Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, müdür yardımcısının ödenmeyen fazla çalışma ücretleri nedeniyle iş sözleşmesini haklı feshine dayanarak istediği kıdem tazminatı ve fazla çalışma alacağı taleplerinin yerinde olduğuna dair Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Uzun yıllar müdür yardımcısı olarak görev yapan işçinin, ödenmeyen fazla çalışma ücretleri ve mobbing nedeniyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshetmesi üzerine açtığı kıdem tazminatı ve fazla çalışma alacağı davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin işçinin ücretlerinin tam ve zamanında ödenmemesi gerekçesiyle feshin haklı olduğuna ve işçinin alacaklarının bulunduğuna dair kararları, işverenin üst düzey yönetici savunması ve feshin kötü niyetli olduğu iddiaları reddedilerek Yargıtay tarafından onanmış, böylece işçinin talepleri kesinleşmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2026/1113 E.  ,  2026/3239 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2342 E., 2025/2693 K.
DAVA TARİHİ : 05.03.2020
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/91 E., 2021/307 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.06.2007 - 20.12.2019 tarihleri arasında en son müdür yardımcısı, yönetmen pozisyonunda çalıştığını, fazla çalışma karşılıklarının ödenmemesi, yıllık ücretli izinlerin haksız olarak kullandırılmaması ve mobbinge (psikolojik taciz) maruz bırakılması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, başka bir bankada çalışmak için istifa ederek işten ayrıldığını, feshin kötüniyetli olduğunu, davacının üst düzey yönetici olduğunu ve fazla çalışma ücreti alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davacı tarafça ücretlerinin ödenmemesi gerekçesi ile sona erdirildiği, işçi ücretlerinin tam ve zamanında ödenmemesinin haklı fesih nedeni olarak kabul edildiği, davacının ödenmeyen fazla çalışma alacağı olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bu nedenle feshin haklı nedene dayandığı, davacının müdür yardımcısı olarak çalıştığı ve kendi çalışmalarını ayarlayabilecek bir pozisyonunun bulunmadığının tanık beyanlarından anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Kararın gerekçesiz olduğunu,
2. Talep aşılmak suretiyle fazla çalışma alacağı hesabı yapıldığı,
3. Bordro tahakkuklarının fazla çalışma alacağından mahsup edilmediğini,
4. Davacının yeni bir iş bulması sebebiyle iş sözleşmesini sona erdirdiği, yapılan feshin hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile buna bağlı olarak davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ücreti alacağının ispatı ve hesabına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.