Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun, eksik defter ve belge nedeniyle adi ortaklığa resen tarh edilen kurumlar vergisinde kâr oranının sadece içtihatlarla belirlenmesinin hukuka uygunluğu incelemesi.
Özet: Defter ve belgelerdeki ciddi eksiklikler nedeniyle resen tarh edilen kurumlar vergisi ve vergi ziyaı cezasına karşı açılan davada, vergi idaresinin bir adi ortaklığın kazancını sektörel karlılık oranları, işletmenin geçmiş yıl kayıtları gibi somut deliller yerine yalnızca Danıştay içtihatlarından kaynaklanan sabit bir kar/maliyet oranı (%20 kar) kabul ederek belirlemesinin hukuka aykırı olduğuna hükmeden yerel mahkeme kararını destekleyen ısrar kararının temyizi incelenmektedir; çünkü gerçek gelirin vergilendirilmesi ilkesi, kazancın hukuken geçerli ve somut delillerle ispat edilmesini zorunlu kılar.
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/17 E.  ,  2025/1159 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/17
Karar No : 2025/1159
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : (İflas Nedeniyle) ... Mimarlık İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, takdir komisyonu kararı uyarınca resen tarh edilen 2010 yılına ait kurumlar vergisi ve verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Dava dosyasının incelenmesinden, T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihale edilen "Kuzey Ankara Kent Girişi 6 Etap 591 Konut, 1 adet Ticaret Merkezi, 1 adet 32 Derslikli İlköğretim Okulu İnşaatı ile Ada İçi Altyapı ve Çevre Düzenleme İşi" için . Gayrimenkul Yatırım İnşaat Anonim Şirketi (işin yüklenildiği dönemdeki ünvanı: ... Taahhüt Gıda Turizm Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) ile davacı ... Mimarlık İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından ... Adi Ortaklığı kurulmuş, davacı hakkında takdir komisyonuna done olmak üzere ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlenmiştir. Anılan raporda şu tespitlere yer verilmiştir:
i. ... Adi Ortaklığı hakkında 2008, 2009 ve 2010 hesap yıllarına ilişkin olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda, adi ortaklığın defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına olanak vermeyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olması dolayısıyla ihticaca salih olmadığı ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendi uyarınca vergi matrahlarının resen takdiri gerektiği belirtilmiştir.
ii. Adi ortaklığın mal ve hizmet alım faturalarının büyük kısmında fatura muhteviyatı belirtilmemiştir.
iii. Ayrıca alt yüklenicilere yaptırılan işlere ait hak ediş raporlarının 17.451.898,60 TL tutarındaki yaklaşık %67'lik bölümü incelemeye ibraz edilmemiştir.
iv. Bunun yanı sıra, adi ortaklık tarafından gerçekleştirilen mal ve hizmet alımları için alt firmalarla yapılan sözleşmeler de incelemeye sunulmamıştır. Bu sebeplerle, söz konusu faturalarda belirtilen alım işlemlerinin anılan ihaleye konu işte kullanılıp kullanılmadığı tespit edilememektedir.
v. Adi ortaklığa ait envanter defterlerinin boş olması nedeniyle, adi ortaklığın gerçek giderleri tam ve kesin olarak tespit edilememiştir.
vi. Bu nedenle, Danıştay kararları doğrultusunda, söz konusu iş nedeniyle 2008, 2009 ve 2010 yıllarında elde edilen toplam 42.590.826,56 TL tutarındaki hak ediş hasılatı üzerinden %20 kâr ve %80 maliyet oranı kabul edilmiştir.
vii. ... Mimarlık İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin adi ortaklıktaki %49'luk hissesi dikkate alınarak payına düşen 4.532.179,55 TL'nin kurum kazancına eklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Olayda bir kısım belgelerin ibraz edilmemesi ve envanter defterlerinin tutulmamış olması nedeniyle resen tarh sebebinin varlığı mevcuttur.
Ancak gerçek gelirin vergilendirilmesi ilkesi gereği davacı şirketin olması gereken kârının hukuken geçerli delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, davacı şirketin kârlılık oranının, sektörel kârlılık oranları, işletmenin geçmiş yıl kayıtları ve benzeri hususlar incelenmeksizin sadece Danıştay içtihatlarından hareketle tespit edilip matraha yansıtılmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle cezalı tarhiyatı kaldırmıştır.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E:2018/5504, K:2022/3352 sayılı kararı:
Davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda Vergi Mahkemesi kararında belirtilenlere ek olarak şu tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir:
i. Adi ortaklık tarafından üstlenilen yapım işi ihalesi neticesinde geçici kabul tutanağı imzalanmıştır.
ii. 2007, 2008, 2009 ve 2010 yıllarına ait defter kayıtlarından hareketle düzenlenen 31/12/2010 tarihli Gelir Tablosu'nda ortaklığın dönem net zararının 1.689.519,86 TL olduğu, bu zararın 827.864,73 TL'sinin davacı şirket tarafından 2010 yılı gelir tablolarına "Diğer Olağan Gider ve Zararlar" olarak kaydedildiği tespit edilmiştir.
iii. TOKİ ile yapılan 15/10/2007 tarihli sözleşmeye istinaden yürütülen yıllara yaygın inşaat işleri karşılığında yapılan hak ediş ödemeleri üzerinden, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 42. ve 94. maddeleri uyarınca 1.210.767,47 TL gelir (stopaj) vergisinden ... Taahhüt Gıda Turizm Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin hissesine düşen 605.383,74 TL, 2010 yılına ilişkin verilen kurumlar vergisi beyannamesine dahil edilmiştir.
iv. 19/09/2014 tarihinde, nakden iade talebiyle idareye başvurulmuş; başvuruya istinaden 605.383,74 TL nakden iade tutarının 10.000 TL'lik kısmı düzeltme fişi ile iade edilmiştir. İadesi yapılamayan 595.383,73 TL tutarındaki nakden iade işleminin yapılabilmesi için ilgili hesap dönemlerine ilişkin vergi incelemesi gerçekleştirilmiştir. İnceleme neticesinde adi ortaklık adına vergi inceleme raporu, ortaklık ve davacı şirket adına da vergi tekniği raporları düzenlenmiştir.
v. Söz konusu raporlarda, mükellefin beyan ettiği zararın gerçekte olmadığı, aksine 4.532.179,55 TL tutarında kâr aktarılması gerektiği tespit edilmiştir. Bu durumda zarar mahsubu reddedilerek inceleme neticesinde tespit edilen kâr gelirlere eklenmiş ve takdir komisyonunca dikkate alınması gereken resen tarhiyata konu matrah farkı bulunmuştur.
vi. Adi ortaklığın her iki ortağının 2010 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin yeniden düzenlenmesi sonucunda ortaya çıkan matrah farkları üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi tutarı 1.109.002,60 TL olarak saptanmış; iade edilmesi gereken kurumlar vergisi veya geçici vergi tutarı ise 349.922,68 TL olarak tespit edilmiştir. Ancak tarh dosyasından, 2010 yılında toplam 1.421.931,54 TL'nin ret ve iadesinin yapıldığı anlaşılmıştır. Şirket tarafından fazladan iade alınan 1.072.008,86 TL'nin takdir komisyonu tarafından dikkate alınması gerektiği belirlenmiştir.
Olayda resen takdir sebebinin bulunduğu, yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinde resen takdir nedenlerinin mevcut olması sebebiyle gerçek gelir, gider ve kârın tespitine imkân bulunmayan durumlarda Danıştay içtihatları doğrultusunda hasılatın %20'sinin veya maliyetlerin %25'inin kâr olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek dava konusu kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmıştır.
Yıllara sari inşaat taahhüt işi yapan davacı şirkete ilişkin olarak adi ortaklığın bazı alış faturalarında ve yevmiye kayıtlarında eksikliklerin bulunduğu, bazı şirketlere ilişkin hak ediş raporlarının ve yapılan sözleşmelerin bulunamadığı gerekçesiyle incelemeye ibraz edilmediği tespit edilmiştir. Ayrıca, ortaklığa ait envanter defterlerinin boş olması, gider olarak gösterilen bazı tutarların kanunen kabul edilmeyen giderlerden oluşması ve bazı tutarların ihalesi alınan işle ilgisinin bulunmaması hususları da tespit edilmiştir. Bu tespitler neticesinde, resen takdir nedenlerinin uyuşmazlıkta mevcut olduğu kabul edilmiştir. Danıştay içtihatlarından hareketle tespit edilen matrah farkı esas alınarak vergilendirme yapılmış ve hak ediş gelirlerinin %20'si gayri safi kâr olarak kabul edilmiştir. Bu şekilde hesaplanan matrah üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediğinden, temyize konu kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Israr kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Israr kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
24/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.