Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanığın hırsızlık suçundan istinaf başvurusunun esastan reddi kararını onarken, diğer suçlar için temyiz yasağı kapsamındaki başvuruları reddeden içtihat.
Özet: Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ile konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümlerin temyiz talebi, ceza miktarının ve türünün 5271 sayılı kanunun 286/2-a maddesi uyarınca temyiz edilebilir nitelikte olmaması nedeniyle reddedilmiş; hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminde ise sanık ve müdafiinin hukuka aykırılık, eksik inceleme, delil yetersizliği ve indirim hükümlerinin uygulanmaması gibi iddiaları incelenmiş, ancak mahkûmiyet kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ve istinaf başvurusunun esastan reddi kararının hukuka uygun olduğu tespit edilerek temyiz nedenleri reddedilmiş ve hüküm onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2026/5172 E.  ,  2026/7030 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/4522 E., 2025/3520 K.
SUÇLAR :Hırsızlık, dokunulmazlığının ihlâli, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama
I. Sanık Hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz isteminin, mahkûmiyet kararının usul ve esas açısından hukuka aykırı olduğu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, atılı suçun maddi unsurlarının oluşmadığı, delillerin mahkemece doğru değerlendirilmediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediği, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığı, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanığın katılanın zararını gidermek istediği, sanık hakkında uygulanması gereken indirim hükümlerinin uygulanmadığı, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.