Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan genel kredi sözleşmesine dayalı itirazın iptali davasında, asıl borçlunun konkordato ve kefilin erken dava itirazlarının incelenmesi.
Özet: Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı banka genel kredi sözleşmeleri ve teminat mektubu kaynaklı alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalıların yaptığı itirazın kaldırılmasını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş; davalı borçlu şirket konkordato sürecinde olması ve alacağın vadesinin henüz gelmemesi nedeniyle davanın erken açıldığını, davalı müteselsil kefil ise borcun yapılandırılmış olması, alacaklının konkordato projesine onay vermesi ve kefile yönelme şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiş, mahkeme ise arabuluculuk sürecinin tamamlandığını ve icra takibine konu alacak miktarını inceleyerek yargılamaya devam etmiştir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/157 Esas - 2025/944

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/157 Esas
KARAR NO : 2025/944
....
DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/09/2021
KARAR TARİHİ : 17/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2025
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ....ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçlu .... ise sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredilerden ötürü .... hitaben 13/03/2017 tarihli 1.300.000,00 TL bedelli teminat mektubu ile yine aynı tarihli 1.300.000,00 TL bedelli teminat mektubu verildiğini, mektupların 31/12/2020 tarihinde nakde dönüştüğünü, kredinin geri ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefillere hesabın kat edildiğini bildirir ....Noterliğinden ihtarnameler keşide edildiğini, ihtarname keşidesine karşın ödeme yapılmaması üzerine .... sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız takibe geçildiğini, davalıların itirazı sonucu takibin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu, görüşmenin olumsuz sonuçlandığını, itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek itirazın iptali ile davalı borçlular aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, ... sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin, müvekkili şirket tarafından takip hukukuna atfen yapılan itiraz üzerine durdurulduğunu, itirazın borcun aslına, varlığı ve yokluğuna değil, alacağın takibe konulup konulmayacağına ilişkin olduğunu, itirazın dayanağının İ.İ.K.'nın 294.madde hükmü olduğunu, müvekkiline, .... esas sayılı dava dosyası kapsamında önce geçici, daha sonra kesin mühlet kararları verildiğini, konkordato projesinin tasdik edildiğini, .... tarafından kararın onandığını, halen....da temyiz incelemesinde olduğunu, davacının alacağının cari alacak niteliğinde olup projeye dahil olduğunu, tasdik sürecinden sonra ödeme planına göre ödeneceğini, davacı bankanın konkordato yargılama sürecine dahil olduğunu ve alacaklarını yazdırdığını, alacaklılar toplantısında projenin tasdiki yönünde oy kullandıklarını, projenin bütün alacaklıları bağlayacağını, ödeme vadesinin henüz gelmediğini, vadesi gelmeyen ve yasa gereği takibe konulması mümkün olmayan borç için dava açılmasının erken ve yersiz olduğunu belirterek davalı şirket yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davalı .... yönünden ise asıl borçlu yönünden borcun yapılandırılıp ödeme planı yapıldığını, asıl borç yapılandırılıp bir ödeme planına bağlanmış olduğundan, ayrıca kefil yönünden icra takibinin yapılmasının mükerrer ödeme yapılmasına sebebiyet vereceğini, ayrıca icra takibinde tahsilde tekerrüre meydan vermeme kaydının da olmadığını, davanın salt bu kayıt yokluğundan da reddi gerektiğini, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği TBK'nın 586.maddesine göre kefilin, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklının, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceğini, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerektiğini, hesap kat, takip, itirazın iptali dava tarihlerinde asıl borçlunun konkordato sürecine girmesi nedeniyle ihtarın sonuçsuz kaldığı veya borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğüne düştüğünden söz edilemeyeceği, ödenmeyen taksitlerin geçici mühlet kararından sonraya ait olduğunu, davacı bankanın konkordato sürecinde mahkemeye ve komiserliğe başvurarak alacak başvurusu yaptığını, konkordato süreci devam ederken kefil hakkında takibe geçilmesi ve dava açılmasının hukuki olmadığını, proje hakkında olumlu oy kullandığına göre projede belirlenen ödeme vadelerinin beklenmesi gerektiğini, vadede ödenmediği taktirde ancak o zaman kefile yönelmesinin mümkün olabileceğini belirterek erken açılan davanın reddine, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere tazminatın davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE : Dava; genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 03/09/2021 tarihinde tarafların katılımı ile anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmakla yargılama sürdürülmüştür.
... sayılı takip dosyasının gönderilen uyap kayıtlarının incelenmesinde; davacı - alacaklı tarafından davalı - borçlular hakkında genel kredi sözleşmesine dayalı olarak 2.600.000,00 TL asıl alacak, 422.268,49 TL işlemiş faiz, 21.113,42 TL BSMV olmak üzere toplam 3.043.381,91 TL alacağın tahsili isteğiyle ilamsız takibe geçildiği, yasal süresinde sunulan dilekçe ile davalı şirket yönünden İİK'nın 294.maddesi gereği takip yapılamayacağından takibin iptali gerektiği, davalı kefil yönünden asıl borçlu şirket hakkında konkordato projesinin tasdik edildiği, borçların projede öngörülen vade ve taksit oranlarına göre ödenmesine karar verildiği, onaylanan konkordato projesinin herkes için bağlayıcı olduğu, kefil yönünden ayrıca takip yapılmasının mükerrer ödeme yapılmasına sebebiyet vereceğinden ve icra takibinde tahsilde tekerrüre meydan vermemek kaydı olmadığından takibe itiraz edilmiş olmakla bu aşamada takibin durdurulmuş olduğu anlaşılmıştır.
... vekili tarafından konkordato talebi üzerine 26/11/2018 tarihli ara kararla her iki şirket hakkında konkordato talebine esas olmak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, 26/04/2019 tarihli kararla 1 yıl süre ile konkordato kesin mühleti verildiği, 21/12/2020 tarih .... sayılı kararla davacı şirketlerin konkordato tasdik talebinin kabulü ile konkordatonun tasdikine, İİK'nın 308/c maddesi gereğince konkordatonun kararın kesinleşmesi ile bağlayıcı hale gelmesine, kesin mühletin etkilerinin kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla kararın kesinleşmesine kadar devamına, davacı şirketler hakkında verilen kesin mühletin ve kesin mühletin sonuçlarının kararın kesinleşmesine kadar devamına karar verildiği,.... olduğu, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Mahkememizin ...Esasına kayıtla yapılan yargılama sonucu 24.11.2021 tarih ... sayılı kararla; davalı ....'ne yönelik davanın usulden reddine, davalının tazminat talebinin reddine, davalı ...yönelik davanın kabulü ile bu davalının ... sayılı takip dosyasında itirazının 2.600.000,00 TL asıl alacak 422.268,49 TL işlemiş faiz, 21.113,42 TL BSMV olmak üzere toplam 3.043.381,91 TL için iptaline, hüküm olunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş,.... sayılı kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, mahkememiz kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkememize gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
....sayılı kararında; "Uyuşmazlık, asıl borçlunun konkordato süreci işlerken alacağın tahsili amacıyla müteselsil kefilden alacağın talep edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
Davacı yanca, dava dışı ....ile imzalanan genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olan davalı ve şirket hakkında başlatılan icra takibinin davalıların itirazı üzerine durması nedeniyle takibin devamını sağlamak amacıyla eldeki itirazın iptali davası açılmış, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle ve bilirkişi raporu alınmaksızın davalı şirket hakkındaki davanın usulden reddine, davalı ...hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiş ise de,
Yukarıda açıklandığı üzere davalı asıl borçlu .... konkordato tasdik talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakta olup, bu durumda gelinen aşama itibariyle asıl borçlu şirket hakkındaki konkordato talebi reddedildiğinden ilk derece mahkemesince takip tarihi itibariyle alacak miktarının tespit edilerek davacının konkordato projesine olumlu oy verip vermediği araştırılıp, olumlu oy vermiş olması durumunda ve olumlu oy vermiş olmasının ve konkordato talebinin reddedilmiş olmasının itirazın iptali davasına ilişkin özel koşullar da gözetilerek davalı kefil Refik Güler'in sorumluluğu yönünden etkisi de tartışılmak suretiyle davalı ... sorumlu olduğu kanaatine varılması halinde davalı şirket ve davalı ...'in takip tarihi itibariyle borç miktarının ayrı ayrı hesaplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması uygun görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikteki delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " denilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası dosya mahkememizin.... Esasına kaydedilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası 10.03.2025 tarihinde temlik alan vekili .... davacı bankadan iş bu davaya konu alacağın temlik alındığını bildirmiş, ekinde temlik sözleşmesi ve temlik listesi örneği ve konkordato projesine verilen oylara ilişkin evrakı sunmuştur.
Temlik alan davacı vekili tarafından 10.03.2025 tarihli dilekçe ekinde .... sayılı kararıyla asıl borçlu .....'nin konkordato tasdik talebinin reddine karar verildiği, konkordato talebinin reddine karar verilmiş olmakla iş bu itirazın iptali davası yönünden davalı kefil için kredi sözleşmesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, asıl borçlu şirketle tahsilde tekerrüre yer verilmemek üzere varsa sorumluluğa konu miktarın belirlenmesi gerekmiş, dosya kaldırma kararı doğrultusunda rapor alınmak üzere bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 07.09.2021 tarihli raporunda; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda davalı asıl borçlu şirketin takip tarihi itibariyle borcunun 2.600.000,00 TL asıl alacak, 380.141,67 TL işlemiş faiz, 19.007,08 TL BSMV olmak üzere toplam 2.999.148,75 TL, davalı kefilin takip tarihi itibariyle borcunun 2.600.000,00 TL asıl alacak, 253.427,78 TL işlemiş faiz, 12.671,39 TL BSMV olmak üzere toplam 2.866.099,17 TL olarak hesaplandığını bildirmiştir.
Yargılamanın bu aşamasında davalı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmakla, iflas müdürlüğüne yazılarak iflas idare memuru atanıp atanmadığı, atanmış ise iflas idare memurlarının kimlik ve iletişim bilgileri ile ikinci alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığı sorulmuş, verilen yazı cevabında ikinci alacaklılar toplantısının henüz yapılmadığı, bu aşamada müdürlükçe iflas işlemlerinin yürütüldüğü bildirilmekle iflas müdürlüğüne tebligat yapılmış, sonrasında müflis şirketi temsil etmek üzere Av. ...a yetki verildiğine ilişkin 10.12.2025 tarihli ...sayılı dosyada karar alındığı anlaşılmış, bu aşamada ikinci alacaklılar toplantısının yapılması beklenilmiştir.
Sonrasında davalı şirketin ikinci alacaklılar toplantısı 27.11.2025 tarihinde yapılmış, buna ilişkin toplantı tutanağı, .... Müdürlüğünün 09.12.2025 tarihli yazı cevabı ekinde sunulmuş, incelenmesinde; alacaklılar arasında temlik alan....'nin de bulunduğu, kabul edilen alacağın 1.984.730,40 TL olarak yazılı olduğu anlaşılmış, temlik alan davacı vekili yargılama sırasında beyanında davalı şirket yönünden ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, bir kısım alacağın masaya kayıt olduğunu, reddedilen kısım yönünden .... esasına kayıt edilmiş, iş bu dava, davalı ...yönünden sürdürülmüştür.
Davacı banka ile asıl borçlu ..... arasında 12.01.2016 tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, davalının aynı limitle müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, davalının asıl borçlu şirketin yetkilisi olup eş muvafakatinin alınmasına gerek olmadığı, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi üzerine hesabın kat edilerek davacı banka tarafından asıl borçlu .... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek ihtarnamede belirtilen teminat mektubu bedellerinin deposunun istenildiği, ihtarnamenin asıl borçlu şirkete 07.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 24 saatlik sürenin eklenmesi ile temerrüdün 09.12.2018 tarihi itibarıyla oluştuğu, davalı kefile ihtarnamenin tebliğ edilemediği, temerrüdünün takip tarihi itibarıyla oluştuğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan inceleme, kaldırma kararı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmenin denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kredi faiz oranı hesabının kredi sözleşmesi hükümleri ve dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu, 05.12.2018 tarihli ihtarnameye konu teminat mektuplarının 31.12.2020 tarihinde nakde dönüştüğü, bu tarih itibarıyla bankaca ödenen tutarın 2.600.000,00 TL olduğu, takip tarihinin nakde dönüşmeden sonraya ilişkin olup nakde dönüşmekle davalı kefilinde nakit alacak olarak sorumluluğunun bulunduğu, takip öncesi davalı kefilin temerrüdünün oluşmadığı, takip tarihi itibarıyla borcun 2.600.000,00 TL asıl alacak, 253.427,78 TL işlemiş faiz, 12.671,39 TL BSMV olmak üzere toplam 2.866.099,17 TL olmakla bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmakla hükmolunun meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçtiği hususu kanıtlanamadığından davalının reddedilen miktar üzerinden yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile; davalı .... Esas) itirazının 2.600.000,00 TL asıl alacak, 253.427,78 TL işlemiş faiz, 12.671,39 TL BSMV olmak üzere toplam 2.866.099,17 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %47,85 oranında faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Hükmolunan meblağın %20'si oranında hesaplanan 573.219,83 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalının tazminat talebinin reddine,
Alınması gerekli 195.783,23 TL harçtan peşin alınan 36.756,45 TL ile icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 15.216,91 TL toplamı 51.973,36 TL'nin mahsubu ile kalan 143.809,87 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin kabul ve ret oranları da nazara alınarak 1.240,80 TL'sinin davalıdan, geri kalan 79,20 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 10.252,10 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren %94,17’si olan 9.654,40 TL ile 59,30 TL başvurma ve 51.973,36 TL peşin harç toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 414.592,89 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine,
Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2025
....
DAVACI
YARGILAMA GİDERLERİ:
Vekalet Tasdik Harcı : 8,50 TL
Dosya Masrafı : 2,50 TL
Posta Masrafı : 241,10 TL
Bilirkişi Ücreti : 10.000,00 TL
+------------------
Toplam 10.252,10 TL