DHMİnin hizmet alım ihaleleriyle çalışan işçilere ödediği kıdem tazminatlarının alt işverenlerden rücuen tahsili ve 6552 sayılı kanun kapsamında sorumluluk tartışması.
Özet: Dalaman Havalimanında temizlik hizmetlerini ihale usulüyle temin eden bir kamu iktisadi kuruluşu, işçilere ödediği kıdem tazminatlarının, yüklenici firmalarla imzalanan sözleşmelerdeki münhasır sorumluluk hükümlerine dayanarak rücuen tahsilini talep ederken; davalı yüklenici firmalar, 6552 sayılı Kanun ile kıdem tazminatı sorumluluğunun kamu kurumlarına ait olduğunu, sözleşmelerin rücu hakkı tanımadığını, yargı yetkisi, husumet, zamanaşımı ve bazı işçilerin kendi şirketlerinde çalışmadığı gibi itirazlarla davanın reddini istemektedirler.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/850 Esas - 2025/802
T.C....12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2024/850 EsasKARAR NO : 2025/802T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : 10/12/2024KARAR TARİHİ : 11/11/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 11/11/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ... Genel Müdürlüğü'nün 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca bir kamu iktisadi kuruluşu olduğunu, Dalaman Havalimanı Başmüdürlüğü'ndeki temizlik hizmetlerinin ihale yoluyla davalı yüklenici firmalardan temin edildiğini ve işçilerin iş akitlerinin bu firmalar arasında devredilerek çalışmalarının sağlandığını, bu kapsamda çalışan işçilerden ...'a 26/04/2023 tarihinde 262.899,80 TL, ...'a 26/04/2023 tarihinde 257.201,41 TL, ...'a 26/04/2023 tarihinde 255.750,57 TL, ...'e 26/04/2023 tarihinde 189.794,39 TL, İlyas İlhan'a 27/03/2023 tarihinde 97.796,03 TL ve ...'e 27/03/2023 tarihinde 84.324,21 TL olmak üzere kıdem tazminatı ödemeleri yapıldığını, davalı şirketler ile imzalanan sözleşmelerde, personelin İş Kanunu ve diğer mevzuatlardan doğan tüm hak ve alacaklarından münhasıran yüklenicinin sorumlu olduğuna ve müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığına dair hüküm yer aldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 850.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.CEVAP : Davalı ... Ltd.şti vekilinin cevap dilekçesinde, dava dışı işçilerin müvekkil şirketlerde çalışmadığını ve asıl işverenin davacı ... .... .... Genel Müdürlüğü olduğunu ileri sürerek davanın öncelikle husumet yokluğundan reddi gerektiğini, 4857 sayılı Kanun'un 6/3. maddesi uyarınca devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı olması nedeniyle hak düşürücü sürenin dolduğunu, arabuluculuk davet tebligatının usulsüzlüğü sebebiyle dava şartının gerçekleşmediğini, esasa ilişkin olarak ise 6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince işçilerin tüm çalışma dönemine ait hak ve alacaklardan tek başına idarenin sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinde müvekkillerine kıdem tazminatı için bir ödeme yapılmadığını, Yargıtay içtihatları uyarınca asıl işveren ile alt işverenin iç ilişkide yarı yarıya sorumlu olması gerektiğini ve talep edilen avans faizinin haksız olup dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek, davanın husumet, hak düşürücü süre veya 6552 sayılı Kanun uyarınca reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise müvekkil şirketlerin sorumluluğunun yalnızca kıdem tazminatından, dava dışı işçileri çalıştırdığı dönem ve ücretle sınırlı olacak şekilde ve davacı ile yarı yarıya sorumlu olduğunun hüküm altına alınarak fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Kurumsal vekili cevap dilekçesinde, Öncelikle yetki itirazında bulunarak, müvekkil şirketin merkezinin Fatih/İstanbul adresinde olması nedeniyle HMK uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacının taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davanın Kamu İhale Kanunu kapsamındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle ticari dava olarak nitelendirilemeyeceğini ve bu sebeple avans faizi talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, esasa ilişkin olarak ise 6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihalelerinde kıdem tazminatından asıl işveren olan kamu kurum ve kuruluşlarının sorumlu olduğunu, bu yasal düzenlemenin geriye dönük olarak da uygulanması gerektiğini, ilgili yasa metninde idarelerin ödedikleri tazminatları alt işverenlere rücu edebileceklerine dair bir hüküm bulunmadığından davacı kurumun müvekkil şirkete rücu hakkının olmadığını, bu hususun emsal niteliğindeki KİK'in 01/11/2018 tarihli ve 2018/UH.1-1916 sayılı kararı ile de sabit olduğunu, kararda kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün ilgili kamu kurumuna ait olduğunun ve yüklenicilerin teklif fiyata kıdem tazminatını dahil etmelerine gerek olmadığının belirtildiğini, taraflar arasındaki 01/04/2014 tarihli hizmet alım sözleşmesinin ve atıf yapılan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin ilgili maddelerinde de sorumluluğun müvekkil şirkete yüklendiğine dair hiçbir düzenleme bulunmadığını ve davacının dayandığı Yargıtay kararlarının 14/09/2014 tarihli yasal düzenlemeden önceye ait olması nedeniyle emsal teşkil etmediğini ileri sürerek, öncelikle usuli itirazlarının değerlendirilmesini, Kamu İhale Kurulu'nun 01/11/2018 tarihli ve 2018/UH.1-1916 sayılı kararının ve sunulan hukuki mütalaanın dikkate alınarak kademeli olarak davanın husumetten, aksi halde esastan reddini talep etmiştir.Davalı Yeni Vizyon ... vekilinin cevap dilekçesinde, müvekkil şirketlerin davacı üst işveren ile ihale usulü hizmet alım sözleşmesi uyarınca alt işveren olarak çalıştığını, işçi alma ve çıkarma gibi hususlarda tamamen üst işverenin emir ve talimatları ile bağlı olduklarını ve kendi inisiyatiflerinin bulunmadığını, davacının dava dışı işçiye ödediği bedelin tamamını talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2021/1309 E. ve 2021/1317 E. sayılı kararları uyarınca işe iade tazminatından sorumluluğun üst işveren ile yarı yarıya (1/2) olması gerektiğini, yine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/3066 E. sayılı ilamına göre her bir şirketin sorumluluğunun kendi çalıştığı dönemle sınırlı ve bu döneme isabet eden miktarın yarısı kadar olabileceğini, dava dışı işçilerin ihale süresiyle sınırlı belirli süreli sözleşmelerle çalıştığını ve sözleşmelerinin süre bitiminde sona erdiğini, işçinin müvekkil şirket nezdindeki çalışmasının sona ermesinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca işçilik alacaklarından sorumluluğun ihaleyi yapan kamu kurumu olan davacıya ait olduğunu ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/988 E. sayılı kararı gereğince her yüklenicinin kendi hizmet dönemiyle sınırlı sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek, öncelikle zamanaşımı itirazlarının kabulü ile toplanacak deliller neticesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalılar davaya karşı cevap vermemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, hizmet alımı sözleşmeleri, bilirkişi raporu, kıdem tazminatı bordrosu, ödeme dekontları, dava dosyasında bulunan diğer deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir.Davacı ile ihale yolu ile işi üstlenen davalı firmalar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde tanımlanan asıl - alt işveren (yüklenici) ilişkisi bulunduğu, ihale sonucunda taraflar arasında hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı görülmektedir.Hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 21/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda, Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşme ve ekindeki şartnameler kapsamında, sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin işçilik alacaklarından davalı yüklenicilerin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, dava dışı işçinin davalıların ödemekle yükümlü olduğu işçilik tazminatının davacı tarafından ödenmek zorunda kalındığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A. Davanın KABULÜ ile;Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2025 Hakim 193832 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır