Yargıtay 3. Ceza Dairesi, ByLock delilleri konusunda eksik araştırma yapılması ve etkin pişmanlık hükümlerinin gereğince tartışılmaması gerekçeleriyle silahlı terör örgütü üyeliği mahkûmiyetini bozdu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını, özellikle ByLock iletişim sistemi tespit ve değerlendirme tutanaklarının sanık ve müdafiine okunmaması, teknik verilerin ve bağlantılı kişilerin HTS kayıtları ile tanık beyanları doğrultusunda eksik inceleme yapılması ve etkin pişmanlık hükümlerinin sanığa usulüne uygun şekilde anlatılıp değerlendirilmemesi gibi önemli eksiklikler nedeniyle bozarak, daha kapsamlı bir araştırma ve yeniden yargılama yapılmasının gerektiğini vurgulamıştır.
3. Ceza Dairesi         2023/22964 E.  ,  2026/10011 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1288 E., 2022/1178 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/53 E., 2020/154 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, hükümden sonra dosyaya gelen ve sanık tarafından kullanıldığı belirtilen ... ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen, bağlı ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen, bağlı ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
Tüm deliller toplandıktan sonra sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık hükümlerinin kapsamlı şekilde anlatılarak yeniden hatırlatılması, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemesi halinde ayrıntılı savunmalarının yeniden alınması neticesinde, verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu ve yeterli olup olmadığı, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de mahkemece takdir edilip, bu bağlamda beyanlarının doğruluğunun denetlenmesi suretiyle, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.