Danıştay 13. Daire, sermaye piyasasında makul şüpheyle uygulanan bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığına yönelik geçici işlem yasağının iptali başvurusunu inceliyor.
Özet: Bir yatırımcı, belirli bir şirketin pay piyasasında 01/03/2023-09/03/2023 tarihleri arasında meydana gelen olağandışı fiyat ve miktar hareketleri sonucunda 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 107. maddesinde belirtilen fiillerin işlendiği makul şüphesiyle Sermaye Piyasası Kurulu tarafından hakkında tesis edilen 6 aylık geçici işlem yasağı kararının iptalini talep etmiş; ancak hem ilk derece hem de istinaf mahkemeleri, davacının sosyal medya paylaşımlarının piyasayı etkilemeye yönelik olduğunu ve bu durumun makul şüphe oluşturduğunu kabul ederek davayı reddetmiş, davacı ise kararı adil yargılanma hakkı ihlali, bilirkişi incelemesi ihtiyacı, ifade özgürlüğü ve ölçülülük ilkesine aykırılık gibi iddialarla temyiz etmiştir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/2685 E.  ,  2025/885 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/2685
Karar No:2025/885
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Konfeksiyon Ayakkabı Deri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında 01/03/2023-09/03/2023 döneminde meydana gelen olağandışı fiyat ve miktar hareketlerine ilişkin olarak yapılan incelemeler sonucunda, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesinin ikinci fırkasında sayılan fiillerin işlendiğine dair makul şüphe bulunması nedeniyle anılan Kanun'un 1. maddesi çerçevesinde yatırımcıların hak ve yararlarının korunmasını teminen 6362 sayılı Kanun'un 101. maddesin birinci fırkasının ve V-101.1 sayılı Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrası ile 6. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13/03/2023 tarihli işlemlerden başlamak üzere hakkında borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 6362 sayılı Kanun'un 106. ve 107. maddelerinde sayılan fiilleri işlediğine dair makul şüphe bulunan kişiler hakkında Kurul tarafından, borsalarda geçici olarak işlem yapılmasının yasaklanabileceğinin, buna göre dava konusu yasaklama tedbirinin sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi verdiğine, söylenti çıkardığına, haber verdiğine, yorum yaptığına veya rapor hazırladığına ya da bunları yaydığına ve bu suretle menfaat sağladığına dair makul şüphe bulunanlar hakkında uygulanabileceğinin, 6362 sayılı Kanun'un 101. maddesinin birinci fıkrasından, geçici işlem yasağı tedbirinin uygulanabilmesi için 106. ve 107. maddede sayılan fiillerin işlendiğine dair makul şüphenin varlığının yeterli görüldüğünün;
Dosyanın incelenmesinden, ... pay piyasasında 01/03/2023-09/03/2023 tarihleri arasında gerçekleştirilen paylaşımların ... pay piyasasını etkilemeye yönelik işlem ve davranışlardan olduğunun anlaşıldığı;
Bu itibarla, 6362 sayılı Kanun'un geçici işlem yapma yasağı uygulanabilmesinin koşulu olarak aradığı sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıları etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi verdiği, söylenti çıkardığı, haber verdiği, yorum yaptığı veya bunları yaydığı ve bu suretle menfaat sağladığına ilişkin tespitlerin makul şüphe oluşturması gerektiği, davacının paylaşımları nedeniyle diğer yatırımcıların hak ve menfaatlerini korumak maksadıyla davacı hakkında tesis edilen borsalarda 6 (altı) ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlığın çözülmesi için bilirkişi raporu alınması gerektiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, resen araştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediği, kısa zamanlı dalgalanmaların esas alınamayacağı, benzer kararların da bu yönde olduğu, uzun zamandır payda bulunduğu, sadece bazı paylaşımlarının esas alınmasının doğru olmadığı, hangi paylaşımların yanıltıcı olduğunun gerekçeli kararda belirtilmediği, sosyal medyada kendi görüşlerini paylaştığı, paylaşımlarının ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, yüksek hacimli pay piyasasını birkaç paylaşımla manipüle edemeyeceğinin açık olduğu, emsal kararlara aykırı karar verildiği, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, temyiz konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu idari işlem ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.