İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin, cam temperleme makinesi satışından doğan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası hakkında istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki süreç, taraflar arasındaki ticari satış ve eser sözleşmesinden doğan, özellikle bir cam temperleme makinesi alacağına dair başlatılan ilamsız icra takiplerine davalının yaptığı itirazların iptalini konu almaktadır; davacı, müvekkilinin borcunu eksiksiz ifa ettiğini, davalının fatura bedelinin bir kısmını ödemesine rağmen kalan borcu ödemekten kaçındığını, faturaya itiraz etmediğini ve makineye yetkisiz müdahale sonrası ortaya çıkan sorunların garanti kapsamında olmadığını ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatı talep etmiş olup, yerel mahkemenin kısmen kabul kararı her iki tarafça istinaf edilmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/467 KARAR NO:2026/720TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:24/11/2020NUMARASI:2018/20 Esas, 2020/663 KararDAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:03/06/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davaları olup, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair karar taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen 17/06/2016 tarihli satış sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu faturaya itiraz ve iade etmediğini, faturada belirtilen malın değerine karşılık 396.750 TL.ödeme yaptığını, bakiye borcu ödemediğini, bu nedenle davalı hakkında şimdilik 50.000 TL.nin tahsili istemiyle İstanbul Anadolu 13.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasıyla takip başlattıklarını, para borçlarının ifa yerinin TBK 89 maddesinde düzenlendiğini, buna göre para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa olunabileceğini, müvekkilinin ikametgahının Ümraniye/İST olduğunu, icra dairesinin yetkili olduğunu, bunun yanında taraflar arasında düzenlenen sözleşmede de yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olarak belirlendiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm borçları ifa ettiğini, buna rağmen davalının eksik ödeme yaptığını, malı aldığını inkar etmeyen davalının belli bir miktar ödeme yapıp kalan borcu ödememesi için hukuka uygun hiçbir nedeni bulunmadığını, ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde de alacağın tespit edileceğini ödeme emri tebligatının davalı tarafa ulaşmasından hemen sonra faturaya konu paranın hemen ödenemeyeceği belirtilmek suretiyle davalı tarafça süre talebinde bulunularak takibin geri çekilmesinin istendiğini ancak davalının bu talebinin iyi niyetli olmadığı düşünülerek kabul edilmediğini, davalının bugüne kadar vadesi gelen borcunu ifa etmediğini belirterek davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili asıl davada, cevap dilekçesi sunmamıştır.Davacı vekili, birleşen İstanbul Anadolu 7 ATM.2019/101 E. sayılı dosyasında, davalı ile müvekkili arasında imzalanan 17/06/2016 tarihli satış sözleşmesi uyarınca davalı şirkete satılan Cam Temperleme Makinasının davalıya teslim edildiğini, fatura bedelinin davalı tarafça kısmen ödendiğini, bakiye 216.450.00 TL.nin ödenmediğini, bu tutarın 166.450 TL.sinin tahsili için davalı hakkında İstanbul Anadolu 5.İcra Müd. ... sayılı dosyada başlatılan takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini, davalının İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin yetkisine yönelik itirazının yerinde olmadığını, TBK 89 maddesi hükmü uyarınca para alacağının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde de ifa edileceği kuralına göre yetkili icra müdürlüğünde takip başlatıldığını, öte yandan dayanak sözleşmede yetkili icra müdürlüğünün İstanbul Anadolu İcra Müdürlükleri ve Mahkemeleri olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirmiş olmasına rağmen davalının eksik ödeme yaptığını, makinanın tesliminden sonra davalı tarafından talep edilen servis isteği sonucu davalıya ait işyerine gidilip talep ve şikayetleri konusunda 10/12/2016 tarihli teknik servis formu düzenlendiğini, bu formda dava konusu makinanın 4 mm.lik camı temperlemediği konusunda bir şikayet yer almadığını, makineye konu ödemelerin yapılmaması nedeniyle uzaktan kumanda yöntemiyle durdurulan makinenin yazılımının davalı tarafından yetkisiz müdahale ile kırılarak garanti kapsamından çıkarılma anına kadar müvekkiline yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığını, davalı şirkete satılan cam temperleme makinesinin teslim edilerek davalıya 16/05/2017 tarihli faturanın tebliğ edildiğini, davalının faturaya itiraz etmediği gibi iade de etmediğini, faturada belirtilen malın bedelinden 396.750,00 TL.nin ödendiğini, bakiye tutarın ödenmeyeceğinin bildirildiğini, alacağın 50.000 TL.si için başlatılan takibe de davalının haksız yere itiraz ettiğini, bu konuda İstanbul Anadolu 8 ATM 2018/20 esas sayılı dosyada yargılamanın sürdüğünü öncelikle bu davanın İstanbul Anadolu 8 ATM 2018/20 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini belirterek davanın kabulüyle davalının itirazının iptaline ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili birleşen İst.Anadolu 7 ATM 2019/101 E. sayılı dosyasında, davacı tarafın yetki yönünden beyanlarını kabul etmediklerini, makinanın Aydın ilinde müvekkiline teslim edildiğini, bu nedenle yetkili mahkemenin Aydın Mahkemeleri olduğunu, davacıdan satın alınan makinanın sözleşmeye göre 4 ila 19 mm.ebatları arasında değişen 8 farklı ebatta cam temperlemek üzere imal edildiğini, makinanın teslim alınarak kullanılmaya başlanması ile 4 ve 6 mm.lik camları temperlemediğinin fark edildiğini, bu durumun davacıya telefonla bildirildiğini, ancak davacının taahhüdüne rağmen makinedeki eksikliği gidermediğini, makinedeki eksiklik nedeniyle yaşanılan maddi kaybın telafisi için fiyattan indirim yapılması davacı tarafa teklif edilmiş ise de davacının sonuçta 01/07/2017 tarihli faturayı düzenleyip gönderdiğini, ayrıca davacının makineye internet üzerinden uzaktan erişim sağlayarak çalışmasını da durdurduğunu, ürün teslim alındıktan sonra süresinde ihbarda bulunduklarını bunun telefon ile yapıldığını, faturaya yazılı olarak da itiraz ettiklerini ve davacıya geri gönderdiklerini belirterek davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, sözleşmede İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmakla davalının İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin yetkisine itirazının reddedildiğini, 10/12/2016 tarihli servis formunda davalının ileri sürdüğü ayıpların konu edilmediği, makinanın davalıya teslim edildiği tarihin belli olmadığı, tanık...'in makinanın tesliminden yaklaşık 15-20 gün sonra arıza bildirimi üzerine davalı firmaya gittiğini ve makinanın 4 mm camı temperlemediğini tespit ettiğini, herhangi bir tutanak tutulmadığını, tamirat yapılmadığını beyan ettiği, diğer tanık ...'in de makinanın davacı tarafça kurulumundan sonra makinanın 4 mm camı temperlemediğinin ve 6 mm camı da kısmen temperleyebildiğinin anlaşıldığını, makinanın kurulumundan hemen sonra kurban bayramı olduğunu, bayram sonrasında makinanın tekrar çalıştırıldığını, durumun aynı olması üzerine davacı şirket yetkilisi ...'nın telefonla aranıp durumun bildirildiğini, teslimden yaklaşık 10 gün sonra haber verildiğini, davacı şirket yetkilisinin durumun düzeltileceğini söylediğini beyan ettiği, eser sözleşmelerinde iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirip varsa ayıpları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmekle yükümlü olduğunu, davalı tanıklarının makinanın tesliminden yaklaşık 10 gün sonra davacının durumdan haberdar edildiğini beyan ettikleri, bu nedenle davalının TBK 474 maddesine uygun şekilde ayıp ihbarında bulunduğunun mahkemece kabul edildiğini, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarında dava konusu fatura nedeniyle davalıdan 216.250 TL alacaklı göründüğü, davalının ticari defter ve dayanak kayıtları incelendiğinde ise takip konusu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olup toplam 402.207,23 TL ödeme kaydının bulunduğu, davalının kendi defterlerinde davacıya 200.792,77 TL.bakiye borcunun bulunduğunun belirlendiği, her ne kadar davalı tarafça davacının düzenlediği faturaya itiraz edilerek davacı tarafa iade edildiği belirtilmiş ise de düzenlenmiş bir iade faturası tespit edilmediği, ayrıca davalının faturayı ... Kargo vasıtasıyla davacıya geri gönderdiklerini beyan etmesi üzerine yapılan yazışmalarda ... Kargodan gelen cevaptan gönderi içeriğinin tespit edilemediği, davacının davalının defterlerinde ödeme olarak görünen toplam 23.270,28 TL tutarındaki ödemeyi kabul etmediği, davalının defterlerinde yer alan bu ödemeleri tevsik edici belgeleri dosyaya sunamadığı, dolayısıyla davalının bu tutar kadar ödemeyi ispatlayamadığı, makina üzerinde teknik bilirkişiler vasıtasıyla yapılan inceleme sonucu alınan rapor ve ek rapor ile makinanın hatasız şekilde çalıştığı, makinaya 6 mm.lik düz cam verildiğinde temperleme işlemini yaptığı, buna karşılık makinaya 4 mm.lik cam verildiğinde temperleme işlemini yapmadığı, böylelikle 8 farklı ebatta camdan yalnızca 4 mm olanı temperleyemediği gözönüne alındığında bedelden 75.375 TL indirim yapılmasının uygun olduğu, sözleşmede Low-E (kaplama) yapıp yapmama konusunda bir düzenleme bulunmadığının tespit edildiği, alınan rapor gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olduğundan hükme esas alındığı, davacının ürettiği cam temperleme makinasını davalıya teslim ettiği, taraflarca sözleşmede kararlaştırılan bedelin bir kısmının davalı tarafça ödendiği, bakiye tutar için davacının düzenlediği faturayı dayanak göstererek 2 ayrı takip yaptığı, davalının sözleşme konusu makinanın tesliminden sonra ayıplı olduğunu tespit ile bu durumu davacıya bildirdiğini, davacının ayıbı düzeltmediği gibi zararını da karşılamadığını, faturaya itiraz ve iade ettiklerini, bu yüzden bakiye bedeli ödemediğini savunduğu, davacının ise ayıp ihbarı yapıldığını kabul etmediği ancak ayıp ihbarının yapıldığının tanık beyanları ile anlaşıldığı, öte yandan davalının faturayı defterlerine kaydettiği, iade faturası düzenlemediği gibi faturaya itiraz ve davacıya iade ettiğini ispatlayamadığı, kendi defterlerinde dayanak faturadan ötürü davacıya 200.792,77 TL borcu göründüğü, davalının defterlerinde kayıtlı 23.270,28 TL.tutarındaki ödemenin davacı defterleriyle uyumlu olmadığı ve davacının bu ödemeleri kabul etmemesi karşısında davalının kendi defterlerindeki ödeme kayıtlarını tevsik edici hiçbir belge sunmadığı bu tutarda ödemeyi ispat edemediği, davacının defterlerinde ise davalıdan 216.250 TL.tutarında alacaklı göründüğü, makinanın taahhüt edilmesine rağmen 4 mm camı temperleyemediği, bu yönden davalının haklı olduğu ancak davalının iddiasının aksine makinenin 6 mm camı temperlediği, yine sözleşmede makinanın Low-e(kaplama)camı temperleyeceğine ilişkin bir taahhüt bulunmadığından davalının davacıdan böyle bir talepte bulunamayacağı, teslim edilen makinanın 4 mm camı temperlememek dışında hatasız şekilde çalıştığı davacının ağır kusurundan bahsedilemeyeceği, makinanın 4 mm camı temperleyememesi nedeniyle bedelden indirim yapılabileceği ve bilirkişi tarafından indirim tutarının 75.375,00 TL olarak belirlenmesi karşısında davacının defterlerinde kayıtlı 216.250 TL den düşümü ile bakiye 140.875 TL alacak talebinde bulunabileceği, asıl davanın konusu asıl alacak tutarı 50.000 TL olup davacı takipte aynı zamanda işlemiş faizde istediği, ancak dosyaya davalının takip öncesi temerrüde düşürüldüğüne ilişkin delil sunmadığı, bu yüzden asıl davadaki talebin kısmen kabul edildiği ve takibin 50.000 TL asıl alacak üzerinden devamına ve davalının itirazında haksız ve alacağın likit olması nedeniyle davalının inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verildiği, birleşen dava dosyasına konu takipte ise davacının 166.450 TL talepte bulunduğu, davacının davalıdan kendi defter kayıtlarında bakiye alacağı 216.250 TL.olarak belirlenmiş ilk takipte istediği 50.000 TL.nin düşümü ile geriye 166.250 TL.alacağının kaldığı 2. takipte 200 TL fazladan talepte bulunduğu, bunun yanısıra faturanın konusunu teşkil eden makinadaki ayıptan ötürü bedelden indirim de yapılması gerektiği gerekçeleriyle, davacının birleşen dosyaya konu takip nedeniyle (216.250 TL.-50.000 TL.-75.375 TL.=90.875 TL) asıl alacak talebinde bulunabileceği anlaşıldığı, bu nedenle birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 5.İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyasında itirazının 90.875,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, fazla talebin reddine, hükmedilen tutarın %20 si oranında 18.175,00 TL inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacının haksız ve kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama usuli hatalar yapıldığını, bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi göndermiş olmalarına rağmen bu dilekçenin sistemde görülmediği gerekçesiyle itirazların dikkate alınmadığını, davacı tarafın iddiaları genişletmesine imkan tanındığını, bir kısım delillerinin toplanmadığını, yetki itirazlarının reddinin hukuka aykırı olduğunu, ayıptan kaynaklı olarak indirim oranının asıl davada uygulanmamasının hatalı olduğunu, mahkemece, her ne kadar rapora göre dava konusu makinenin sadece 4 mm cam temperlenmemesi, makinenin 8 farklı cam üretme kabiliyeti olmasına göre indirim oranının 1/8 olması yönünde karar verilmişse de, bu indirim oranının hakkaniyete aykırı olduğu, sektörde talep gören ve üretimi yapılan cam ebatlarının 4 mm, 6 mm ve 8 mm camlar olduğu, bunların dışında kalan diğer ebatlarla özellikle 17 mm ve 19 mm camların ise piyasada üretimi ve kullanım alanı bulunmadığı, bu nedenle ayıptan kaynaklı bedel indirim oranının yetersiz olduğu, bilirkişinin 6 mm camın temperlendiğine ilişkin tespitinin hatalı olduğu, makinedeki hatanın ayıplı ifa mı yoksa yanlış ifa mı olduğunun tartışılmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu, karşı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.Davacı vekili birleşen dava yönünden istinaf dilekçesinde, eser sözleşmesinin söz konusu olmadığını, makinenin randımanlı çalışabilmesi için gerekli ortamı sağlayamayan davalının buna yönelik ayıp iddiasında bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, icra takibine kadar müvekkiline yapılan bir ayıp bildirimi olmadığını, ayıp bildiriminin yapıldığı kabul edilse dahi süresinde olmadığı, tanıkların davalı çalışanı olmaları nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceği belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.Davalı vekili 11.06.2021 tarihli istinaftan vazgeçme dilekçesi ile, davacı vekili ile karşılıklı olarak istinaftan vazgeçtiklerini beyan etmiştir.Davacı vekili 01.11.2021 tarihli istinaftan vazgeçme dilekçesi ile, davalı vekili ile karşılıklı olarak istinaftan vazgeçtiklerini beyan etmiştir.Dairemizin 09.11.2021 tarihli kararı ile, davacı .... Şti. adına Av. ... tarafından ibraz edilen Üsküdar ... Noterliğinin 01.06.2017 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde davacı vekiline "istinaftan feragat" ya da "kanun yollarından feragat" yetkisi verilmediği, bu nedenle, davacı .... Şti. adına Av. ...'a verilmiş ve "istinaftan feragat" ya da "kanun yollarından feragat" yetkilerini içerir bir vekaletnamenin temin edilerek birlikte gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.Davacı vekili 24.12.2021 tarihli beyan dilekçesi ile, söz konusu vekaletin istinaf kanun yoluna feragati de kapsadığını beyan etmiştir.Dairemizin 12.01.2021 tarihli kararı ile, davacı .... Şti. adına Av. ... tarafından ibraz edilen Üsküdar ... Noterliğinin 01.06.2017 tarih ... yevmiye numaralı vekaletname Bölge Adliye Mahkemelerinin kurulmasından sonra düzenlendiği ancak vekaletnamede "istinaftan feragat" ya da "kanun yollarından feragat" yetkisi bulunmadığından, feragat talebi hususunda bir karar verilebilmesi için, bu yetkileri içerir vekaletnamenin dosyaya sunulması gerektiği, bu durumda davacı vekiline "istinaftan feragat" ya da "kanun yollarından feragat" yetkisi bulunan vekaletname sunulması için yeniden muhtıra çıkarılması, çıkarılacak muhtıra üzerine " 'istinaftan feragat' ya da 'kanun yollarından feragat' yetkisi bulunan vekaletname sunulmaması halinde dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere sırasına konulacağı" ihtarının yazılması, vekaletname sunulması halinde yeni vekaletname ile birlikte gönderilmesi için dosyanın mahalline ikinci kez geri çevrilmesine karar verilmiştir.DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl ve birleşen davada davacı taraf yüklenici, asıl ve birleşen davada davalı taraf iş sahibidir.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaktadır.Asıl ve birleşen davada davacı vekili özetle, aralarındaki sözleşmeye uygun olarak edimini ifa ettiğini ve 603.000 TL.bedelli 01/07/2017 tarihli faturayı düzenlediğini, faturanın davalı yanca da kabul edildiğini ancak bakiye 216.450 TL alacağı kaldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı vekili özetle, makinenin ayıplı olduğunu, 4 ve 6 mm camlarda temperleme yapmadığını, davacıya bu durumun bildirilmesine rağmen ayıbın giderilmediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece özetle, asıl ve birleşen davalarda davacı yüklenicinin alacağı olduğu, ancak makinenin 4 mm camları temperleyemediği ve bu nedenle ayıplı olduğu, bilirkişi raporunda belirlenen ayıp bedelinin davacı alacağından indirilmesi gerektiği belirtilerek asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar vermiş, aynı zamanda icra inkar tazminatına da hükmetmiştir. Dosyadaki mevcut deliller ele alındığında;Taraflar arasında 17/06/2016 tarihinde Makina Satış Sözleşmesi imzalandığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacı satıcı, davalı alıcı konumunda olup, sözleşmenin konusu 1 adet ... ... seri kodlu düz cam temperleme makinasıdır. Makinenin bedeli KDV hariç 145.000 USD olarak kararlaştırılmıştır. Öte yandan makinanın davalı tarafa teslim edildiği ve makina için davacının davalı adına 603.000 TL.bedelli 01/07/2017 tarihli faturayı düzenlediği de uyuşmazlık konusu değildir. Davacı bu faturadan kaynaklı olarak bakiye 216.450 tL.alacağı kaldığını belirterek bu miktarı dava ve birleşen davalara konu olan icra takiplerinde (50.000 TL asıl alacak + işlemiş faiz)ve (166.450 TL.asıl alacak) olarak davalıdan talep etmiştir. Davacı asıl ve birleşen davaya konu icra takiplerinde davalıdan 01/07/2017 tarih 603.000 TL.bedelli faturadan doğan bakiye alacağını talep etmiş, davalının ilamsız icra takiplerine itirazı nedeniyle dava açarak davalının itirazının iptali ve lehine inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Asıl davanın konusunu oluşturan İstanbul Anadolu 13.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası getirtilmiş, davacının davalı hakkında başlattığı ilamsız icra takibinde ödeme emrinin tebliği ile davalının takibe süresinde itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu belirlenmiştir. Davalı taraf takibe itirazında, İstanbul Anadolu İcra Müdürlüklerinin yetkili olmadığını, borçlunun yerleşim yeri icra dairesi olan Aydın İcra Dairelerinin yetkili olduğunu bildirmiş, ayrıca alacaklıdan 17/06/2016'da satın aldıkları cam temperleme fırınının sözleşme de belirtilmesine rağmen 4 mm camı temperlemediğini, yine Löwe (kaplamalı)camları da temperlemediğini, durumun karşı tarafa bildirildiğini, ancak eksikliğin ve oluşan zararın giderilmediğini, bu yüzden gönderilen faturanın iade edildiğini beyan etmiştir. Birleşen davaya konu İstanbul Anadolu 5.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası getirtilmiş, davacının aynı faturaya dayalı olarak bu kez kalan 166,450 TL.cari hesap alacağı için takip yaptığı, ödeme emrinin tebliğ ile davalının takibe süresinde itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği birleşen davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davalı yan bu takipte de aynı gerekçelerle icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olup, asıl dava dosyasında tespit edilen hususlar doğrultusunda davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı reddedilmiştir. Davacı, sözleşme konusu makinanın davalı yana teslim edilmek suretiyle edimin yerine getirildiğini ancak davalının eksik ödeme yaptığını ileri sürmüş, davalı yan ise gerek ilk davaya konu takipte, takibe itiraz dilekçesinde gerekse birleşen dava dosyası cevap dilekçesinde teslim edilen makinanın sözleşmeye uygun olmadığını, makinanın 4 ve 6 mm.lik camları temperlemediği gibi Löwe(kaplamalı) camları da temperlemediğini, bu durumun teslimden sonra süresi içinde davacı şirketin yetkilisine telefonla bildirildiğini, gönderilen faturaya da yazılı olarak itiraz ettiklerini davacının eksik ifada bulunduğunu savunmaktadır. Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında;Davalı vekili, 11.06.2021 tarihli dilekçe ile, davacı vekili ile karşılıklı olarak istinaftan vazgeçtiklerini beyan etmiştir. Davalı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde istinaf talebinden feragat etmeye dair yetkisi bulunduğu görülmüştür. Bu nedenle davalı vekili istinaf talebinden feragat ettiğinden istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, sunmuş olduğu dilekçe ile, davacı vekili ile karşılıklı olarak istinaftan vazgeçtiklerini beyan etmiştir. Ancak Dairemizin 09.11.2021 tarihli kararı ile, davacı .... Şti. adına Av. ... tarafından ibraz edilen Üsküdar ... Noterliğinin 01.06.2017 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde davacı vekiline davadan ve temyizden feragat yetkisi verildiği, buna karşılık "istinaftan feragat" ya da "kanun yollarından feragat" yetkisi verilmediği, bu nedenle, davacı .... Şti. adına Av. ...'a verilmiş ve "istinaftan feragat" ya da "kanun yollarından feragat" yetkilerini içerir bir vekaletnamenin temin edilerek birlikte gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili bu defa 24.12.2021 tarihli beyan dilekçesi ile, söz konusu vekaletin istinaf kanun yoluna feragati de kapsadığını beyan etmiştir. Dairemizin 12.01.2021 tarihli kararı ile, davacı .... Şti. adına Av. ... tarafından ibraz edilen Üsküdar .... Noterliğinin 01.06.2017 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamenin Bölge Adliye Mahkemelerinin kurulmasından sonra düzenlendiği, vekaletnamede "istinaftan feragat" ya da "kanun yollarından feragat" yetkisi bulunmadığından, feragat talebi hususunda bir karar verilebilmesi için, bu yetkileri içerir vekaletnamenin dosyaya sunulması gerektiği, bu durumda davacı vekiline "istinaftan feragat" ya da "kanun yollarından feragat" yetkisi bulunan vekaletname sunulması için yeniden muhtıra çıkarılması, çıkarılacak muhtıra üzerine "'istinaftan feragat ya da kanun yollarından feragat yetkisi bulunan vekaletname sunulmaması halinde dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere sırasına konulacağı" ihtarının yazılması, vekaletname sunulması halinde yeni vekaletname ile birlikte gönderilmesi için dosyanın mahalline ikinci kez geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dairemizin 12.01.2021 tarihli kararında belirtilen hususlar ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmiş olmasına rağmen, davacı vekilince istinaftan feragat yetkisini kapsar bir vekaletname sunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaftan feragat talebinin usulüne uygun olmadığı değerlendirilmiş ve bu nedenle istinaf dilekçesi esastan ele alınmıştır.Davacı vekili istinaf dilekçesinde eser sözleşmesinin söz konusu olmadığını iddia etmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşme ve davacının yükümlülükleri ele alındığında eser sözleşmesinin bulunduğu değerlendirilmiştir. Yine davacı vekili tarafından makinenin randımanlı çalışabilmesi için gerekli ortamı sağlayamayan davalının buna yönelik ayıp iddiasında bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, icra takibine kadar müvekkiline yapılan bir ayıp bildirimi olmadığını, ayıp bildiriminin yapıldığı kabul edilse dahi süresinde olmadığı, tanıkların davalı çalışanı olmaları nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceğini belirtmiş ise de, tacirler arasında olsa dahi eser sözleşmelerinden kaynaklı ayıp ihbarının yapıldığı tanıklar dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Dosyada dinlenen tanık beyanlarının ifadelerinden ayıp ihbarında bulunulduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davacı vekilinin söz konusu istinaf gerekçeleri yerinde görülmediğinden istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/11/2020 tarih, 2018/20 Esas, 2020/663 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 853,88 TL'nin mahsubu ile fazla yatan 121,88 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE, 4-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 03/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.