Danıştay, ceza infaz kurumunda doğan bebeğin sarılık sebebiyle vefatında tıbbi ve idari ihmal iddiasıyla açılan tazminat davasında alt mahkeme ret kararını onadı.
Özet: Tutuklu bir annenin, cezaevinde doğum sonrası sarılıktan vefat eden bebeği için Sağlık ve Adalet Bakanlıklarına karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasında, davacılar tıbbi ve idari hizmet kusuru ile müdahalede gecikme olduğunu ileri sürmüştür; ancak ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, yapılan muayene ve tedavilerin tıp kurallarına uygun olduğunu, ilgili personelin ihmal veya kusurunun bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu raporuyla da desteklenerek davanın reddine karar vermiştir, davacıların temyiz başvurusu Danıştay tarafından incelenmiş ve bölge idare mahkemesinin kararı usul ve hukuka uygun bulunarak onanmıştır, böylece tazminat talepleri reddedilmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/1668 E.  ,  2025/1835 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1668
Karar No : 2025/1835
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ...
3- ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar vekili tarafından, Hatay Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan müvekkili ...'ın, Antakya Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesinde 23/05/2009 tarihinde gerçekleşen doğumu sonrasında bebek ...'ın sarılık olduğu anılan Hastane ve Adalet Bakanlığı Hatay E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda uygulanan tıbbi ve idari işlemlerde hizmet kusuru sebebiyle vefat ettiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 60.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; yapılan muayene, tetkik ve tedavi uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğu, Sağlık Bakanlığı personelinin ihmal ve kusurunun olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğu, yine Adalet Bakanlığı personelinin yapılan iş ve işlemlerde herhangi bir gecikmesinin bulunmadığı, annenin 25/05/2009 (Kararda sehven 26/05/2009 olarak yazılmıştır.) tarihinde cezaevi revirine çıktığı, kendisi ile ilgili tedavi kaydının bulunduğu, bebekle ilgili herhangi bir müracaatının bulunmadığı, 26/05/2009 tarihinde bebeğin cezaevi doktoru tarafından muayene edildiği ve hastaneye sevk edildiği, Adalet Bakanlığı personelinin bebeğe müdahalesinde herhangi bir gecikmenin bulunmadığı, bu sebeple Adalet Bakanlığı personelinin de hizmet kusurunun bulunduğundan bahsedilemeyeceği, davacılara maddi ve manevi tazminat ödenmesini gerekli kılacak şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, temyize konu kararda gerekçeye yer verilmediği, doğuma müteakiben cezaevi şartlarına terk edilen bebeğe gerekli müdahale ve bakımın yapılmadığı, 3 gün boyunca talep etmelerine karşın bebek ile ilgilenilmediği, müdahalenin gecikmesinde cezaevi görevlilerinin kusurunun bulunduğu, doğumdan sonra gerekli tetkik ve tedavinin de sağlanmadığı, sarılık geçiren bebeklerin doğumdan sonraki süreçte beyin hasarı gerçekleşmemesi için takiplerinin önemli olduğu, normal ve sağlıklı doğan bebeğin birkaç gün içinde nasıl engelli hale geldiğinin açıklanmadığı, Adli Tıp Kurumu raporunda cezaevi personelinin geç müdahalesi ile ilgili değerlendirme yapılmadığı, raporun yetersiz, tarafsız ve eksik incelemeye dayalı olduğu, anne ile bebek arasında kan grubu uyuşmazlığı bulunması durumunda sarılık değerlerinin çok tehlikeli bir hal alabildiği, doğum öncesi ve sonrasında kan grubuna yönelik araştırma yapılmadığı, tıbbi kayıtların silinmiş olmasının da ayrı bir kusur oluşturduğu, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idareler ve müdahil Mehtap Polat tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup diğer müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2025 tarihinde maddi tazminat yönünden oy birliğiyle, manevi tazminat yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
Dava dosyasının incelenmesinden; davacılardan ...'ın 13/05/2019 tarihinde tutuklandığı, tutuklandığı tarihte hamile olduğu, 23/05/2009 tarihinde Antakya Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesinde doğum yaptığı, kendisinin ve çocuğunun gerekli tedavisinin yapılmasından sonra ceza infaz kurumuna geri gönderildiği, 26/05/2009 tarihinde müteveffa bebek ...'ın rahatsızlanması üzerine acilen anılan Hastaneye sevkinin yapıldığı, bebeğe yeni doğan sarılığı teşhisi konulduğu, 05/06/2009 tarihine kadar çocuğun müşahede altında tutulduğu, gerekli tedavilerin yapılmasından sonra tekrar kuruma gönderildiği, davacı anne ile müteveffa bebeğin 4 ay ceza infaz kurumunda birlikte kaldığı, daha sonra bebeğin aileye teslim edildiği, bebek büyüdükçe meydana gelen hasarın ortaya çıktığı, Antakya Devlet Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı Engelli Sağlık Kurulu raporunda, orta derece mental retardasyon (IQ 35-49 arası), epilepsi, serebral palsy, quadriparazi tanısı ile tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 94 olduğunun belirtildiği, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Anabilim Dalının ... tarih ve ... sayılı raporunda da bebeğin genel beden gücü kayıp oranın %100 ve kalıcı olarak belirlendiği, ...'ın 14/02/2013 tarihinde vefat ettiği, akabinde davacılar tarafından olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek ...'ın vefatı sebebiyle uğranılan zararın ödenmesine karar verilmesi talebiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda; müteveffa bebeğe yapılan muayene, tetkik ve tedavi uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğu, idarenin kusur ya da ihmalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmesi karşısında uyuşmazlıkta maddi tazminata hükmedilmesi koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, müteveffa ...'ın cezaevi koşullarından kaynaklı olarak sağlık hizmetine ulaşmasında gecikme yaşandığı yönündeki şüphe ve endişenin giderilememesi sebebiyle duyulan acı ve elemin karşılığı makul bir tutarın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken manevi tazminat isteminin reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.