Danıştay 13. Daire, Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.ye finansal tablolarında ilişkili taraf ve iştirak bilgilerini eksik sunma sebebiyle Sermaye Piyasası Kurulu tarafından verilen idari para cezasını onadı.
Özet: Bir gayrimenkul yatırım ortaklığının, 2014-2020 dönemi ara dönem ve yıllık finansal tablolarında "ilişkili taraflardan alacaklar" ve "iştiraklere ilişkin" eksik, hatalı veya tutarsız bilgiler yer alması nedeniyle Sermaye Piyasası Kanununun ilgili maddesi uyarınca uygulanan 586.969,00 TL tutarındaki idari para cezasının iptali talebiyle açtığı davada, şirketin finansal raporlama süreçlerinde yeterli özen ve dikkat göstermediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın reddedilmesi ve bu kararın istinaf kanun yolu denetiminden geçerek bölge idare mahkemesince hukuka uygun bulunmasının ardından, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay tarafından da bozma nedeni görülmeyerek istinaf kararının onanmasına karar verilmiştir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/252 E.  ,  2025/881 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/252
Karar No:2025/881
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin 2014-2020 dönemine ait ara dönem ve yıllık finansal tablolarının 14.1 sayılı Sermaye Piyasasında Finansal Raporlamaya İlişkin Esaslar Tebliği’nin 5. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 103. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 586.969,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket hakkında yapılan denetim sonucu tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı denetleme raporunda şirketin hatalı kayıtlar tuttuğuna ilişkin tespitlerde bulunulduğu ve bu kapsamda davacı şirketin savunmasının alındığı, tespitler kapsamında davacı şirketin 2014-2020 dönemine ait ara dönem ve yıllık finansal tablolarında ilişkili taraflardan alacaklar ile iştiraklere ilişkin eksik/hatalı/tutarsız bilgilere yer verilmesinin Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan “Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçeve” ve "TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu” standardına, dolayısıyla Kurulun Sermaye Piyasasında Finansal Raporlamaya İlişkin Esaslar Tebliği (11-14.1)'nin 5. maddesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle, davacı şirket ve sorumlu olduğu değerlendirilen yönetim kurulu üyeleri A. Ç. ile A. Ç. hakkında ayrı ayrı olmak üzere idari para cezası uygulanmasına karar verildiği;
Bu itibarla, davacı şirketin finansal tabloların hazırlanması ve sunulması çalışmalarında yeterli dikkat ve özenin göstermediği anlaşıldığından, ihlallerin farklı konularda ve birden fazla olması da gözetilerek üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hem davacı şirkete hem de şirketin yönetim kurulu üyelerine ceza kesilmesinin ve tek taraflı olarak hazırlanan rapora dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, hataların sehven yapılan maddi hatalar olduğu, iddialarının incelenmediği, günlük ihtiyaç için verilen borcun yazılmasının unutulduğu, yurt dışındaki ortaklığın tam olarak kurulamadığı, mükerrer ceza uygulandığı, üst sınırdan idari para cezası uygulanmasının ölçüsüz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.