Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, feribot kazası sonrası açılan maddi ve manevi tazminat davasında taşıma sözleşmesinin tüketici işlemi olup olmadığına dair görev itirazını inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, feribot kazasında yaralanan bir yolcunun maddi ve manevi tazminat talepleriyle açtığı davanın istinaf incelemesini konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, davacının biletli yolcu ve dolayısıyla tüketici konumunda olması nedeniyle uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna hükmederek davayı usulden reddetmiş, davacı vekili deniz taşımasından kaynaklı tazminat davalarının Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunarak karara itiraz etse de, istinaf mercii yolcunun tüketici vasfını ve taşıma işleminin tüketici işlemi niteliğini dikkate alarak Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararını hukuka uygun bulmuştur.

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynak.)
KARAR TARİHİ : 10/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2025
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, 18/05/2018 tarihinde davalının sorumluğunda bulunan feribotun kaza yapması neticesinde müvekkilinin yaralandığını, kafatasında kırıkların meydana geldiğini ve omuriliğinin zarar gördüğünü, hareketinin kısıtlandığını, felç kalma riski bulunduğunu, kaza sonrasında uzun bir süre gelir elde edemediğini ileri sürerek geçici iş göremezlik ve kalıcı maluliyet sebebiyle HMK md. 107 uyarınca 5.000 TL maddi tazminatın, şimdilik 100 TL tutarında kısmi alacak türünde tedavi giderlerinin, ayrıca 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin böyle bir kazanın meydana gelmemesi için gerekli tüm önlemleri aldığını, dava konusu olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, her ne kadar deniz yoluyla yolcu taşıma sözleşmesi TTK'nın 1247 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ise de davacının biletli yolcu olup tüketici konumunda olduğundan görevli mahkemenin ...Tüketici Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, davanın, deniz taşımasından kaynaklı tazminat davası olduğunu, taşıyan sıfatına haiz davalı şirketin TTK m.1062/2 gereği kendi bünyesinde çalışan gemi adamlarının kusurundan sorumlu olduğundan ve "gemi adamlarının kusurundan doğan sorumluluk" Türk Ticaret Kanunu'nda açıkça düzenleme bulduğundan görevsizlik kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, emsal kararlarda da deniz ticaretinden kaynaklı uyuşmazlıkların çözümünde Denizcilik İhtisas Mahkemeleri'nin görevli olduğunun, denizcilik ihtisas mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise davaya bu sıfatla Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin bakmakla görevli olduğunun kabul edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, deniz yoluyla yolcu taşıma sözleşmesi nedeniyle yolcunun uğradığı cismani zarardan kaynaklı maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiş olup davacı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Deniz yoluyla yolcu taşıma sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de, 28/05/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici; "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi", 3/ı maddesinde tüketici işlemi ise; "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1.maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda da, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici konumunda olup dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayılması nedeniyle yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu açıktır.
Davacı vekilince dava dilekçesinde emsal olarak belirtilen Yargıtay ...HD'nin ...E., ...K.sayılı ilamına konu davanın ise dava tarihinin 10/05/2012 olduğu, dava tarihi itibariyle de 6502 sayılı Kanun'un henüz yürürlüğe girmediği, 6502 sayılı Kanun'un geçiş hükümlerini düzenleyen geçici 1. maddesinin “bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam eder” hükmünün yer aldığı, bu nedenle somut olaya emsal teşkil etmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-) Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-) Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-g hükmü uyarınca kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
15/01/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır