İşçinin ücret, fazla çalışma ve ulusal bayram/genel tatil alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshine dayalı işçilik alacakları davasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Yargıtay, bir işçinin ödenmeyen ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile yıllık izin alacakları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı iddiasıyla açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesinin, işçilik alacaklarının ispatlandığı, feshin haklı nedene dayandığı ve işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı yönündeki tespitlerini yerinde bularak, davalı işverenin temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararı onamıştır; böylece, işverenin iddia ettiği istifa veya güveni kötüye kullanma suçlamasının işçilik alacakları ve feshin haklılığı bakımından sonuca etkili olmadığı da vurgulanmıştır.
9. Hukuk Dairesi         2026/951 E.  ,  2026/3228 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1643 E., 2025/1915 K.
DAVA TARİHİ : 02.10.2020
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/239 E., 2022/105 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 20.09.2010-12.10.2019 tarihleri arasında üretim sorumlusu olarak çalıştığını, fazla çalışma yapıp, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin haksız ve yersiz olduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının haklı bir sebep olmaksızın iş sözleşmesini istifa ederek feshettiğini, hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şikâyette bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamına göre davacının, davalıya ait işyerinde 20.09.2010-12.10.2019 tarihleri arasında üretim müdürü olarak çalıştığı, yapılan yargılama neticesinde davacının ödenmeyen ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmediği tespit edildiğinden davacının yaptığı feshin haklı nedene dayandığı, tanık beyanlarına göre fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatlandığı, ücret ve yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, fesihten sonra davacı hakkında suç duyurusunda bulunulmasının sonuca etkisinin olmadığı, işyerine giriş ve çıkış kayıtlarının dosyaya sunulmadığı, davacı tanıklarının üretim sorumlusu olarak çalışan davacının tüm çalışma dönemine birlikte tanık oldukları, buna göre davacının talebi ile bağlı kalınarak davacı tanık beyanlarına göre fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanmasının yerinde olduğu, banka hesap hareketleri ve ücret bordrosundaki tahakkuklarının karşılaştırılması suretiyle bakiye ücret alacağı, dosyaya sunulan yıllık izin formları uyarınca da bakiye yıllık izin ücretinin tespitinde yanlışlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmediğini,
2. Davacının yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel ücreti alacaklarının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin feshi ile davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.