Danıştay 10. Daire, 2013 Reyhanlı patlamaları sonucu yaralanma nedeniyle idarenin manevi tazminat sorumluluğu davasında yerel mahkeme kararını onadı.
Özet: 2013 Reyhanlı patlamalarında yaralanan davacının, idarenin hizmet kusuruna dayanarak talep ettiği 50.000 TL manevi tazminat davasında, idare mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararına karşı davacı yetersiz tazminat, davalı ise terör olayı kapsamında manevi tazminatın mümkün olmadığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuş, ancak yüksek mahkeme her iki tarafın temyiz istemlerini de reddederek idare mahkemesi kararını onamış, azınlıkta kalan bir üye ise idarenin sosyal risk ilkesi gereği sorumluluğu olduğu gerekçesiyle karara karşı oy kullanmıştır.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/3204 E.  ,  2025/1817 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3204
Karar No : 2025/1817
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : Davacı tarafından, 11/05/2013 tarihinde Hatay ili, Reyhanlı ilçesinde meydana gelen patlamalar sonucunda yaralanmasında idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 28/03/2018 tarih ve E:2017/3637, K:2018/1344 sayılı bozma kararına uyularak, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu iddialarıyla İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, olayın bir terör olayı olduğu ve 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da ise manevi tazminata yer verilmediği iddialarıyla İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2.. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/03/2025 tarihinde gerekçede oy çokluğuyla karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
Davacı tarafından; 11/05/2013 tarihinde Hatay ili, Reyhanlı ilçesinde meydana gelen patlamalar sonucunda yaralanmasında idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 28/03/2018 tarih ve E:2017/3637, K:2018/1344 sayılı bozma kararına uyularak,olayda idarenin sosyal risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Anayasa'nın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; 11/05/2013 tarihinde Hatay ili, Reyhanlı ilçesinde bomba yüklü araçlarla gerçekleştirilen ve 55 kişinin hayatını kaybettiği iki ayrı patlama sonrasında İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğince düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ön inceleme raporunda, "olay tarihindeki Hatay İl Emniyet Müdürü, Hatay İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü ile Müdür Yardımcısı ve Reyhanlı İlçe Emniyet Müdürü'nün görevlerini ihmal etmeleri sonucunda Reyhanlı İlçesi'nde meydana gelen iki ayrı patlamada hizmetin kötü işlemesi sonucu ağır hizmet kusuru bulunduğu, bunun etkili bir ceza soruşturmasını gerektirdiği ve bu kişiler hakkında soruşturma izni verilmesi gerektiğinin belirtildiği"; söz konusu Rapor üzerine Hatay Valiliği İl İdare Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesinin 2. fıkrası kapsamında görevlerinin gereğini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek kişilerin mağduriyetine ve kamunun zararına neden olan kamu görevlileri hakkında 4483 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca soruşturma izni verilmesine" karar verildiği; Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmalar kapsamında hazırlanan iddianameler üzerine, olayda ihmali bulunduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında "görevi ihmal" suçu kapsamında ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında birleştirilerek yürütülen ceza yargılamasında verilen (UYAP ortamında erişilen) ... tarih ve K:... sayılı kararda; "olay tarihinde Hatay İl Emniyet Müdürü olan R.K.'nin, Reyhanlı İlçesi'nde meydana gelen patlamalar öncesinde gelen istihbari bilgilerin değerlendirilmesi, gerekli önlemlerin zamanında alınması ve çalışmaların tam ve zamanında yapılması konusunda ihmalinin bulunduğu; olay tarihinde Hatay İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü olan N.E.'nin, Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı Merkez ve İI Birimleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği'nin 68. maddesinde il terörle mücadele şube müdürlüklerine verilen görevlerin yerine getirilmesinde ihmalinin bulunduğu; olay tarihinde Reyhanlı İlçe Emniyet Müdürü olan M.B.'nin ise, EBYS (Elektronik Belge Yönetim Sistemi) kanalıyla evrak akışının sağlanmasında, söz konusu patlamanın meydana gelmesi öncesinde alınabilecek normal tedbirlerin alınmasında ve İlçe giriş çıkışlarında rutin uygulamaların ve kontrollerin yapılmasında ihmalinin bulunduğu tespit edilerek, sanıkların sabit görülen görevi ihmal suçları nedeniyle ayrı ayrı 8 ay 10'ar gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve verilen hapis cezalarının Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine" karar verildiği; ve adı geçen sanıklar hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
11/05/2013 tarihinde Hatay ili, Reyhanlı ilçesinde meydana gelen patlamaların birer terör eylemi olduğu açık olmakla birlikte, eylemin gerçekleşmesinde hizmet kusuru bulunduğunun idarenin kendi müfettişince hazırlanan ön inceleme raporu, Hatay Valiliği İl İdare Kurulunun soruşturma izni verilmesine ilişkin kararı, Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanmış olan iddianameler ve ilgili kamu görevlileri hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucu verilen karar ile ortaya konulduğu görülmektedir.
Bu itibarla; söz konusu patlamalar nedeniyle zarar görenler tarafından açılan tam yargı davalarına konu tazminat istemlerinin, 5233 sayılı Kanun, bu Kanun'a dayanılarak hazırlanmış olan Yönetmelik ve sosyal risk ilkesi kapsamında değil, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedeni olan hizmet kusuru ilkesi gereğince karşılanması gerektiğinden, Daire kararına gerekçesi yönünden katılmıyoruz.