Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satıştan kaynaklanan ödenmeyen faturalara dair 3.783,00 Euro alacağın tahsili için icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, davalı şirketten ticari satışlardan kaynaklanan ödenmemiş 3.783,00 Euro tutarındaki faturaların tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir; davacı, davalının faturalara süresinde itiraz etmeyerek borcu kabul ettiğini ve borcun ödenmediğini iddia ederken, alacağa işleyecek faiz ve %20 oranında icra inkar tazminatı istemektedir; davalı ise, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını ve fatura bedelinin ödendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/694 Esas - 2026/281
TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/694 EsasKARAR NO : 2026/281DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 18/09/2025KARAR TARİHİ : 16/04/2026YAZIM TARİHİ : 15/05/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında cari hesaba istinaden ödenmemiş bir kısım faturaların bulunduğundan, davacı tarafından oluşturulan satış faturaları neticesinde, davalı şirkete; 23/01/2025 Tarih, ... numaralı faturadan kaynaklanan 3.619,20 Euro, 27/02/2025 Tarih, ... numaralı faturadan kaynaklanan 133,80 Euro, 21/03/2025 Tarih, ... numaralı faturadan kaynaklanan 15,00 Euro, 16/04/2025 Tarih, ... numaralı faturadan kaynaklanan 15,00 Euro olmak üzere toplam 3.783,00 Euro borcu olduğunu, icra takibine konu olan faturaların, davalı şirkete gönderildiği, faturalardan kaynaklı borcun davalı tarafından ödenmediği, davalı tarafla olan ticari ilişki kapsamında yukarıda belirtilen fatura bedellerinin tamamının ödenmediğini, davalının davacıya 3.783,00 Euro asıl alacaktan kaynaklı borcu bulunduğunu ve söz konusu borcun, davalı şirket tarafından ödenmediğini, borcun muaccel hale geldiğinden, davacının, mezkur alacak için borçlu tarafından ödeme yapılmaması neticesinde ... Esas sayılı dosya ile icra takibi yoluna gittiğini, borçlunun ilgili borca ve icra takibine itiraz etttiğinden, borcun muaccel, davalı şirketin temerrüde düştüğünü, davanın konusunu teşkil eden icra takibinde takip dayanağı olan faturaya yönelik olarakta, Türk Ticaret Kanunun m.21/2 uyarınca “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” amir hükmü kapsamında süresi içerisinde fatura bedeli ve içeriğine itiraz edilmediğinden söz konusu faturanın hem içeriğinin hem de bedelinin davalı şirket tarafından kabul olunduğunu ve davalı tarafından tanzim olunan iade faturalarının da bulunmadığından davalının borçlu olduğunu, belirtilen faturaların toplam 3.783,00 Euro tutarlı fatura borcuna yönelik, davalı şirketin vade tarihi olan 04/06/2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun m. 4/a gereği “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” hükmü nazara alınarak işleyecek temerrüt faizi ile birlikte hesaplanan bedelin davacıya ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin, icra takibine itirazında, alacaklı davacı şirkete hiçbir borcu bulunmadığından bahisle alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz ettiğini,ancak yapılan bu itiraz haksız ve kötü niyetli ve somut belgeler ve faturaya istinaden davacının alacağının bulunduğundan borçlu tarafından davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığından, davalının, icra takibine itirazında, borca itiraz edilmişsede davalı tarafından süresi içerisinde davacının düzenlendiği faturaya, cari hesap ekstresine ve içeriğine itiraz edilmediği, iade faturasının da düzenlenmediğini, davacının, borçlu tarafın haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığından mağduriyetinin giderilmesi amacıyla takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep edildiğini, tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı tarafından ...Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, itirazın iptali ile davacının alacağına işleyecek bankalarca 1 yıla kadar vadeli mevduatlara fiilen uygulanan değişen oranlarda azami faizle (Euro) beraber fiili ödeme tarihindeki efektif kur üzerinden davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, davalının haksız itirazı nedeniyle asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılmadığını, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi olmadığından davanın reddi gerektiğini, fatura alacağının, ilamsız icra takibine konu bir alacak olduğunu, ilamsız icra takibine göre, yetkili icra dairesinin borçlunun yerleşim yeri icra daireleri olduğunu, takip konusu fatura bedelinin ödendiğini, haksız olarak başlatılan takibe karşı süresi içerisinde itiraz edildiğini, bu nedenle davacının davasının reddinin gerektiğini, izah edilen sebeplerle açılmış olan icra takibine itiraz edildiğini, davacı tarafın bilcümle talepleriyle işbu haksız davanın reddine, davacı aleyhine, icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:-... esas sayılı icra takip dosyası,-Taraf ticari defter ve kayıtları, fatura, yazışmalar,-Bilirkişi raporu:11/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının dava konusu talebinde haklı olup olmadığı, taraflar arasında alacaktan kaynaklı itirazın iptali davası kapsamında itirazın iptali ile takibin devamı hususundaki nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu, ... Esas sayılı dosyası ile, davacı tarafından 3.783,00 Euro asıl alacak, 3,99 Euro fiili ödeme tarihi işlemiş faizi ile toplam 3.786,99 Euro alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış olduğu, takip dosyası kapsamında düzenlenen Örnek ... No’lu Ödeme Emri’nin borçlu şirkete tebliği üzerine borçlu şirket tarafından takibe itirazda bulunulması üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının takip tarihi ve dava tarihi itibariyle davalıdan 131.264,84 TL alacaklı olduğu, davacının icra takip tarihi, dava tarihi itibariyle davalıdan 4.130,85 Euro alacaklı olduğu, davalının takip tarihi ve dava tarihi itibariyle 131.264,84 TL borçlu olduğu, davalının icra takip tarihi, dava tarihi itibariyle davacıya 4.130,85 Euro borçlu olduğu, davacı şirkete ait ticari defter, belgeleri ve kayıtlarının incelenmesinde, davacı alacaklı şirketin icra takip tarihi itibariyle davalıdan 4.130,85 Euro, 131.264,84 TL alacağının olduğu tespit edildiği, davacı şirket tarafın takip dosyasında 3.783,00 Euro alacağın tahsili talep edilmiş olmakla, taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak davacı alacaklı tarafından talep edilebilecek toplam alacak miktarının 4.130,85 Euro, 131.264,84 TL olduğu, icra inkar tazminatı talebi hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinden Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi ihtimaline göre talep edilebilecek icra inkar tazminatı miktarının (4.130,85 Euro % 20) 826,17 Euro olarak hesaplandığı belirtilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.(4) ...(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:a) İlamsız takip yapılmış olması,b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.Hemen belirtmek gerekir ki, ...'nun 27.06.2003 tarih ve .... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır.Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, her iki tarafça ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Davacı, davalı ile aralarında taşımaya ilişkin sözleşme bulunduğunu, taşıma hizmetinin verildiğini; ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile davacının ticari defterlerinden, davacının edimini ifa ettiği kabul edilmiştir. Taraf ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu bilirkişi raporu tanzim edildiği, taraf ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, süresinde tasdiklerinin yapıldığı görülmüştür. Taraf ticari defter kayıtları arasındaki uyumsuzluklar bilirkişi marifetiyle hazırlanan cari tablo ile giderilmiş olup birbirini doğruladığı, bu haliyle davalının davacıya takip konusu 3.873,00 Euro asıl alacak yönünden borçlu olduğu kabul edilmiştir. Davalı her ne kadar faturaya konu mallara ilişkin ödemenin yapıldığını iddia etmişse de ticari defter ve kayıtlarının aksi yönde olduğu görülmüştür.Yapılan incelemede davacı ile davalı arasındaki ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklandığı, hükme esas alınan taraf ticari defterlerine göre davacının davalıdan 3.873,00 Euro alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Alacağın likit ve belirlenebilir olması sebebiyle hükmedilen 3.873,00 Euro üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın KABULÜNE,... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin 3.783,00 Euro asıl alacak üzerinden aynı koşullarda devamına,Hükmedilen 3.783,00 Euro'nun dava tarihi itibari ile TL karşılığı olan 182.723,82 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Bu karar nedeniyle alınması gerekli 12.481,86 TL harçtan peşin alınan 2.259,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.222,45 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan harçlar dahil 9.077,31 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair, davacı Vekili Av. ... (e-duruşma) yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2026Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.