Danıştay 10. Daire, 2013 Reyhanlı patlamalarında vefat eden kişinin ailesinin gabin nedeniyle sulhname iptali ile maddi ve manevi tazminat talepli idari dava sürecindeki temyiz itirazlarını reddederek yerel mahkeme kararını onadı.
Özet: Danıştay, Reyhanlı patlamalarında hayatını kaybeden bir kişinin ailesinin, gabin nedeniyle imzalanan sulhnamenin iptali ile idareden ek maddi ve manevi tazminat talepleri üzerine açtıkları ve idare mahkemesince kısmen kabul, kısmen ret kararı verilen davada, hem davacıların hükmedilen manevi tazminatı yetersiz bulması hem de davalı idarenin olayın terör kapsamında olması nedeniyle manevi tazminat ödenmemesi gerektiği yönündeki itirazlarını değerlendirerek, ilk derece mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğuna hükmederek tarafların tüm temyiz istemlerini reddetmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/5861 E.  ,  2025/1806 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5861
Karar No : 2025/1806
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...
3- ... 4- ...
5- ... 6- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
DİĞER DAVALI : ... Valiliği / ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : 11/05/2013 tarihinde Hatay ili, Reyhanlı ilçesinde meydana gelen patlamalar sonucunda hayatını kaybeden ...'nin eşi ..., annesi ..., babası ... ile kardeşleri ..., ... ve ... tarafından; 5233 sayılı Kanun'a göre düzenlenmiş olan sulhnamenin gabin sebebiyle iptali ve İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte eş için 500,00 TL, anne ve baba için ayrı ayrı 250,00 TL destekten yoksun kalma ve baba için 1.000,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminat ile eş için 80.000,00 TL, anne ve baba için ayrı ayrı 30.000,00 TL, kardeşler için de ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 19/10/2020 tarih ve E:2019/8059, K:2020/3951 sayılı kısmen bozma kararına uyularak, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu iddialarıyla İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, olayın bir terör olayı olduğu ve 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da ise manevi tazminata yer verilmediği iddialarıyla İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2.. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.