Ehliyetsizlik iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, kısıtlının vekaletname ve taşınmaz satış tarihindeki fiil ehliyetinin Adli Tıp Kurumu raporlarıyla sabit görülmesi üzerine davanın reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizen onanması.
Özet: Dava konusu, kısıtlı bir kişinin demans ve alzheimer nedeniyle ayırt etme gücünden yoksun olduğu iddia edilen dönemde verdiği vekaletname ile yapılan taşınmaz satış işleminin geçersizliği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir; ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, Adli Tıp Kurumu raporlarına dayanarak kısıtlının vekaletname ve satış tarihinde hukuki ehliyete sahip olduğunu tespit etmiş, davayı reddetmiş ve Yargıtay da bu kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1480 E., 2025/1772 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/162 E., 2025/165 K.Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili; 06.12.1930 doğumlu kısıtlı ...'nın uzun süredir ayırt etme gücünden yoksun olduğunu, bu nedenle Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli ve 2020/411 Esas, 2021/199 Karar sayılı kararıyla ...'nın kısıtlanmasına ve müvekkili ...'nın vasi olarak atanmasına karar verildiğini, yapılan araştırma neticesinde müvekkilinin babası ...'nin ayırt etme gücünden yoksun olduğu dönemde sahip olduğu tüm taşınmazların satıldığını öğrendiğini, bu taşınmazlardan Konya ili, ... ilçesi, ... köyü, 5 23... parsel sayılı taşınmazın davalı ...'e 17.09.2019 tarihinde satıldığını, taşınmazın devir işleminin kısıtlı ... tarafından değil, .... Noterliğince düzenlenen 06.09.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile kısıtlının yeğeninin oğlu ... ... tarafından yapıldığını, kısıtlı ...'nin hem vekaletnamenin verildiği tarihte hem de taşınmazın temlik edildiği tarihte uzun süredir ayırt etme gücünden yoksun ve akıl zayıflığından müzdarip bir halde olduğunu, Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/411 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan 23.12.2020 tarihli sağlık kurulu raporunda kısıtlının durumunun detaylı bir biçimde izah edildiğini ve kısıtlı ...'nin ehliyetsiz olduğunu gözler önüne serdiğini, bu nedenlerle kısıtlının demans ve alzheimer nedeniyle ehliyetsiz olduğu dönemde verdiği gayrimenkul satış vekaleti ile gerçekleştirilen satış işleminin geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ve kısıtlı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; kısıtlının yaşının ileri olduğu hususunun doğru olduğunu ancak ayırt etme gücünden yoksun olmadığını, iyi ile kötüyü, yararlı ile zararlıyı birbirinden ayırt edebilecek zihni kudrete sahip olduğunu, dava konusu taşınmazı tapu malikinden bedelini ödemek suretiyle müvekkilinin satın aldığını, işlem tarihinde ...'nın aklı başında olup yaptığı tüm işlemleri bilebilecek durumda bulunduğunu ve kısıtlanmış olmadığını, bu nedenle davacı vasisi olan ... ...'nın satım tarihinden çok sonra aldıkları vasilik kararını kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ...'nın taşınmazın devrinin yapıldığı 17.09.2019 tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 01.12.2023 tarihli raporu ile tespit edildiği, bu sebeple davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın tereke temsilcisi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp 4. İhtisas Dairesinin 12.08.2024 tarihli raporunda davacı müteveffanın taşınmazın satımı için verilen vekaletname tarihinde ve 17.09.2019 satış tarihinde ehliyetli olduğunun nedenlerinin açıklayıcı olarak rapor edildiği, davacı tarafça muris tarafından başkaca taşınmaza yönelik 21.07.2020 tarihinde ehliyetsiz olduğuna dair rapordaki işlem tarihleriyle eldeki taşınmazın temlik tarihinin farklı olduğu, raporlar arasında bu halde çelişki de bulunmadığı, bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle tereke temsilcisi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden tereke mirasçılarından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.