Hırsızlık suçunda istinaf mahkemesinin CMK 280deki istisnalar dışında hukuka aykırı bozma kararıyla mahkemeye erişim hakkı ihlali.
Özet: Bölge adliye mahkemesinin hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, 5271 sayılı CMKnın 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri dışında kalan usul eksiklikleri gerekçesiyle dosya üzerinden bozarak, kanuni dayanağı olmayan bir müdahalede bulunması ve ilk derece mahkemesinin bu bozmaya istinaden yeniden hüküm kurmasının hukuka açıkça aykırı olduğu, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda bu tür kararların görevsiz mahkeme tarafından verilmiş ve ağır hukuka aykırılıkla malul sayılması gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2677 E., 2023/2793 K. SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın cezalandırılmasına dair somut, kesin, şüpheden uzak hiçbir delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, tanık ...'nin suçtan kurtulmaya yönelik ve husumetten kaynaklı beyanı esas alınarak ceza verildiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2022 tarihli ve 2020/40 Esas, 2022/156 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.11.2022 tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/4304 Karar sayılı kararı ile “... . adındaki şahsın hırsızlık konusu cep telefonunu bir süre kullandığının belirtildiği, bu sebeple tanık olarak dinlenmesi gerektiği, suça konu cep telefonunun ... Emniyet Müdürlüğünce ... Rezidans baskınında ... . hakkında işlem yapılırken üst aramasında müştekiye ait telefonunda ele geçirildiği belirtildiğinden bu hazırlık soruşturmasının bir örneğinin iş bu dava dosya içerisine konulması için ilgili emniyet müdürlüğüne müzekkere yazılmadığı, suça konu cep telefonun IMEI numarası tespit edilip HTS kayıtları getirtilerek kullanıcılarının tespiti ile olaya ilişkin kullanıcılarının beyanlarının alınması gerektiğinden” bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; … İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.11.2022 tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/4304 sayılı kararı ile bozma üzerine verilen İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2022/993 Esas, 2023/481 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükmün kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.