Yargıtayın ameliyathane sorumlu hemşiresinin işçilik alacakları davasında, taleple bağlılık ilkesi ve imzalı ücret bordrolarının fazla çalışmanın ispatındaki kesin delil niteliğini incelediği karar.
Özet: Ameliyathane sorumlu hemşiresi olarak çalışan davacının, iş sözleşmesinin ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı feshedildiği iddiasıyla kıdem tazminatı, fazla çalışma ve diğer işçilik alacakları talebiyle açtığı davada, alt mahkemelerce davanın kabul edilip alacakların tanık beyanları ve bilirkişi raporuyla hesaplanmasına karşın, Yargıtay; ücret alacağı hesabında taleple bağlılık ilkesine aykırılık tespit ederek ve fazla çalışma alacaklarında imzalı ücret bordrolarının aksi ispatlanana kadar kesin delil niteliği taşıdığı, yazılı belge yokluğunda tanık beyanlarına başvurulabileceği ilkesini hatırlatarak kararı kısmen bozmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1892 E., 2025/1717 K.DAVA TARİHİ : 06.09.2019İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. İş MahkemesiSAYISI : 2019/657 E., 2022/208 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 05.05.2010-09.07.2019 tarihleri arasında ameliyathane sorumlu hemşiresi olarak çalıştığını, işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının emeklilikten sonra 16.04.2013- 09.07.2019 tarihleri arasında ameliyathane sorumlu hemşiresi olarak çalıştığını, iş sözleşmesine uygun şekilde çalıştırıldığını, ücretlerinin tamamının bankaya yatırıldığını, tüm mali sosyal haklarının eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacının işyerinde fazla çalışma yaptığının ancak ücretinin ödenmediğinin sabit olduğu, bu nedenle feshin haklı olduğu ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının çalışma saatlerini ve günlerini gösterir herhangi bir kayıt ve belgenin bulunmadığı, dinlenen tanık anlatımlarından davacının tanıklarla ortak çalıştığı dönemler dikkate alınarak haftada 8 saat fazla çalışma yaptığı, ayda bir pazar günü çalıştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından ücret kabilinden alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı sebeplerle feshedildiğinin ispatlandığı, kıdem tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, emsal ücret araştırması ve tanık beyanlarına göre aylık ücretin tespitinin yerinde olduğu, tanık beyanları ve dosyadaki delil durumu dikkate alındığında alacak kalemlerinin doğru ve denetime açık bir şekilde hesaplandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. İş sözleşmesinin istifa ile sona erdiğini,2. Davacının tazminata esas ücretinin bilirkişi tarafından hatalı belirlendiğini,3. Fazla çalışma ücreti talebi bakımından tanık anlatımlarına göre hesaplama yapılmasının hukuka ve içtihatlara aykırı olduğunu,4. Ara dinlenmenin hatalı belirlendiğini,5. Davacının ödenmemiş ücret alacağı ve yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; aylık ücret miktarı, iş sözleşmesinin feshi, dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinde davacının fesih tarihinde 9 günlük ücretinin eksik ödendiği beyan edilerek ücret alacağı talep edilmesine rağmen bir aylık ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre ücret alacağının hüküm altına alınması taleple bağlılık ilkesine aykırıdır.3.Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda dahi işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanık beyanlarına dayalı olarak davacının haftanın 5 günü 08.00-18.00 saatleri arasında, cumartesi günü de 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek haftalık 8 saat üzerinden fazla çalışma ücreti hesaplanmıştır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda davacının işyerindeki çalışma düzenini gösterir kayıtlar dosyada bulunmadığından fazla çalışmanın tanık beyanlarına göre kabulünde isabetsizlik bulunmamakta ise de davacı tanık beyanları incelendiğinde davacının cumartesi günleri 08.00-14.00 saatleri arasında çalıştığı anlaşılmakta olup saat 14.00'den sonra çalışıp çalışmadığı somut olarak ispatlanmamıştır. Dosyadaki ispat durumu dikkate alındığında davacının cumartesi günü çalışmasının saat 14.00'de sona erdiği gözetilerek fazla çalışma ücretinin yeniden hesaplatılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken soyut ve varsayımsal şekilde hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.