Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satımdan kaynaklı menfi tespit davası; borçlunun icra takiplerine itirazı ve alacaklının mevcut ticari ilişki iddiası.
Özet: Davacının ticari satıştan kaynaklanan menfi tespit davasında, davalı şirket tarafından başlatılan icra takiplerine dayanak gösterilen, işyerinin kapanışından sonra düzenlenmiş faturalar ile kambiyo senetlerinden doğan borçları ve senet üzerindeki imzaları reddederek takiplerin iptalini ve kötü niyet tazminatı talep etmesine karşın, davalının ise aralarında ticari ilişki olduğunu, davacının işyerinde kullanmak üzere ürünler aldığını, borcuna karşılık davacının eşi tarafından teslim edilen ve bir kısmı ödenen senetlerin varlığını, faturalara itiraz edilmediğini belirterek davanın reddini ve icra inkar tazminatı hükmedilmesini savunduğu bir uyuşmazlıktır.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/33 Esas - 2025/987

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2025/33 Esas
KARAR NO : 2025/987
...
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/01/2025
KARAR TARİHİ : 23/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça, müvekkili aleyhine 26/04/2024 tarihli ... numaralı ve 04/07/2024 tarihli ... numaralı faturalar dayanak yapılmak suretiyle ... Esas sayılı dosyası üzerinden Genel Haciz Yoluyla Takiplere geçildiğini, müvekkilinin davalı şirkete böyle bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine başlatılan bu haksız icra takiplerinin iptaline karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin Mart/2024'te "..." adlı kendisine ait iş yerinin tüm resmi kapanış işlemlerini yaptırdığını ve bu tarihten itibaren faaliyet göstermediğini, takibe dayanak yapılan faturaların ise bu tarihten sonra düzenlenmiş olup, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında olduğunu, müvekkilinin bu faturaları ancak icra takipleri ile öğrendiğini, müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı şirketin aynı zamanda müvekkili aleyhine .... Esas sayılı dosyası üzerinden Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluyla İcra Takibi de başlatmış olup, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığından ve takibe dayanak yapılan senetler altındaki imzalar müvekkiline ait olmadığından imzaya itiraz edildiğini, taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme yapılmadığını, teamül oluşmadığını, hatta müvekkiline herhangi bir mal teslim edilmediği gibi takibe konu faturaların tebliğ de edilmediğini, davalının ise buna rağmen hangi mala ilişkin olduğu belli olmaksızın "Vade Fark Bedeli" adı altında iki ayrı fatura düzenlediğini, bu faturaları ayrı ayrı takibe konu ettiğini, alacak kalemlerinin hukuki dayanaktan yoksun olup, takiplerin bu nedenle de iptaline karar verilmesi gerektiğini, ayrıca, müvekkilinin, yetkilisi olduğu şirket ile alakalı olarak herhangi birine imza yetkisi vermesinin de söz konusu olmadığını, takibe konu faturalardaki malların müvekkili tarafından talep ve sipariş edilmediği gibi davalı tarafından da satılmadığını ve teslim edilmediğini, uyuşmazlığın alternatif yollarla çözümü için ... numaralı dosyası üzerinden dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de bir anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin takipler kesinleştikten sonra haberinin olduğunu, takiplerin haksız ve kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, .... Esas sayılı dosyaları ile başlatılan takiplerin iptaline, davalı aleyhine tüm dosya borçları üzerinden alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının tamamen kötü niyetli olarak ve icra dosyalarını sürüncemede bırakmak için işbu davayı açtığını, müvekkili şirket ile davacı arasında ticari ilişki söz konusu olup, davacının müvekkilinden farklı zamanlarda ... isimli işyerinde kullanmak ve satmak üzere fatura karşılığı çeşitli ürünler aldığını, davacı müvekkili şirketle aralarında mevcut olan ticari ilişkiden kaynaklı alacak-borç ilişkisi sebebi ile borçlarından mahsup edilmek üzere ekte sunulu tahsilat makbuzu karşılığında 27.03.2024 tarihinde 27.03.2024 tanzim tarihli ve 25.04.2024 vade tarihli 16.450,00 TL bedelli senedi, 27.03.2024 tanzim tarihli ve 25.05.2024 vade tarihli 16.450,00 TL bedelli senedi ve 27.03.2024 tanzim tarihli ve 25.06.2024 vade tarihli 16.450,00 TL bedelli senedi müvekkili şirkete teslim ettiğini, tahsilat makbuzundan da açıkça anlaşılacağı üzere senetleri müvekkili şirket çalışanına davalının eşi ...teslim ettiğini, bahse konu senetler müvekkili tarafından tahsil işlemlerinin yapılması için ... teslim edildiğini, ve vade tarihi 25.04.2024 olan ilk senet davacı borçlu tarafından ödendiğini, diğer yandan davacı-borçlu müvekkile borcunun olmadığını iddia etmişse de durumun gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin alacağı davacı-borçlu tarafından ödenmediğini, gerek müvekkiline ait ticari defterler gerekse davalı tarafın ticari defterleri incelendiğinde görüleceği üzere, davalı tarafça müvekkili tarafından düzenlenen ve mevcut ticari ilişkinden kaynaklanan faturalara ve içeriğine hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, haksız ve kötü niyetli olarak açılan işbu davanın reddi ile, davacı-borçlu aleyhinde alacak miktarının %20‘si oranında tazminata hükmedilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine, davacı aleyhinde alacak miktarının %20‘si oranında icra inkâr tanzimatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafça başlatılan ... Esas sayılı dosyalarına konu takiplerin iptaline ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılamada ön inceleme duruşması sırasında uyuşmazlığın niteliği belirlenmiş, esasa geçilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına karar verilerek, bu kapsamda davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması amacıyla defter ve kayıtların bulunduğu yer olan ... talimat yazılmış, talimat uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişi ...tarafından düzenlenen 19.06.2025 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilince rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, daha sonra verilen ara karar uyarınca dosyanın bu kez bilirkişiler Mali Müşavir... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ...'na tevdi edildiği ve anılan bilirkişilerce davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar, talimat yolu ile alınan rapor ve tüm dosya kapsamı incelenerek düzenlenen 11.09.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, itirazların değerlendirilmesi amacıyla yeniden aynı bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edildiği, 28.11.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerince beyan ve itirazlarda bulunulduğu, ancak düzenlenen bilirkişi raporlarının gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya uygun bulunduğu takdir olunmakla ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyalarına ve alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takiplerine karşı davacı ... tarafından açılan işbu menfi tespit davasının yargılaması sırasında, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde talimat mahkemesi aracılığıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda özetle; "Davalıya ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun şekilde ve zamanında yapıldığı, kayıtların birbirini doğruladığı ve ticari defterlerin sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı, 27.03.2024 tarih ve ... Nolu satış faturalarının ise "vade farkı faturası" olduğu, 27.03.2024 tarih ve ... nolu fatura bedeli olan 49.300,00 TL'ye karşılık 3 adet 49.300,00 TL tutarlı senetleri teslim aldığı, davalının 25.05.2024 vade tarihli 16.450,00 TL bedelli ve 25.06.2024 vade tarihli 16.400,00 TL bedelli senetleri protesto olması nedeni ile tahsil edemediği, "müşteriye iade senet" açıklaması ile 27.07.2024 tarih ve .... yevmiye no ile kayıtlarına aldığı, toplam 4 fatura ile 122.837,20 TL tutarında fatura düzenlediği, 2.591,91 TL protesto masraf ilavesi ile 125.429,11 TL davacıdan alacaklı olduğu, 28.03.2024 tarih 16.450,00 TL tutarlı senet tahsil edildikten sonra kalan 108.979.141 TL alacağı 04.07.2024 tarihinde 69.830,448 TL ve 20.08.2024 tarihinde 39.148,63 TL olarak "Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabı"na virman yaparak, davacının hesaplarının kapatıldığı, davalı tarafından düzenlenen ve davalı defter kayıtlarında bulunma zorunluluğu olmayan, ancak resmi evrak niteliği taşıyan irsaliyelerle ilgili dava konusu olmayan 27.03.2024 tarihli .... tarafından imzalanarak teslim alındığı, dava konusu olan 26.04.2024 tarihli .... Nolu sevk irsaliyesi düzenlenerek sevk edildiği,.... tarafından imzalanarak teslim alındığı, %20 kötü niyet tazminatı konusunda hukuki değerlendirme ve takdir hakkının Mahkemeye ait olduğu" hususlarının belirtilmiş olduğu, davalı kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor sonrasında davacı kayıtları ve tüm dosya kapsamındaki delillerin incelenerek değerlendirilmesi amacıyla Mahkememizce oluşturulan bilirkişi heyetince düzenlenen 11.09.2025 Tarihli Kök Bilirkişi Raporunda Özetle; .... Esas sayılı Dosyasında düzenlenen 23.08.2024 tarihli ödeme emrinde özetle; 3.706,72 TL Asıl Alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %51,75 avans faizi ile tahsilinin talep edildiği, borcun sebebinin 19.08.2024 tarih ve .... Esas sayılı dosyasında düzenlenen 09.07.2024 tarihli ödeme emrinde özetle; 69.830,48 TL tutarındaki toplam alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %51,75 avans faizi ile tahsilinin talep edildiği, borcun sebebinin 69.830,48 TL Miktarlı Tanzim Tarihli, Vade Tarihli Senet olarak belirtildiği, işletme defterinin Vergi Usul Kanunu’nun 193. ve 194. maddelerinde düzenlendiği, TTK’nın 64.3 maddesinde sayılan ticari defterlerden olmayıp, Vergi Usul Kanunu’na göre II. Sınıf Tacirin vergisinin hesaplanması için tutulan bir defter olduğu, işletme defterinde hesap düzeni gereği ödemeler, ödeme belgeleri, tahsilatlar, tahsilat belgeleri ve borç-alacak miktarlarının takip edilmediği, gelirler (satış faturaları, belgeleri) ve giderler (alış faturaları, belgeleri) takip edildiği, davacının 2024 yılı İşletme Defterinin HMK’nın 222. maddesi kapsamına giren ticari defterlerden olmadığı, 19.08.2024 tarihli 3.706,72 TL tutarlı davalının vade farkı faturasının, davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi defterinde ise kayıtlı olmadığının görüldüğü, vade farkının kanunen düzenlenmemiş ve yargı kararlarıyla geliştirilmiş bir kavram olduğu, özellikle tacirler arasındaki ilişkilerde alım-satım bedelinin vadesinde ödenmemesi durumunda, söz konusu bedel üzerine asıl alacağın yüzdesi olarak belirlenen tutarın ilavesi ile ödenmesinin kararlaştırıldığı durumlarda söz konusu olmakta ve .... Sayılı Kararında da vurgulandığı üzere; “..Hemen belirtilmelidir ki, vade farkı istenebilmesi için, yanlar arasında bu yönde yazılı bir sözleşmenin ya da bu doğrultuda oluşmuş bir teamülün bulunması şarttır. ....” taraflar arasında vade farkı istenebileceğine dair bir sözleşme, bu doğrultuda oluşmuş bir teamül görülemediğinden ve 19.08.2024 tarihli 3.706,72 TL tutarlı vade farkı faturasının davacının defterlerinde kayıtlı olmadığından davacının, 19.08.2024 tarihli 3.706,72 TL tutarlı vade farkı faturasından dolayı davalıya borcunun olmadığı tespit ve değerlendirmesine ulaşıldığı, takip konusu 69.830,48 TL tutarlı senedin tarafların defterlerinde kayıtlı olmadığı ve anılan senedin davacıdan teslim alınmış/davalıya teslim edilmiş olduğuna ilişkin bir belge veya senet aslı görülemediğinden davacının, davalıya anılan senet karşılığı 69.830,48 TL borcunun olmadığı tespit ve değerlendirmesine ulaşıldığı" hususlarının bildirilmiş olduğu, 30.09.2025 tarihli celsede davalı vekili vermiş olduğu beyanında; "Bilirkişi raporunun sonuç kısmında 69.830,48 TL miktarlı senedin, tarafların ticari defterlerinde bulunmadığını belirtmiş ise de davanın konusu senet değil faturalardır, hem dava dilekçesi hem cevap dilekçesi iki farklı faturanın menfi tespitine ilişkindir, tarafların ticari defterlerinde incelenmesi gereken husus iki farklı faturanın olup olmadığıdır, bilirkişi heyeti fatura bedellerini toplayıp senet gibi inceleme yapmıştır, rapor hüküm kurmaya yeterli değildir, yeni bir rapor alınmasını talep ederiz, savcılık soruşturması devam etmektedir, savcılık soruşturması sırasında davacı asil beyanlarında eşinin kendi adına işlem yaptığını bildiğini belirtmektedir, rapora itirazımızı tekrar ederiz" hususlarını belirttiği, taraf vekillerinin beyanları ile dosya kapsamına göre yapılan değerlendirme sonucu aynı celsede Mahkememizce, rapora yönelik olarak yapılan itirazların karşılanması ile.... nezdinde yürütülen icra takibinin dayanağı olan faturalar ile talimat yolu ile alınan bilirkişi raporu ile ekindeki fatura ve kayıtlar da incelenerek rapor düzenlenmesi amacıyla, dosyanın 11.09.2025 tarihli raporu düzenleyen bilirkişiler .... tevdi ile ek rapor düzenlenmesine ilişkin ara karar tesis edildiği, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler tarafından düzenlenen 28.11.2025 Tarihli Ek Bilirkişi Raporunda Özetle; "Kök raporda, "Takip konusu 69.830,48 TL Miktarlı Tanzim Tarihli, Vade Tarihli Senet tarafların defterlerinde kayıtlı olmadığı" ifadesi kullanılmış ise de anılan ifade sehven kullanılmış olup,.... dosyasında 2 adet toplam 69.830,48 TL tutarlı faturaların "Takip Dayanağı Belge" olarak UYAP’a kayıt edildiği, takip talebinde borcun sebebi olarak senet belirtilip, takip dayanağı belgelerin 2 adet toplam 69.830,48 TL tutarlı fatura olarak gösterilmesinin, diğer bir deyişle borcun sebebinin senet olarak gösterilip takip dayanağı olarak senet gösterilmemesinin sonuca etkisini Mahkemenin takdirine sunduklarını, .... Dairesi'nin takip dayanağı olan 2 adet toplam 69.830,48 TL tutarlı faturaların, davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi defterinde kayıtlı olmadığının görüldüğü, davacının işletme defterinde kayıtlı olmayan 1 adet 67.300,0 TL tutarlı faturaya ait sevk irsaliyesinin teslim alan bölümünde el yazısı ile .... yazıldığı ve yanında imza görüldüğü, davacının işletme defterinde kayıtlı olmayan 1 adet 2.530,48 TL tutarlı faturanın içeriğinin vade farkı, diğer bir deyişle hizmet faturası olduğu için sevk irsaliyesi düzenlenmesi kapsamında olmayıp, sevk irsaliyesinin de düzenlenmediği, davalının kendi ticari defterlerine göre .... takip dayanağı 2 adet toplam 69.830,48 TL tutarlı faturaların karşılığı, takip ve dava tarihleri itibari ile davacıdan 69.830,48 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında vade farkı istenebileceğine dair bir sözleşme, bu doğrultuda oluşmuş bir teamül görülemediğinden ve 04.07.2024 tarihli 2.530,48 TL tutarlı vade farkı faturası davacının defterlerinde kayıtlı olmadığından davacının, 04.07.2024 tarihli 2.530,48 TL tutarlı davalının vade farkı faturasından kaynaklanan, davalıya borcunun olmadığı tespit ve değerlendirmesine ulaşıldığı" hususlarının bildirilmiş olduğu, toplanan deliller sonucu Mahkememizce yapılan değerlendirmede taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, bu ilişkiye bağlı olarak davalı tarafça davacıya faturalar düzenlenerek ödenmeyen faturalardan dolayı icra takibine geçildiği, davaya konu takiplerden .... seri numaralı ve 3.706,72 TL tutarlı faturaya dayalı olduğu, ancak söz konusu faturanın bir mal ve hizmetin tesliminden kaynaklanan bir fatura olmayıp, vade farkından kaynaklanan bir fatura olduğu, bu faturanın davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olup, davacının kendi defterinde ise kayıtlı olmadığı ve taraflar arasında vade farkı istenebileceğine dair bir sözleşme ya da bu doğrultuda oluşmuş bir teamül de görülemediğinden söz konusu takibin dayanağını oluşturan 19.08.2024 tarihli 3.706,72 TL tutarlı vade farkı faturasından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varıldığı, davacının dava konusu yaptığı .... Esas sayılı dosyası ile talep edilen 69.830,48 TL tutarındaki alacağın dayanağının "senet" olduğu belirtilmiş ise de bu takibin senede değil 2 adet faturaya dayalı olarak başlatılan bir icra takibi olduğu, faturaların takip dayanağı belge olarak UYAP'a kaydedildiği ve davacı açmış olduğu işbu davada anılan takiplere dayalı faturalardan dolayı iddialarda bulunmuş olmakla, takip talebinde takip dayanağının senet olarak belirtilmesi esasa etkili bir yanlışlık olarak görülmemiş, takibin gerçek dayanağı olan faturalar esas alınarak yargılamaya bu doğrultuda devam olunarak davacının menfi tespit istemi incelenmiş olup, söz konusu takibe dayanak teşkil eden 2 adet faturadan 67.300,0 TL tutarlı faturaya ait sevk irsaliyesinin teslim alan bölümünde el yazısı ile ....yazıldığı ve yanında imza görüldüğü, 67.300,00 TL tutarındaki malların davacının eşi olan ve ticari işletmeyi birlikte işlettiklerini vermiş olduğu Savcılık ifadesinde belirten davacının, davalı ile bu şekilde sürdürdüğü ticari ilişki ve davalı taraf üzerinde yarattığı güven sonrasında eşinin yaptığı işlemlerden sorumlu olmadığını ileri sürmesinin, basiretli tacir olmanın hükümlerine ve iyi niyet kurallarına aykırı olması nedeniyle davacının bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiş, buna göre davacının mal teslimine ilişkin olarak düzenlenen 67.300,0 TL tutarlı faturadan dolayı davalıya borçlu olduğu, ancak aynı takibe konu diğer fatura olan 2.530,48 TL tutarlı faturanın vade farkına ilişkin olup, taraflar arasında vade farkı istenebileceğine dair bir sözleşme veya bu doğrultuda oluşmuş bir teamülün mevcut olduğu sonucuna varılamadığından davacının 2.530,48 TL tutarlı vade farkı faturasına ilişkin olarak davalıya borçlu olmadığı sonucuna varılmakla, davacının .... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin menfi tespit davasının kabulü ile davacının anılan takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacı hakkındaki söz konusu icra takibinin iptaline, ancak taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla davacının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yönelik feri nitelikteki isteminin reddine, davacının diğer icra takibi olan .... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin menfi tespit davasının ise kısmen kabulü ile, bu takibe dayanak oluşturan faturalardan vade farkı bedeli olarak düzenlenmiş bulunan 2.530,48 TL tutarındaki faturadan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, ancak davacının aynı takibe konu mal teslimine dayalı olarak davalı şirket tarafından düzenlenen 67.300,00 TL tutarlı faturaya ilişkin menfi tespit isteminin ise yerinde görülmediğinden reddine, yine taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki olması nedeniyle tarafların tazminata hükmedilmesine ilişkin fer'i nitelikteki istemlerinin de yasal koşulları bulunmadığından reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının dava konusu ... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin menfi tespit davasının KABULÜ ile; davacının anılan takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, davacı hakkındaki söz konusu icra takibinin İPTALİNE,
Davacının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yönelik feri nitelikteki isteminin reddine,
2-Davacının dava konusu ...Esas sayılı takip dosyasına ilişkin menfi tespit davasının KISMEN KABULÜ ile; davacının anılan takip dosyasından dolayı davalıya 2.530,48-TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, davacının bu miktarı aşan fazlaya ilişkin menfi tespit isteminin reddine,
3-Tarafların tazminata hükmedilmesine ilişkin fer'i nitelikteki istemlerinin yasal koşulları bulunmadığından reddine,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL harcın davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 1.255,67-TL harcın mahsubu sonucu artan 640,27-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı ile iade edilecek olan fazla harç dışında kalan, 615,40-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30-TL‬ harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 810,00-TL posta ve tebligat gideri, 23.000-TL bilirkişi ücreti ve 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 23.835,00-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 2.021,88-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yargılama sırasında yapılan 175,00-TL vekalet harç gideri ile 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.175,00-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 6.566,36-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca ve kabul edilen dava değerine göre belirlenen 6.237,20-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
9-Davalı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin 305,38-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 3.294,62-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025
...