Danıştay 6. Daire, Mardin Kızıltepedeki taşınmazın konut+ticaret alanı revizyon imar planlarının iptali talebinin, taşınmazın planlar sonrası iktisap edilmesi bağlamında hukuka uygunluğunu temyizen değerlendiriyor.
Özet: Bir şirket, arazisinin "konut+ticaret alanı" olarak belirlendiği 1/5000 nazım ve 1/1000 uygulama imar planlarının iptali için dava açmış; ilk derece mahkemesi planları hukuka uygun bularak davayı reddetmiş, ancak bölge idare mahkemesi kararı, davacının taşınmazı planlar onaylandıktan ve mevcut durumuyla iktisap etmesi nedeniyle menfaat ihlali bulunmadığı gerekçesiyle onamıştır. Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay, tetkik hakiminin 1/1000 uygulama imar planı revizyonuna ilişkin kısmın bozulması, 1/5000 nazım imar planına ilişkin kısmın ise onanması gerektiği yönündeki görüşüyle kararı incelemektedir.
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2025/5243 E.  ,  2025/6794 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2025/5243
Karar No : 2025/6794
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Tarım İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı-...
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mardin İli, Kızıltepe İlçesi, ... Mahallesi, ... ... Mevkii ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Mardin Büyükşehir Belediye Encümeninin... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve bilgi belgelerin incelenmesinden, uyuşmazlık konusu plan revizyonu işleminin, planlama kademelenmesi ve üst ölçekli plan hükümlerine uygun olduğu, getirilen kullanımların fiili duruma ve çevresine uyumlu olduğu, dava konusu planların şehircilik ilkeleri ve planlama esasları yönünden imar mevzuatı, kamu yararına uygun olarak hazırlandığı ve planlar arasındaki ölçekler arası tutarlılığın sağlandığı anlaşıldığından dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planında "konut+ticaret alanı" olarak belirlenmesine ilişkin plan revizyonlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince işin esasına girilerek davanın reddine karar verildiği, ancak dava konusu taşınmazın 1/1000 ve 1/5000 imar planlarının onaylanmasına ilişkin Mardin Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararından çok sonra satış işlemi ile edinildiği, dava konusu planların 10.01.2019-11.02.2019 tarihlerinde askıya çıkarıldığı, taşınmazın o zamanki sahibi A.D. tarafından 09.02.2019 tarihinde planlara itirazda bulunulduğu ve itirazın reddedildiği, davacı şirketin ise taşınmazı 10.02.2022 tarihinde satın aldığı, satın almış olduğu tarihte dava konusu parselin konut+ticaret alanı olarak planlı olduğu ve söz konusu parselin ticaret+konut alanı olarak satın alındığının görüldüğü, davacı tarafından taşınmazın imar durumu bilinerek iktisap edildiği, kaldı ki davacı tarafından dava açmadan önce davalı idareye yapılan 02.11.2022 tarihli başvuruda da "2018 yılından önceki nazım ve uygulama imar planlarına dönülmesi" şeklinde talepte bulunulduğu, ancak davanın bu talebin reddi işlemine karşı değil, direkt satın almadan önce var olan 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarının onaylanmasına ilişkin Mardin Büyükşehir Belediye Meclisinin... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açıldığı, davacının taşınmazı satın aldığı tarihten sonra gerçekleştirilen bir plan değişikliği bulunmadığı, bu haliyle davacı ve davacıya ait taşınmaz yönünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından... İdare Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçe değiştirerek reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Kızıltepe Belediye Başkanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile uygulama imar planı revizyonuna ilişkin kısım yönünden dava konusu işlemin iptali gerektiğinden anılan kısım yönünden kararın bozulması, nazım imar planına ilişkin kısım yönünden temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirketin maliki olduğu, Mardin İli, Kızıltepe İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının (674 sayılı KHK'nın 38. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 45. maddesine eklenen ek fıkra uyarınca) Mardin Büyükşehir Belediye Encümeninin... tarihli ve ... sayılı kararıyla kabul edilerek, 10.01.2019-11.02.2019 tarihleri arasında askıda ilan edildiği, taşınmazın dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında ticaret konut alanı olarak 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında E=0.80, Yençok=3.50 yapılaşma koşullarında ticaret konut alanı olarak düzenlendiği, davacı tarafından 02.11.2022 tarihinde taşınmazın daha önce konut dışı kentsel çalışma alanında kaldığı ve bu alanda akaryakıt tesis alanı yapılmasının olanaklı olduğu, söz konusu taşınmazın akaryakıt tesis alanı yapılmak amacıyla satın alındığı ve taşınmaza bu kapsamda yatırım yapıldığı, taşınmazın eski planlarda oldu gibi konut dışı kentsel çalışma alanı olarak düzenlenmesi istemiyle plan değişikliği başvurusunda bulunulduğu, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar Şehircilik Müdürlüğünün ...tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan başvurunun reddedilmesi üzerine davacı tarafından; eski planlarda konut dışı kentsel çalışma alanı olarak planlanmış olan parselde akaryakıt tesis alanı yapılması amacıyla tüm izinlerin alınmasına karşın dava konusu plan revizyonları ile anılan parselin konut ticaret alanı olarak belirlenmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu iddialarıyla Mardin Büyükşehir Belediyesi Encümeninin... tarihli ve ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan, Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun "Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları" başlığını taşıyan 7. maddesinin 1.fıkrasında, "b) Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak. c) Kanunlarla büyükşehir belediyesine verilmiş görev ve hizmetlerin gerektirdiği proje, yapım, bakım ve onarım işleriyle ilgili her ölçekteki imar plânlarını, parselasyon plânlarını ve her türlü imar uygulamasını yapmak ve ruhsatlandırmak, 20.7.1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmak(...)" Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 44. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, imar planı yapımı ve değişiklikleriyle ilgili kriterlerin tespiti ve imarla ilgili diğer hususların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hükmü yer almaktadır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinde," İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararıamaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." düzenlemesine, "Planların sunulması" başlıklı 31. Maddesinde,""(1) İdare; onaylanmak üzere iletilen plan tekliflerini, öncelikle eksik belgesinin olup olmadığı yönünden inceler, eksik belgesi bulunanların eksikliklerinin ilgilisince 30 gün içinde tamamlanmak üzere iade eder. (2) Plan teklifleri; Kanun ve bu Yönetmelik hükümleri uyarınca, planın kademesi ve türüne göre üst kademe planlar, planlama esasları, yapılan analiz ve kararlar ile birlikte gerekçesi, planın kent bütününe ve çevresine etkisi ve uyumu, ulaşım sistemi ile bütünleşmesi, kentsel, sosyal ve teknik altyapıalanlarının sağlanması, kentsel doku ve yaşanabilirlik hususları kapsamında değerlendirilir. (3) Plan paftası, plan notları, plan raporu bulunmayan ve plan teklifi niteliğini haiz olmayan, müellif tarafından yapılmayan ve imzalanmayan planlar, idarelerin karar mercilerine sunulamaz. (4) İmar planı teklifleri, planın kapsadığı alanın maliki veya maliklerinin yasal vekilleri tarafından sunulabilir. Planlanan alan içinde maliklerine ulaşılamayan, malikleri belli olmayan veya maliki bulunmayan yerlerin mevcudiyeti halinde, bunların ilgili idarece belgelendirilmesi ve planlanan alanın %20’sini aşmaması şartı aranır.
" düzenlemesine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasında, "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilanı tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." Aynı Kanunun 10. maddesinde ise; "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler." kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planına ilişkin kısmının incelenmesinden,
İmar planları, durağan, değişmeyen, statik belgeler değillerdir. İmar planlarının hazırlanmasında planlama alanına dair öngörülen nüfus, toplumsal, iktisadi ve kültürel değişimin, öngörülenden daha hızlı bir biçimde gerçekleşmesi mevcut imar planlarının bu değişime koşut olarak yeniden değerlendirilmesi ve değişimin büyüklüğü nispetinde üst ölçekli planlara da bu değişimin yansıtılması gerekmektedir. Bu değişimin imar planlarına yansıtılması bakımından mevzuatta "revizyon imar planı", "ilave imar planı", "imar planı değişikliği" gibi araçlar geliştirilmiştir. Başka bir ifadeyle, bu düzenlemeler, imar planlarının ihtiyaçları karşılayamadığı ve uygulamasının sorun teşkil ettiği durumlarda başvurulacak yollar olarak gösterilmiştir. Sonuç olarak, üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkeleri, stratejileri ve kararlarına aykırı olmamak, onlarla uyum içinde kalmak koşulu ile, alt ölçekli planlarda değişen koşul ve gereksinimlere yanıt verecek değişikliklere gidilebileceği, planlama sürecinin dinamik yapısının kaçınılmaz bir sonucudur.
Bu şekilde yapılacak plan değişiklikleri yetkili idarelerce resen yapılabileceği gibi, taşınmaz maliklerinin talebi üzerine de, yasal koşulların gerçekleşmesi halinde yapılabilmektedir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi ise bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır.
2577 sayılı Kanununun 10. maddesi ile, ilgililerin haklarında idari işlem tesis edilmesi için idareye yapacakları başvuru hususu düzenlendiğinden ilgililer tarafından yapılacak plan değişikliği başvurularının 2577 sayılı Kanununun 10. maddesi kapsamında yapıldığı kabul edilmektedir. Böylece ilgililere dava açabilmeleri için idari makamlara başvuruda bulunup idari işlem tesis ettirmeleri olanağı sağlanmıştır.
Anayasal güvence altındaki temel hak ve özgürlüklerden olan mülkiyet hakkının kullanılabilmesi için ilgililerin gerekli işlemlerin yapılmasını idarelerden her zaman isteyebilecekleri açıktır. İmar planları mülkiyet hakkıyla ilgilidir ve mülkiyet hakkının kullanılabilmesi amacıyla imar planı değişikliği talebiyle aynı konuda idareye tekrar başvurulmasına ve başvuruya verilen cevap üzerine imar planına karşı dava açılmasına bir engel bulunmamaktadır. Zira mülkiyete bağlı sınırlamaların devam ettiğinden bahisle ilgililer tarafından yapılacak plan değişikliği talebi ile her yeni başvuru sonrası idarece tesis edilecek işlem üzerine yukarıda açıklanan 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen 60 günlük süre içerisinde imar planına karşı dava açılabilmesi olanaklıdır.
Öte yandan, imar planı değişikliği yapılması isteminin reddi üzerine, ret işleminin iptali için açılacak bir iptal davasında yargısal denetimin esasen imar planına yönelik olarak yapılacağı kuşkusuz olup, yargısal kararlar da bu yönde istikrar kazanmış bulunmaktadır. Dolayısıyla, ret işleminin tebliği üzerine süresinde açılan bir davada, istemin reddine yönelik işlemin iptalinin istenilmemiş olması planın esasına yönelik bir yargısal denetimin yapılmasına engel oluşturmamaktadır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde plan değişikliği, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, teknik ve sosyal donatı dengesini bozmayacak nitelikte, bilimsel, nesnel, ve teknik gerekçelere dayanan, kamu yararının zorunlu kılması halinde yapılan plan düzenlemeleri olarak tanımlanmış olup, ilgililerin plan değişikliği koşullarının oluştuğunu öne sürerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi uyarınca taşınmazları ile ilgili olarak mülkiyet hakkı kapsamında her zaman plan değişikliği isteminde bulunabilecekleri ve istemlerinin reddi üzerine dava açma süresi içinde bu işlemlerinin reddine ilişkin işlem ile birlikte veya ayrı olarak imar planına karşı dava açabileceği tabiidir.
Dava konusu olayda; dava konusu taşınmazın ticaret konut alanı olarak planlandığı, davacı tarafından; taşınmazın konut dışı kentsel çalışma alanı olarak planlanması amacıyla yapılan plan değişikliği başvurusunun reddi üzerine, eski planlarda konut dışı kentsel çalışma alanı olan taşınmazında akaryakıt tesis alanı yapılabildiği, taşınmaza bu kapsamada yatırım yapılmasına karşın dava konusu planlar ile alanın ticaret konut alanı olarak planlanması suretiyle kazanılmış hakkı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarıyla plan değişikliği başvurusunun reddi işlemi üzerine 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planlarının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; taşınmazın çevresiyle birlikte ticaret konut alanı olarak planlandığı, üst ölçekli planda "kentsel yerleşik ve gelişme alanı" kullanımında bulunduğu, getirilen kullanımın planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu, çevresiyle uyumlu olacak şekilde planlama yapıldığı, dava konusu parselde fiilen akaryakıt istasyonu bulunmadığı, kazanılmış hak oluşturucak bir durumun var olmadığı, dava konusu nazım imar planı revizyonunun planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararına uygun olarak hazırlandığı ve onaylandığı" yönünde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdari Dava Dairesi kararında; dava konusu taşınmazın davacı tarafından, dava konusu imar planlarının onaylanmasından çok sonra satış işlemi ile edinildiği, söz konusu parselin konut+ticaret alanı olarak satın alındığının görüldüğü, davacı tarafından taşınmazın imar durumunun bilinerek iktisap edildiği, kaldı ki davacı tarafından dava açmazdan evvel davalı idareye yapılan 02.11.2022 tarihli başvuruda da "2018 yılından önceki nazım ve uygulama imar planlarına dönülmesi" şeklinde talebin bulunduğu, ancak davanın, bu talebin reddi işleminin değil de satın almadan önce var olan 1/1000 ve 1/5000 ölçekli revizyon imar planlarının onaylanmasına ilişkin Mardin Büyükşehir Belediye Encümeninin...tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açıldığı, davacının taşınmazı satın aldığı tarihten sonra gerçekleştirilen bir plan değişikliği bulunmadığı, bu haliyle davacı ve davacıya ait taşınmaz yönünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; Anayasal güvenceye sahip mülkiyet hakkına dayalı olarak davacının maliki olduğu taşınmaza ilişkin 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında her zaman plan değişikliği talebiyle başvurulabileceği açık olduğundan plan değişikliği başvurusunun reddi üzerine söz konusu imar planlarına karşı başvurunun reddi işlemi dava konusu edilmeden de imar planlarına karşı dava açılabileceği ve yapılan yargılamada işine esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği açıktır.
Dosyaya sunulan plan paftaları ve bilirkişi raporun ve diğer bilgi belgeler bir bütün olarak bu kapsamda incelendiğinde, dava konusu taşınmazın çevresiyle uyumlu olacak şekilde ticaret konut alanı olarak planlandığı, taşınmazın yapılaşmamış olduğu, üst ölçekli çevre düzeni planına uygun olarak plan kararları üretildiği, dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile getirilen kullanım kararlarının plan bütünlüğüne, şehircilik ilkelerine, kamu yararına uygun olduğu, davacının talep ettiği değişikliğin plan bütünlüğü ve sürekliliğini bozucu nitelikte olduğu bu nedenle dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planına ilişkin kısım yönünden belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçe değiştirerek reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
Temyize konu kararın dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısmının incelenmesinden,
Uyuşmazlıkta, öncelikle dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planını yapma yetkisinin hangi belediyeye ait olduğunun tespiti gerekmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, büyükşehir belediyelerinin uygulama imar planları ve parselasyon planlarının yapımındaki yetkisinin, ilçe belediyelerinin nazım imar planına uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar planlarını, bu planlara dayanarak yaptıkları parselasyon planlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve nazım imar planının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar planlarını ve parselasyon planlarını yapmayan ilçe ve ilk kademe belediyelerinin uygulama imar planlarını ve parselasyon planlarını yapmak veya yaptırmakla sınırlı olduğu, doğrudan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yapmak ya da parselasyon planı yapmak yetkisinin bulunmadığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve parselasyon planı yapımında ilçe ve ilk kademe belediyelerinin yetkili olduğu; aynı Kanun'un 7/c maddesinde yer alan büyükşehir belediyesinin her ölçekteki imar planları ve parselasyon planlarının yapımındaki yetkisinin ise, kanunlarla büyükşehir belediyesine verilmiş görev ve hizmetlerin gerektirdiği proje, yapım, bakım ve onarım işleriyle ilgili imar planları ve parselasyon planlarının yapımı ile sınırlı olduğu, dolayısıyla Kanunda açıkça belirtildiği üzere uygulama imar planlarının ilçe belediyesince yapılacağı ve ardından büyükşehir belediyesinin onayına sunulacağı anlaşılmış olup, ilçe belediyesinin bu yetkisini büyükşehir belediyesine devredeceğine yönelik herhangi bir yasal düzenleme de öngörülmemiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda, Mardin İli, Kızıltepe İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii ... parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu alanda 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yapımıyla ilgili olarak Kızıltepe Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davalı Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığına yetki devri yapıldığından bahisle dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5.000 ölçekli nazım imar planının... tarihli, ... sayılı Mardin Büyükşehir Belediye Encümeni kararıyla onaylandığı görülmektedir.
Bu durumda, büyükşehir belediyesinin görev alanına girmeyen plan ve projelerden olan dava konusu alanda uygulama imar planını yapma yetkisinin ilçe belediyesine ait olduğu, ilçe belediyesinin bu yetkisinin Kanundan doğması nedeniyle Kanun tarafından açıkça yetki verilmediği müddetçe bu hak ve görevini büyükşehir belediyesine devredemeyeceği, olaydaki gibi bir devrin Kanunla verilen görevin idari işlemle kaldırılması sonucunu doğuracağı, bu durumun idarenin kanuna bağlı olma ilkesi ile bağdaşmayacağı, dolayısıyla ilçe belediyesince yapılması gereken uygulama imar planının yetki devri ile büyükşehir belediyesi tarafından yapılarak onaylanması yönündeki dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçe değiştirerek reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçe değişitirerek reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonuna ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.