tamam olduğu, dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının sunulduğu tespit edilmekle işin esasına girilmiştir.
Mahkememizin ... Esas sayısına kaydedilen dosyanın HMK'nun 166. maddesi gereğince ... Esas sayılı dosyasına birleştirilmesine, tensiben karar verilmekle yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmiştir.
Her ne kadar her iki dosyada da ihtilaf itirazın iptali davası ise de hukuki ihtilafa konu 10/05/2022 tarihli Yapım Sözleşmesi ... sayılı ... işleri başlıklı sözleşmenin 6098 sayılı TBK'nun 470 vd maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi mahiyetinde olduğu tespit edilmiştir. Her ili dosya açısından da taraf teşkilinin ikmal edilmesi ve ihtilafın çözümü için celbi için lazım gelen evrakların sunulması sağlanmakla 29/05/2023 tarihinde ön inceleme duruşması yapılmıştır. Ön inceleme duruşmasında taraf vekillerinin de mutabık olduğu üzere ihtilaf konusu "Davacının sözleşmeden kaynaklanan ve iki ayrı faturaya konu hizmeti davalıya sunup-sunmadığı, hizmet yerine getirilmiş ise yapılan işin sözleşme hükümleri, fen ve bilim kurallarına uygun olup-olmadığı, davacının yerine getirdiği iş nedeniyle oluşan alacağının ne kadar olduğu, her bir davanın davanın dayanağı olan icra takiplerine konu faturaların düzenlendiği tarih itibariyle her bir faturadan kaynaklanan alacak var ise miktarının ne kadar olduğu" olarak tespit edilmekle inşaat mühendisi, nitelikli hesap bilirkişisi ve mali müşavir bilirkişilerden teşkil edilen heyete dosyanın tevdii ile rapor tanzimine karar verilmiş olup 11/10/2023 tarihli kök raporun sunulduğu görülmüştür.
İşbu raporda taraflara ait defterlerin incelenemediği ve yapı statiği alanında uzman inşaat mühendisi bilirkişinin heyete eklenmesinin talep edildiğinin bildirildiği; eksiklerin ikmali ve heyete yeni bilirkişi eklenmek sureti ile 05/02/2024 tarihli ek raporun sunulduğu, raporda yerinde mahalli bilirkişi ve yetkili kontrol elemanları eşliğinde yapılacak keşif ile kanaat bildirilebileceği tespitinin yapıldığı,
Davacının ticari defterlerinin incelenerek rapor tanzim edilmesi için ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmakla bu yönde 01/08/2024 tarihli raporun alındığı,
27/09/2024 tarihinde sunulan 2. ek raporun ayrık görüş içerdiği şerhi ile sunulduğu tespit edilmekle 28/04/2025 tarihinde yapılan duruşmada "Bilirkişi heyetice sunulan 11/10/2023 tarihli raporda heyete yapı statiği alanında uzman bir inşaat bilirkişisinin eklenmesi ve sair eksik hususların ikmali halinde rapor tanzim edilebileceğinin bildirildiği, heyete bilirkişi eklenilerek sunulan 05/02/2024 tarihli ek raporda yapı statiği uzmanı bilirkişinin keşif yapılması ve eksikliklerin ikmali halinde rapor sunulacağını bildirdiği, 27/09/2024 tarihli raporda heyetin karar tesisine elverişli netice bildirir rapor tanzim edemediği, çoğunluk görüşünün rapor hususunun kendi uzmanlık alanı olmadığını beyan ettiği, 06/05/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile yapılan tespit de nazara alınarak, heyete sonradan eklenen yapı statiği uzmanı inşaat mühendisi bilirkişinin heyetten çıkarılması ve yeni bir bilirkişinin heyete dahil edilmesi sureti ile rapor tanziminin sağlanmasına" karar verilmekle yeni bilirkişi eklenmekle teşkil edilen heyetçe 08/07/2025 tarihli üçüncü ek raporun sunulduğu görülmüştür.
Üçüncü ek raporda, her iki tarafın da kabulünde olan hakedişler dikkate alınarak; sözleşme fiyatları ile 611.068,68-TL + 14.798,51-Euro'lık imalat gerçekleştirildiği, 3 no'lu hakediş itibariyle KDV dahil 148.131,06-TL + 16.396,75-Euro hakediş alacağının tespit edildiği, bu hakediş alacaklarından ekte detayı belirtilen kesintiler yapıldıktan sonra yüklenicinin gerçeklen imalatlar yönünden alacağının KDV ve her türlü kesintiler dahil:
Asıl dava yönünden; 17.727,42-EURO, birleşen dava yönünden 72.956,49-TL tespit ve hesap edildiği" kanaatinin bildirildiği, böylece hüküm tesisine ve denetime elverişli rapor tanzim edilmiş olduğu görülmüştür.
Davalı tarafça 08/07/2025 tarihli rapora itiraz ileri sürüldüğü görülmekle itirazın ek rapor ile değerlendirilmesine karar verilmekle 01/02/2026 tarihli dördüncü ek raporun sunulduğu, raporda üçüncü ek rapora karşı ileri sürülen itirazların ayrı ayrı karşılanmış bulunduğu, netice olarak üçüncü ek raporda beyan edilen kanaatin devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
Sunulan üçüncü ve dördüncü ek raporların, dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu tespit edilmekle, ileri sürülen itirazın reddine karar verilmesi lazım gelmiştir.
Dosya kapsamı incelenmekle, davacı tarafından yapılan Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasına konu edilen ...Esas sayılı takip dosyasında 16.396,75-Euro alacak talep edildiği, yabancı para ile talep edilen alacağın TL karşılığının gösterilmemiş olduğu, yabancı para ile yapılan takiplerde alacağın TL karşılığının gösterilmesinin zorunlu olduğu (... 12.05.1999 tarih ve .... sayılı kararı, ... Dairesinin 24/02/2025 tarih ... sayılı ilamı) bu durumun resen nazara alınması lazım geldiği, künyesi yazılı takip dosyasında usulüne uygun bir takip yapılmamış olduğunun tespiti karşısında bu takibe yönelik açılan ... Esas sayılı dosyasının usulden reddine,
Birleşen ... Esas sayılı dava dosyasına konu edilen takip dosyası yönünden, alınan bilirkişi raporları ile tespit edilen 72.956,49-TL alacak yönünden itirazın iptaline, alacağın likit olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si nispetinde olduğu hesap edilen 14.591,29-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıda yazılı olduğu şekilde karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar kısa kararın yazdırılması esnasında birleşen ...Esas dosyada itirazın iptaline karar verilmişse de takip dosyasının künyesi yazılmadığı görülmekle hüküm fıkrası bu yönden icra takip dosyası künyesi hüküm fıkrasına yazılmak suretiyle resen tashih edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının ... Esas sayılı davasının usulden reddine,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,
Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 3.704,63-TL harcın mahsubu ile bakiye fazla yatırılan 2.971,63-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Birleşen Mahkememiz ...Esas sayılı dosyasında;
2-Davacının birleşen ... Esas sayılı davasının kısmen kabulü ile davalının ... Esas sayılı (...) takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 72.956,49-TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarla devamına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si nispetinde olduğu hesap edilen 14.591,29-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,
Alınması gereken 4.983,66-TL harçtan, peşin alınan 1.674,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.308,76-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma, 1.674,90-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.854,80-TL harcın davanın kabul ve red oranına göre takdir olunan 913,51-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın kendi üzerine bırakılmasına,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdir olunan 1.536,64-TL'nin davalıdan, 1.583,36-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ... (E DURUŞMA) ve davalı vekili Av. ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde gerekse esas gerekse de birleşen dava yönünden İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.