Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazasında tam kusurlu ölen sürücünün ailesinin sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı davasının gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, 27.12.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tam kusurlu olarak vefat eden sürücünün eşi ve çocuklarının, destekten yoksun kalmaları sebebiyle zorunlu mali mesuliyet sigortacısından talep ettikleri tazminata ilişkindir. Davacılar, ölen sürücünün kusurlu olmasına karşın kendilerinin üçüncü kişi konumunda olduklarını ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda kusursuz sayılarak destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandıklarını iddia ederken, davalı sigorta şirketi, kendi sigortalısının tam kusurlu olması nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığını ve taleplerin reddi gerektiğini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/82 Esas - 2025/1025
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO : 2025/82 EsasKARAR NO : 2025/1025...DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 30/01/2025KARAR TARİHİ : 30/12/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH :28/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 27.12.2013 tarihinde ...’ın sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile dava dışı...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, ...’ın hayatını kaybettiğini, ....ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı .... no’lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, bu aracın .... adına tescilli olup aracın işleteni ve .... kapsamında davalı sigorta şirketinin aracın işletilmesi esnasında meydana gelen zararlardan müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu, kaza tespit tutanağında olaydaki kusurun tamamının ...’a ait olduğunun belirtildiğini, ... her ne kadar kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olsa da desteğinden yoksun kalan davacıların üçüncü kişi konumunda olup kusursuz olduklarını, ölenin desteğinden yoksun kalanların meydana gelen kaza bakımından kusurlarının bulunmaması nedeniyle araç sürücüsü tam kusurlu olsa da destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandıklarını, bu durumun Yargıtay kararları ile de kabul edildiğini, meydana gelen kazanın 27.12.2013 tarihinde gerçekleştiğini, ...’ın bu kazada hayatını kaybettiğini, kazaya karışan her iki tarafın da meydana gelen netice bakımından kastının olmadığı anlaşılmakla birlikte taksirli davranışlarına göre sorumluluklarının devam ettiğini, yaşanan olayda taksirle ölüm neticesi meydana gelmiş ve kusurlu olan ... hayatını kaybetmişse de bu fiilin suç olmaktan çıkmadığını, fiilin tek başına suç oluşturmaya devam ettiğini, cezayı gerektiren bir fiilin meydana gelmiş olmasının ceza hukuku bağlamında dava zamanaşımının uygulanması için yeterli olduğunu, ...’ın hayatını kaybettiği 27.12.2013 kaza tarihinden itibaren 15 yıl geçmekle davanın zamanaşımına uğrayacağını, iş bu olay bakımından tazminat davasının davacılar adına .... 109/2 ceza zamanaşımı süreci içerisinde açıldığını, ...’ın ölümüyle müvekkili eşi ...’ın ile çocuklarının destekten yoksun kaldıklarını, davacı .... ...’ın annesi kendisine hamileyken, ...’ın ise 14 yaşında bir genç kız olma yolundayken babasını kaybettiğini, bu sebeple ekonomik zorluklar ve manevi acılar yaşadıklarını, uğranılan maddi zararların tazmini için davalı sigorta şirketine mail üzerinden 27.12.2023 tarihinde başvuru yapıldığını, hasar dosyası açıldığını, ancak ölenin %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle talebin reddedildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde de bir anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi uyarınca belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatlarının sigorta limiti aşılmamak üzere, şimdilik 50.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren, bunun mümkün olmaması halinde temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada yargılama sırasında verilen 01.12.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 184.107,07-TL olarak artırmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 23.01.2013/2014 tarihleri arasında .... no’lu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 250.000 TL olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü...’ın dava konusu kazada kusurunun bulunmadığını, bu sebeple müvekkil şirketin de sorumluluğunun olmadığını, Karayolları Trafik Kanunu 91. maddesine göre, Trafik Sigortalarının aynı Kanunun 85. maddesine göre işletene düşen hukuki sorumluluğu karşılamak üzere yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru yoksa işleten ve dolayısıyla sigortacıya düşen bir sorumluluğun da olmayacağını, müteveffanın davacılara gerçekten destek olduğunun ispatının gerektiğini, müteveffa ve davacılar ait güncel nüfus kayıt örneğinin dosyaya kazandırılarak başkaca destekçisi olup olmadığı ile destekçilikten çıkanların tespitinin gerektiğini, davacılara .... tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığı konusunda ... müzekkere yazılmasını, müvekkili şirketin avans faizi sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 27.12.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ...'ın desteğinden yoksun kalan eşi ve çocukları olan davacıların, uğradıkları destekten yoksun kalma zararlarının davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler ....tarafından düzenlenen 20.08.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekili tarafından beyanda bulunulduğu, davacılar vekili tarafından davaya konu taleplerin artırılması amacıyla ıslah dilekçesi sunulduğu, harçlandırıldığı, davalı sigorta şirketi vekili tarafından dosyaya esas hakkındaki beyanların sunulduğu ve duruşmalar sırasında beyanda bulunulduğu, dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu kazanın 27.12.2013 günü saat 12:50 sıralarında .... . kontrol kesiminin km: 011+800 virajlı kesimine geldiğinde, viraja hızlı girerek karşı yönden gelen trafiğin yol bölümüne girip karşı yönden gelen Mudurnu yönünde seyir halinde olan ....yönetimindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı bir trafik kazası olduğu, sürücü...’ın alkolsüz olduğu, diğer sürücü ...’ın ise 0.037 promil alkollü olduğunun belirtildiği, kaza tutanağını düzenleyen görevlilerin, meydana gelen olayda... plakalı araç sürücüsü ...’ın 2918 sayılı KTK’nunda belirtilen hız kuralına uymayarak aynı kanunun 84/g maddesinde belirtilen şeride tecavüz asli kusurlu hareketi yaptığını, diğer sürücünün olayda kusursuz olduğunu kanaat olarak belirttikleri, sürücü ...'ın yönetimindeki otomobil cinsi araç ile... yönünde seyir halinde iken aracının hızını hava yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurması, olay mahalline yaklaştığında yolun tehlikeli virajlı ve eğimli trafik levhalarını görerek hıznı azaltması ve aracın hızını düşürmesi, seyri sırasında kendi seyir şeridi üzerindeki şerit disiplinini muhafaza etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip, karşı yönden gelen trafiğin yol bölümüne girerek karşı yönden gelen ... plakalı araç ile çarpışarak olayın hazırlanması ve vukuuna neden olduğu, karşı yönden gelen trafiğin yol bölümüne girmenin 2918 sayılı KTK’nun 84/g maddesinde asli kusurlu hallerden sayıldığından sürücü ...'ın meydana gelen olayda asli kusurlu bulunduğu, sürücü...'ın olay mahallinde.... yönünden Mudurnu yönünde kendi seyir şeridi üzerinde seyir halinde iken ...plakalı araç tarafından çarpıldığı olayda kusursuz bulunduğu, bu nedenlerle müteveffa ... plakalı araç sürücüsü ...’ın olayda %100 ( yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü...’ın ise olayda kusursuz olduğu, davacı ...'ın ölen ...’ın eşi olup, davacı eşin kocasının ölümü nedeniyle destekten yoksun kalmakla tazminat talep edebileceği, diğer davacılar ... ile ... ...'ın ise müteveffa ...’ın çocukları olduğu, ...'ın 14.09.2011 doğumlu olup babasının vefat ettiği tarihte 2 yıl 3 aylık olduğu, .... ...'ın ise babasının vefatından yaklaşık 6 ay sonra 13.06.2014 tarihinde dünyaya geldiği, .... kararları uyarınca, yüksek öğrenime devam etmeyen hak sahibi erkek çocukların iş görebilirlik çağının başlangıcı 18 yaş ikmaline, kız çocukların ise çalışmamaları halinde evlenecekleri varsayılan 22 yaşına kadar, yüksek öğrenime devam etmeleri halinde ise 25 yaşına kadar anne ve babalarından destek görecekleri, müteveffanın gelirinin asgari ücret olduğu kabul edilerek değerlendirme yapıldığı, dava dışı .... adına kayıtlı olup, ...’ye 23.01.2013-23.01.2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... no’lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kaza tarihi itibariyle kişi başına ölüm halinde azami 250.000,00 TL teminat sağladığı, 27.12.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölen ve % 100 oranında kusurlu olduğu tespit edilen .... doğumlu ...’ın eşi ... için 3.796.856,75 TL, kızı ... için 367.073,62 TL, oğlu ...... için 314.824,84 TL destekten yoksun kalma zararı tespit edildiği, ancak Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin kaza tarihi itibariyle kişi başına ölüm halinde azami 250.000,00 TL teminat sağladığı, kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında talep edilebilecek miktarların davacılardan.... için 156.076,44 TL, .... için 15.089,20 TL, .... ... için 12.941,43 TL ile sınırlı olduğu, davaya konu kazanın ölümlü bir trafik kazası olması nedeniyle işbu davada uygulanacak zamanaşımı süresinin ceza zamanaşımı süresi olan 15 yıl olup dava tarihi itibariyle bu sürenin geçmediği hususlarının tespit edilmiş olması karşısında, davalı sigorta şirketinin zamanaşımına ilişkin savunması yerinde olmayıp, uyuşmazlığın esasına girilerek devam olunan yargılamada, davalı .....’ye kaza tarihini kapsar şekilde 23.01.2013-23.01.2014 tarihleri arasında.... no’lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı kamyonet sürücüsü...’ın davaya konu kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketine karşı kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortasını temin etmiş olması nedeniyle destekten yoksun kalma zararının tazminine ilişkin olarak işbu dava açılmış ise de kazaya karışan davalı nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin sigortaladığı aracın karıştığı trafik kazalarından dolayı araç işleteninin sorumluluğu ve sigorta limitleri kapsamında zarar görenlere karşı tazminle yükümlü olduğu, somut olayda; davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazada bir kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin de bir sorumluluğunun doğmadığı, kazanın oluşumunda tam kusurlu bulunan sürücü ...'ın desteğinden yoksun kalan davacıların üçüncü kişi konumunda olmalarının somut olayda davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu doğurmayacağı, davalı sigorta şirketinin kazaya karışan ve kazada kusuru bulunmayan karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasını temin etmiş olması nedeniyle, işletenden talep edilemeyecek bir zararın işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen davalı sigorta şirketinden de talep edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacıların yerinde görülmeyen davasının reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacıların yerinde görülmeyen davasının REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 615,40-TL harç ile yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu yatırılan 2.290,22-TL harçtan mahsup edilmesi sonucu, kalan 2.290,22-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı taraf davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalıya ödenmesine,5-Davalı tarafça yapılan toplam 175,00-TL vekalet harç giderinin davacı taraftan tahsili ile davalıya ödenmesine,6-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk giderinin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,7-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2025....