Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin, taraflar arasındaki sulh protokolünden kaynaklanan ödeme yükümlülüklerinin ihlali iddiasıyla açılan ticari itirazın iptali davasında görev değerlendirmesini içeren gerekçeli kararı.
Özet: Taraflar arasında imzalanan sulh protokolü kapsamında davalının taahhüt ettiği aylık ödemeleri yapmaması üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı vekili, davalının protokol hükümlerini ihlal ederek ödemeleri gerçekleştirmediğini, vaat edilen müdürlük görevini vermediğini ve haksız yere vekaletten azlettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Davalı vekili ise, protokolü ilk ihlal edenin davacı olduğunu, harcın eksik yatırıldığını ve davanın asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, 6102 sayılı TTKnın 5. maddesi uyarınca ticaret mahkemelerinin görevini kendiliğinden değerlendirmesinin yasal zorunluluk olduğunu vurgulamıştır.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/96 Esas - 2026/448
TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2026/96 EsasKARAR NO : 2026/448DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ : 03/02/2026KARAR TARİHİ : 11/06/2026YAZIM TARİHİ : 09/07/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... arasında, 23/05/2025 tarihinde, Sulh Protokolü başlıklı belge imzalandığını, bu belge kapsamında, 4. Maddeyle, ... ve ... Ltd. Şti. Aylık 100.000,00 TL ...'a ödeme yapacağının kararlaştırıldığını, ...'ın da ... Ltd. Şti.'de, aylık ödemelerin hiçbirisini yapmadığını, ... E. Sayılı icra dosyasıyla Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım aylarında ödemeleri yapmadığı için icra takibi yapılmdığını, ...'ın usul ve yasaya aykırı olarak, borca itiraz ettiğini, protokol kapsamında, ...'ın sunulan pay devir sözleşmeleriyle, ... Ltd. Şti. ve ... A.Ş. Hisselerini ...'a devrettiğini, bunun karşılığı olarak ...'ın, protokolden kaynaklanan hiçbir taahhüdünü yerine getirmediğini, protokolün 12.6 maddesine göre, ... Ltd. Şti.'nin ...'a verdiği, ...'ın da imzası olan, tapu devri, ... sözleşme devri, EPDK lisans devri, belediye ruhsat devri yetkileri içeren vekaletnamenin mevcut olduğunu, ...'ın bu vekaletnameyle yaptığı işlemlerden kaynaklı olarak ...'ın her ne suretle olursa olsun bir para ödemek zorunda kalması halinde (vergi, ceza, tazminat ve sair) ...'a rücu edebileceğinin taahhüt edildiğini, ayrıca iki defa 100.000,00 TL veya bir defa 1.000.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kalırsa, vekaletnameden azledebileceğinin kararlaştırıldığını, ...'ın bu vekaletnameyle yapılan işlemlerden dolayı kimseye bir lira dahi ödemek zorunda kalmadığı halde, müvekkili ...'ı hukuka aykırı olarak azlettiğini, ...'a vermeyi taahhüt ettiği müdürlüğü vermediğini, protokolü ihlal ettiğini, üstüne üstlük protokoldeki cezai şartları doğuracak davranışlarda kendisi bulunduğu halde, müvekkili bulunmuş gibi iftiralar attığını, davalarının kabulüne, ... E. Sayılı dosyada şimdilik 100.000,00 TL'lik kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üstüne bırakılmasını talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; harcın eksik yatırıldığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, protokol hükümlerini ilk ihlal edenin davacının bizzat kendisi olduğunu, protokol hükümleri davacı tarafça ihlal edilinceye kadar müvekkili tarafından aylık 100.000,00 TL miktarlı ödemeler gerçekleştirildiğini, davacı tarafın kendi ile çelişmekle birlikte davayı açmakta hukuki yararı da olmadığını, davacı taraf bir yandan 23.05.2025 tarihli protokole dayalı olarak çeşitli icra takipleri gerçekleştirirken diğer yandan da işbu protokolün iptalini talep etmekte olduğunu, dava eksik harç ile açıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddini, görev itirazlarının kabulü ile davanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini, neticeten haksız, hukuksuz ve mesnetsiz davanın hem usul hem esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.DELİLLER:-...cevabi yazısı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:Dava, taraflar arasında imzalanan protokolden kaynaklanan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 6102 sayılı TTK.'nun 5. maddesinde 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2. maddesi ile yapılan değişiklik sonrası Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki daha önce iş bölümü şeklinde mevcut olan ilişki görev ilişkisine dönüştürüldüğü için artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılan davalarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olup olmadığını kendiliğinden değerlendirmesi yasal zorunluluk haline dönüşmüştür.Özel hukuk alanında yapılacak yargılamalar sırasında uyulması gereken genel görev kuralları 6100 sayılı HMK 'da yer almaktadır. Bu yasanın 1. maddesi ile “Mahkemelerin görevlerinin ancak yasa ile düzenlenebileceği ve bu düzenlemenin de kamu düzenine ilişkin sayılması gerektiği” öngörülmüştür. Bunun doğal sonucu olarak taraflar ileri sürmese de mahkemelerin yargılamanın her aşamasında görevli olup olmadıklarını kendiliklerinden değerlendirmesi gerekmektedir. Bu genel düzenlemenin yanında bir de ticari hayatla ilgili düzenlemeler içen 6102 sayılı TTK mevcuttur. Ticaret yasamızın 3. maddesinde ticari işin tanımı yapılmış, 4. maddesinde ticari davaların neler olduğu sınırlı olarak sayıldıktan sonra, 5. maddesinde ise aksi kararlaştırılmadığı sürece tüm ticari davalar ile ilgili olarak Ticaret Mahkemelerinin görevli oldukları belirtilmiştir.Ticaret Mahkemelerinin görev alanını ticari davalar oluşturuyor ise, ticari davaların hangileri olduğunu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine bakarak belirlemek zorunluluğu vardır. Bu madde de ise ticari dava;1)Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri,2-)Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın,a)Ticaret Kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları,b)Türk Medeni Kanunu'nun rehin karşılığı ödünç verme ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 maddelerinde,c)6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun;-Mal varlığının veya işletmenin devir alınması ile işletmelerin birleştirilmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203 maddelerinde,-Rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde,-Yayın sözleşmesine ilişkin 515 ve 519. maddelerinde,-Komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ve 545. maddelerinde,-Ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547. ve 554. maddelerinde,-Havale hakkındaki 555. ve 560. maddelerinde,-Saklama sözleşmesini düzenleyen 561. ila 580. maddelerinde,d)Fikri Mülkiyet Hukukuna dair mevzuatta,e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen konulardan doğan hukuk davalarının TİCARİ DAVA ve ticari nitelikli çekişmesiz yargı işi sayılır, ancak hiçbir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale ve vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır şeklinde düzenlenmiştir.Ticaret yasanın 5. maddesi ile “aksine hüküm olmayan hallerde, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakması düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereği TTK'nın 4. maddesinde düzenlenen ve ticari dava kapsamında sayılan uyuşmazlıkların ticaret mahkemelerinin görev alanını oluşturduğunu kabul etmek gerekir. Bu genel kuralın yanında uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemenin yer aldığı metinde bu konu ile ilgili uyuşmazlığın açıkça ticaret mahkemelerinde çözüleceği öngörülmüş ise (örneğin İİK'nun 171/4) ya da yasa ile bu yasa kapsamındaki işlerin ticari dava sayılacağı öngörülmüş ise (1163 sayılı yasanın 99. maddesi vb. gibi) bu yasadan kaynaklanan davaların da ticaret mahkemelerinin görev alanında olduklarını kabul etmek gerekecektir. Somut olaya gelince; Davanın Ticaret Mahkemelerinin görev alanındaki ticari dava olarak kabul edilebilmeleri için yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği gibi tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bir konudan kaynaklanması veya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir.Davacı ... ve davalı ...'ın tacir olmadıkları, davacı ve davalı gerçek kişiler arasındaki ilişki sözleşmeden kaynaklanan alacaktan kaynaklanmakta olup, işbu sözleşme hükümleri TTK'da düzenlenmeyip, genel hükümlere tabi olması nedeni ile uyuşmazlığın Ticaret Kanununda düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın ticari dava olabilmesi için TTK nun 4/1 maddesi uyarınca davanın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir. Somut olayda, uyuşmazlığın taraflarının tacir olmadığı, işin ticari nitelikte olmadığı, bu haliyle TTK nun 4/1 maddesi koşulları oluşmadığı, bu nedenle ticaret mahkemelerinin görevli olmadıkları kabul edilip, mahkememizin görevsizliğine ilişkin kararı verilmesi gerektiği kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğunda dava dosyasının görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,Dair, davalılar Vekili Av. ...'ün yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2026Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.