Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için açılan itirazın iptali davasında davalının iflası üzerine alacağın iflas masasına kaydına hükmetti.
Özet: Bu dava, davacının ilaçlama hizmetlerinden kaynaklanan ödenmemiş faturalar nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir; başlangıçta konkordato süreci iddia eden davalının iflas etmesi üzerine dosya kayıt kabul davasına dönüşmüş, mahkeme davacının usulüne uygun ticari kayıtları ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının kendi defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle ispat yükünün davacı lehine değerlendirilmesi sonucunda, davacının 7.952,17 TL anapara alacağı ile 445,32 TL işleyen faiz alacağının davalı iflas masasına kaydedilmesine karar vermiştir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/749 Esas - 2026/293

Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2022/749 Esas
KARAR NO : 2026/293
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/11/2022
KARAR TARİHİ : 15/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı arasında ilaçlama işi nedeniyle ticari ilişki olduğunu, davalının söz konusu hizmeti almasına rağmen, kendisine gönderilen faturaları ödemediğini, ödenmeyen cari hesap bakiyesi için ... E. sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını ve takibe itiraz edildiğini; bu sebeple, itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili yanıt dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında ... Mahkemesi tarafından konkordato davası nedeniyle verilmiş kesin mühlet kararı olduğunu, bu nedenle müvekkili hakkında takip yapılamayacağını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını davanın reddini istemiştir.
DELİLLER:
-... esas sayılı icra takip dosyası,
-Fatura, Ba-Bs formları, ticari defter kayıtları,
-Bilirkişi raporu:
15/03/2023 tarihli kök ve 06/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı ... ltd.şti. ticari defterlerinin incelenemediği, Davacı kayıtları üzerinden yerinde yapılan inceleme de; Davacının incelenen ticari defterleri ile bu defterlere yapılan kayıtların TTK’nın 64.,65. ve 82. Maddeleri ile HMK’nın 222. Maddesi hükümlerini karşılamakta olduğu, bu nedenle lehlerine delil olarak kabul edilebileceği, Davacı ...'in (...) usulünce tutulmuş olan 2021 ve 2022 yılı ticari kayıtlara göre davacının aradaki açık hesap ilişkisi kapsamında takip ve dava tarihleri itibariyle davalıdan bakiye 7.952,17 TL alacaklı olduğu, davacı talebinin de 7.952,17 TL olduğu, belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, taraflar arasındaki mal alımına ilişkin düzenlenen faturaların ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Dosyada mevcut ... sayılı dosyası ile davalı hakkında verilen karar, ... sayılı kararı ile verilen kararda "davalı ... Gıda San. Tic. Ltd.şti.nin 29.03.2023 günü saat 10:00 itibariyle iflasının açıldığının derhal ... bildirilmesine karar verilmiştir. Bu haliyle davanın kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerektiği gerekmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve .... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır.
Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır.
Yapılan ihtara rağmen davalı tarafından ticari defter yerleri bildirilmemiş ve defterler ibraz edilmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Davacı, davalı ile aralarında mal alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu hizmetin verildiğini ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile tarafların Ba-Bs formları ile davacı ticari defterlerinden davacının edimin ifa ettiği kabul edilmiştir. Davacı ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu bilirkişi raporu tanzim edildiği, davacının taraflar arasında düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap bakiyesi nedeniyle davacının davalıdan 7.952,17 TL asıl ve işlemiş faiz miktarı olan 445,32 TL alacaklı olduğu, davalı iflas ettiği için davacının 7.952,17 TL asıl alacak ile, 17/08/2022 takip tarihinden iflasın açıldığı 29/03/2023 tarihe kadar, işlemiş faiz miktarı olan 445,32 TL'nin davacı alacağı olarak davalı iflas masasına kayıt ve kabulüne, davacı takip doyasında takip öncesi işlemiş faiz talep etmiş ise de takipten önce temerrüt gerçekleşmediğinden işlemiş faiz isteminin reddine karar vermek gerekmiş, fazlaya ilişkin istemin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile;
7.952,17 TL asıl alacak ile, 17/08/2022 takip tarihinden iflasın açıldığı 29/03/2023 tarihe kadar, işlemiş faiz miktarı olan 445,32 TL'nin davacı alacağı olarak davalı iflas masasına kayıt ve kabulüne,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL'den peşin alınan 135,81 TL'nin çıkartılarak 596,19 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 8.397,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 3.619,50 TL posta-bilirkişi ücretinin davanın kabul red oranına göre takdiren 3.616,38 TL'si ile 135,81 TL peşin, 80,70 TL başvurma harcı toplamı 3.832,89 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yapılan ve kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
6-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davanın kabul red oranına göre takdiren 1.318,86 TL'sinin davalıdan, 1,14 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekili Av. ... (e-duruşma) yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/04/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.