Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari yemek hizmeti faturalarından kaynaklanan alacağa itirazın iptali davasına dair gerekçeli kararı.
Özet: Yemek hizmeti sunan bir şirket (davacı), ticari satışlardan kaynaklanan alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine, müşterisi olan diğer bir şirketin (davalı) haksız itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptali talebiyle dava açmıştır; davacı, davalının kendisine gönderilen faturalara süresinde itiraz etmediğini ve ödeme yapmadığını belirtirken, davalı taraf alacağın zamanaşımına uğradığını ve faturanın içeriğine itiraz edilmese dahi hizmetin fiilen sunulduğunun yazılı delille ispatlanması gerektiğini savunmuş; mahkemece alınan bilirkişi raporu ise davacının ticari defter kayıtlarının iddia edilen alacağı teyit ettiğini belirlemiştir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/735 Esas - 2026/348
TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/735 EsasKARAR NO : 2026/348DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 03/10/2025KARAR TARİHİ : 07/05/2026YAZIM TARİHİ : 06/05/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, şirketlere yemek hizmeti sunan "..." ticari işletmesinin sahibi ve işleteni olduğunu, müvekkili ve davalı yan arasındaki sözleşmeye binaen müvekkilinin davalı şirkete yemek satmakta ve davalı ise buna karşılık ödeme yapmakta iken davalı yan ilgili satış karşılığı düzenlenen "28.02.2025, 09.03.2025, 15.03.2025, 22.03.2025, 31.03.2025, 06.04.2025, 12.04.2025, 19.04.2025, 24.05.2025, 31.05.2025, 14.06.2025, 21.06.2025, 28.06.2025, 05.07.2025" tarihli faturalara itiraz etmediği gibi bir ödeme de yapmadığını, bunun üzerine aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine ise davalı yan tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, bunun üzerine arabuluculuk başvurusu yapıldığını, bu süreçte anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağı tanzim edildiğini, nihayetinde icra takibine yapılan haksız itirazın iptali için eldeki davanın açıldığını, buna göre tarafların tacir olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 21. Maddesi kapsamında davalının faturalara ilişkin süresinde yapılmış bir itirazının bulunmadığı, faturalara ilişkin alacağın ödendiğinin ispat yükümlülüğünün davalı yan üzerinde olduğu; davalı yanın ilgili faturalara ilişkin borcunu ödemediği, yapılan takibe haksız yere itiraz ettiği gözetilerek davanın kabulüne, ... sayılı dosyasındaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalının yüzde 20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya, taleplerinin somut olarak ne kapsamda olduğunun açıklattırılması gerektiğini, davacının huzurdaki dava ile talep ettiği alacağın zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımına uğradığını, yasal süresi içinde yapılan zaman aşımı def-inin kararda dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacının bağlı olduğu ..., ... ve ...müzekkere yazılarak davacının talep tarihi itibariyle esnaf mı tacir mi olduğu hususunda bilgi talep edilmesini, müvekkili şirket aleyhine, davaya konu haksız alacağın tahsili için ... esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, taraflarınca takibe konu alacağın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle itiraz edildiğini ve yapmış olduğumuz itiraz doğrultusunda takibin durdurulduğunu, dava konusu faturaya Türk Ticaret Kanunu m. 21 uyarınca süresinde itiraz edilmemiş olmasının her ne kadar faturanın içeriğini kabulü anlamına gelse de bu durumun faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını gelmediğini, açılan davada uyuşmazlığın bu noktada toplandığını, davacı tarafça işin yapılmış olduğunun, eğer fatura konusu mal ise de teslim edilmiş olduğunun kanıtlanması gerektiğini, TTK ve yargı kararları doğrultusunda müvekkiline dava konusu hizmetin sağlandığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir belge, delil bulunmadığını, ticari ilişkide açık hesapta faturaya konu hizmetin ifa edilmediği iddiası bulunduğundan bu durumun aksinin ancak yazılı delil ile ispat edilebileceğini, tanık dinletmenin mümkün olmadığını, bu sebeple hizmetin ifasının davacı tarafça yazılı delille ispat zorunluğunun söz konusu olduğunu, davaya konu fatura alacağına dayanak hizmetin ifa edilmemiş olması nedeniyle huzurunuzdaki davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle müvekkili firma aleyhinde açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, müvekkili şirket lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:-... sayılı dosyası,-Davacı ticari defter ve kayıtları, faturalar,-Bilirkişi raporu:06/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafından ticari defter ve belgelerinin veya bulunduğu yerin bildirilmesi ibrazı emrine karşılık dosyaya herhangi bir bildirimde bulunulmamış olduğu, dolayısıyla davalı yasal defter kayıtlarının incelenemediği, davacı tarafından ibraz edilmiş e-defterlerinin zamanında ve usule uygun olarak oluşturulmuş olduklarının görüldüğü, davacı vekilince icra takibine koymuş olduğu fatura tarihlerini belirtmiş olmasına karşın, takibe koymuş olduğu alacak miktarı 127.327,00 TL, davacı kayıtlarında davacı işlemlerinin takip edildiği cari hesap ekstresi bakiyesi alacak tutarını gösterdiği, e-defter mükellefi davacının düzenlemiş olduğu faturaların Vergi Usul Kanunu 456 sayılı Genel Tebliğine göre yapılan tebligat sonrasında, davalı faturalara bir itirazda bulunmamış, davalı tarafından cari hesaba mahsuben kısmi ödemelerde bulunulmuş olduğu, taraflar arasında imzalanmış bir cari hesap sözleşmesinden bahsedilmediği, davacının icra takibi öncesinde alacağı için davalıya bir ödeme ihtarında bulunmamış olduğu, davacı tarafça 2025 yılı temmuz ayına kadar düzenlediği faturalar toplamı 217.327,00 TL olup, üç ayrı seferde yapılan 90.000,00 TL tahsilatın, cari hesap borcundan düşüldüğü, takip tarihi itibariyle davalının 127.327,00 TL borçlu olduğu, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, icra takibine yapılan itirazın iptali kararı verilmesi halinde, davacının faturalarından kaynaklı 127.327,00 TL alacağı için icra takip tarihi itibariyle (davacı vekilinin talebi) yasal faiz uygulamasında bulunulabileceği belirtilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.(4) ...(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:a) İlamsız takip yapılmış olması,b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve .... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır.Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır.Yapılan ihtara rağmen davalı tarafından ticari defter yerleri bildirilmemiş ve defterler ibraz edilmemiştir. Davacı, davalı ile aralarında yemek satımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, yemeklerin teslim edildiğini; ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile davacının ticari defterlerinden, davacının edimini ifa ettiği kabul edilmiştir. Taraf ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu bilirkişi raporu tanzim edildiği, taraf ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, süresinde tasdiklerinin yapıldığı görülmüştür. Taraf ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, bu haliyle davalının davacıya 127.327,00 TL borçlu olduğu kabul edilmiştir. Yapılan incelemede davacı ile davalı arasındaki ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklandığı, hükme esas alınan taraf ticari defterlerine göre davacının davalıdan 127.327,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne, takibin 127.327,00 asıl alacak üzerinden aynı koşullarda devamına, takip öncesi davalı temerrüde düşürülmediğinden takip öncesi faiz talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Alacağın likit ve belirlenebilir olması sebebiyle hükmedilen 127.327,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın kısmen kabulüne,... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin 127.327,00 TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarda devamına,Hükmedilen 127.327,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin talebin reddine,Bu karar nedeniyle alınması gerekli 8.697,71 TL harçtan peşin alınan 1.696,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.001,71 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin, 4.170,91 TL'sinin davalıdan, 429,09 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 13.099,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 7.202,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 6.530,65 TL'si ile 615,40 TL başvurma, 1.696,00 TL peşin harç toplamı 8.842,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Dair, Davacı Vekili Av. ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/05/2026Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.