Yargıtay, silahlı terör örgütü üyeliği suçunda sanıkla yüzleştirilmeyen tanık beyanları ve cezanın bireyselleştirilmesindeki hatalar nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, Yargıtay, hükme esas alınan tanık ifadelerinin asıllarının veya onaylı suretlerinin getirtilmemesi, duruşmada usulüne uygun dinlenmemesi ve beyanlardaki çelişkilerin giderilmemesi suretiyle eksik araştırma yapılması; ayrıca temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi sayılarak Anayasa ve TCKnın ilgili maddelerine aykırı şekilde fazla ceza tayin edilmesi gerekçeleriyle bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararını bozarak dosyanın yeniden değerlendirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/25569 E.  ,  2026/9890 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/455 E., 2022/1002 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/381 E., 2020/128 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık savunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; örgütün görünen yüzü sonrası örgüt içerisinde ... ili sporcu mesulü olarak görev yaptığı belirlenen sanık hakkında hükme esas alındığı belirtilen ... . ve ... . isimli şahıslara ait ifade ve teşhis tutanaklarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilerek tüm bu delillerin 5271 sayılı CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup, anılan şahısların soruşturma aşamasındaki beyanları ile çelişki olması halinde mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun’un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurularak çelişkinin giderilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa'nın 138/1. inci maddesi hükmü, TCK’nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun’un 3/1 inci maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi kabul edilip, TCK’nın 61/3 üncü maddesine muhalefet edilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.