Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı cismani zarar, sürekli ve geçici iş göremezlik ile tedavi/bakıcı giderleri için sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazasında ağır yaralanan davacının, kaza sonucu oluşan kalıcı ve geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi masrafları için sigorta şirketinden talep ettiği maddi tazminat davasına ilişkin gerekçeli kararın giriş bölümüdür. Evrakta davacının kazadaki kusursuzluk iddiası ve zararlarının karşılanması talebi detaylandırılırken, davalı sigorta şirketinin kusur ve maluliyet tespiti talepleri, kendi sorumluluk kapsamına ilişkin itirazları ve davacının müterafik kusuruna dair savunmaları yer almaktadır. Mahkeme, delil toplama ve bilirkişi raporları alma süreçlerini aktararak, trafik kazalarından doğan tazminat davalarında araç işletenin ve sigortacının sorumluluğu, ispat yükü ve sigorta şirketine başvuru şartı gibi yasal ilkeleri incelemeye başladığını belirtmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar

T.C.
TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/04/2024 tarihinde davacının kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile davacının sevk idaresindeki araca çarptığını, çift taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını, trafik kazasının meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, kaza tarihinden ... plaka sayılı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının davalı sigorta şirketince yapıldığını, davacının kaza sonrasında birden fazla kaburga kırığının, tibia şaft kırığı olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda kırık, yaralanma, ezilme ve berelenmeler meydana geldiğini, ilk olarak davacının Seydişehir Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını buradan da S.Ü. Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildiğini, davacının uzun süre tedavi gördüğünü, Seydişehir . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, davacının alınan maluliyet oranı raporunda sürekli iş göremezlik oranının %14 olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını belirterek, şimdilik 200 TL sürekli iş göremezlik ve 100 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin limiti ile sınırlı olmak üzere tahsiline, şimdilik 100 TL bakıcı giderinin kaza tarihi olan 12/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, şimdilik 100 TL tedavi masraflarının kaza tarihi olan 12/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya ilişkin olarak kusur raporunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınması gerektiğini, davacının maluliyetinin belirlenmesi gerektiğini, maluliyet durumunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin tedavi ve bakıcı giderlerinden, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacı tarafından sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yaptığını ve davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, davacının müterafik kusurunun varlığının araştırılması ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek, davacının davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Seydişehir . Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne, ... Sigorta A.Ş.'ye, Seydişehir Devlet Hastanesi'ne, S.Ü. Tıp Fakültesi Hastanesi'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden, N.E.Ü. Adli Rapor Biriminden, aktüer bilirkişiden raporlar alınarak, taraflara raporların tebliğinin temini sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Kusur durumunun tayini açısından yapılan değerlendirmede; Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin düzenlediği 13/02/2026 tarihli raporda sonuç olarak; sürücü ...'ın %85 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’in %15(yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu belirtilmişti.
Maluliyet durumunun tayini açısından yapılan değerlendirmede; N.E.Ü. Adli Rapor Biriminin düzenlediği 10/04/2026 tarihli raporda sonuç olarak; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmelik hükümlerine göre, kişide minimal trendelenburg yürüyüş bozukluğu arızasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %8 olduğu, kişinin L5 vertebrada bilateral pars interarikülariste fraktür arızası için sürekli iş göremezlik oranının %8 olduğu, kişinin özür oranları Balthazard formülü ile hesaplandığında sürekli iş göremezlik oranının %15 olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, sürekli iş göremezlikteki farklılığın yönetmelik farklılığından kaynaklandığı, kişinin iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayacağı, bu sürenin 3 ayı bir başkasının bakımına muhtaç olacağı, davacının bakıcı giderinden doğan zararının 60.007,50 TL, bir takım fatura edilmeyen giderlerin 18.000 TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce aktüer hesabına ilişkin olarak aktüer bilirkişiden 18/06/2026 tarihli rapor alınmış, raporda sonuç olarak; 12.04.2024 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 9 ayda iyileşen ve bu sürenin ilk 3 ayında bakıcıya ihtiyaç duyan, iyileşmesi sonrası tüm vücut fonksiyonundan kısmen kaybederek %15 oranında engelli kalan davacı ...’ın 12.04.2024 – 12.01.2025 Tarihleri Arası 9 Aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının 23.259,02 TL 13.01.2025 – 25.02.2060 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %15 Engel Oranı ve TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının; 264.658,41 TL 12.04.2024 – 12.07.2024 Tarihleri Arası 3 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının; 9.001,13 TL, Fatura Edilen ve Fatura Edilemeyip Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının 2.700,00 TL olduğu, davaya konu trafik kazasının 12.04.2024 tarihinde meydana geldiği, 2024 yılında ZMSS Ölüm ve Sürekli Sakatlık Klozu kişi başı poliçe teminat limitinin 1.800.000,00TL olduğu ve hesaplanan geçici iş göremezlik zararı ile sürekli iş göremezlik zararı toplamının teminat tutarının altında kaldığı, ZMSS Sağlık Giderleri kişi başı poliçe teminat limitinin de ayrıca 1.800.000,00TL olduğu, iyileşme süresinde uğranılan bakıcı gideri zararı ve kaçınılmaz tedavi gideri zararının, ZMSS Sağlık Giderleri Klozu teminatı kapsamında bulunduğu ve hesaplanan bakıcı gideri zararı ile kaçınılmaz tedavi gideri zarar toplamının teminat tutarının altında kaldığı belirtilmiştir.
Faiz başlangıcı açısından yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın haksız eylemden kaynaklandığı, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerektiği, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabul edileceği, 25/01/2025 tarihinde temerrüde düştüğü Mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı vekili 19/06/2026 tarihli bedel artırım dilekçesinde sonuç olarak; 18/06/2026 tarihli Bilirkişi Raporuna ilişkin beyanlarımızın kabulüne; dava dilekçesinde belirtilen değerleri; geçici iş göremezlik tazminatını 23.159,02-TL artırarak 23.259,02-TL'nin, sürekli iş göremezlik tazminatını 264.458,41-TL artırarak 264.658,41-TL'nin, yardımcı kişi (bakıcı gideri) tazminatını 8.901,13-TL artırarak 9.001,13-TL'nin, tedavi giderleri tazminatını 2.600,00-TL artırarak 2.700,00-TL-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Arabuluculuk masrafları açısından yapılan değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Konya BAM. . HD.'nin ... esas ... karar 09/06/2026 tarihli ilamı ile '' Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. '' denilmiştir.
Trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı, bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek, arabuluculuk masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına krar verilmiştir.(Bkz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı)"
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının 12/04/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunduğu, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporları ve davacının bedel artırım dilekçesi birlikte değerlendirerek davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın KABULÜ İLE; Davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı 264.658,41 TL geçici iş göremezlik sürecindeki uğradığı maddi zararı için 23.259,02 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 9.001,13 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 2.700,00 TL olmak üzere toplam 299.618,56 TL maddi tazminatın, 25/01/2025 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 299.618,56 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 20.466,94TL nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 5.723,60 TL harcın mahsubu ile kalan 14.743,34 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 5.723,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı gideri, 5.200 TL adli tıp raporu gideri, 10.095 TL sağlık kurulu raporu gideri, 6.000 TL bilirkişi ücreti gideri, 502,90 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 22.413,30 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 299.618,56 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 47.938,97 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.600 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine,
Dair, e- duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2026
Katip Hakim
e-imzalıdır e-imzalıdır