Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ölüm ve cismani zarar tazminat davasının tarafların feragati üzerine reddine dair karar.
Özet: Kaza sonucu müvekkilinin yaşadığı geçici ve kalıcı iş göremezlik ile bakıcı ihtiyacı nedeniyle sigorta şirketinden talep edilen tazminat davasında, tarafların mahkeme huzurunda sulh olduklarını, ödemenin yapıldığını ve davadan karşılıklı feragat ettiklerini beyan etmeleri üzerine, mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunda tarafların talepleri olmadığı bildirilerek, ödenen harcın yasal düzenlemeler çerçevesinde iade edilmesi kararlaştırılmıştır.

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/155 Esas - 2025/702

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/155 Esas
KARAR NO : 2025/702
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/03/2024
KARAR TARİHİ : 22/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/10/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 15/05/2023 tarihinde dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki ... .... .... A.Ş.'ye KTK'nun 97. maddesi uyarınca başvuruda bulunulmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin kaza nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını ve bakıcı ihtiyacının doğduğunu, bu nedenlerle HMK'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 100,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak 100,00 TL ve bakıcı gideri tazminatı olarak 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL'nin kaza tarihi olan 15/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden poliçe teminat limiti dahilinde tahsilini istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı def'ilerinde bulunduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97. maddesi uyarınca müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, bu hususun Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/3847 esas ve 2020/823 karar sayılı ilamıyla da desteklendiğini, kazanın oluşumunda sigortalıları 46ADF817 plakalı aracın sürücüsü Nuri Çakır'ın kusurunun bulunmadığını, davacının ise emniyet kemeri/kask kullanmaması ve ehliyet durumunun belirsizliği nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, davacının maluliyetinin oluşmadığını ve maluliyet tespiti için Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca yetkili bir sağlık kuruluşundan rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin ise ZMMS Genel Şartları A.5.b. ve KTK'nun 98. maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda bulunduğunu, usulüne uygun başvuru olmadığından müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini ve talep edilen avans faizinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, HMK'nun 61. maddesi uyarınca davanın sigortalı ... Lojistik İnşaat Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne ihbar edilmesini ve haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER : Tarafların 21/10/2025 tarihli duruşmadaki beyanları, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş,
Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
(III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
(IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır.
310. maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir.
Davacı vekilinin 21/10/2025 tarihli duruşmada beyanında, davalı yan ile sulh olduk. Ödememiz yapıldı. Davadan feragat ediyoruz. Yargılama gider ve vekalet ücreti talebimiz yoktur. Feragat doğrultusunda karar verilsin şeklinde beyanda bulunduğunu,
Davalı vekili 21/10/2025 tarihli duruşmada beyanında, davacı yan ile sulh olduk. Ödeme yapıldı. Davadan feragat ediyoruz. Yargılama gider ve vekalet ücreti talebimiz yoktur. Arabuluculuk ücretinin müvekkil şirket üzerinde bırakılmasını talep ediyoruz, Feragat doğrultusunda karar verilsin, şeklinde beyanda bulunduğunu, tarafların davadan feragat ettiğini bildirdiği görülmüştür.
HMK'nun 309/4. maddesi uyarınca feragatin kayıtsız ve şartsız olduğu anlaşılmış, aynı Kanunun 309/2. maddesi uyarınca feragat, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, davaya son veren taraf işlemlerinden olduğundan aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2- Feragat ilk celseden sonra meydana geldiğinden, 615,40 TL maktu harcın 2/3'ü oranında hesaplanan 410,26 TL harcın peşin alınan 427,60 TL harçtan düşümü ile, artan 17,34 TL harcın istek halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
3-Davacının karşıladığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekili yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını bildirdiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı vekilinin talebi üzerine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibarilye KESİN olmak üzere karar verildi. 21/10/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır