İş sözleşmesinin feshi sonrası kıdem, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin Yargıtay temyiz incelemesi sonucu bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Davacı işçinin, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği iddiasıyla kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve ulusal/genel tatil ücreti alacaklarını talep ettiği, davalı işverenin ise fesih nedenlerine ve alacaklara itiraz ettiği uyuşmazlıkta, alt mahkemelerce davacının alacaklara hak kazandığına, fazla çalışma ve tatil ücretlerinin belirsiz alacak davasına konu edilebileceğine, tanık beyanlarına göre fazla çalışma ve tatil çalışmasının ispatlandığına, %30 hakkaniyet indirimi ve zamanaşımı hükümleri dikkate alınarak yapılan hesaplamaların yerinde olduğuna karar verilmiş ve temyiz incelemesinde bu kararların usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1331 E., 2025/2593 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 1. Asliye Hukuk (İş)MahkemesiSAYISI : 2023/594 E., 2024/354 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı Şirkette 02.08.2012 tarihinden itibaren kasap olarak çalıştığını, davacının 04.09.2023 tarihinde iş sözleşmesini noter kanalıyla davalı işverene gönderdiği ihtarname ile feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesinin sonlandırılması ile ilgili olarak ileri sürdüğü hususların haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının görev yeri değişikliğini kabul etmediğini, görev yeri değişikliği yazısını imzalamaktan imtina ettiğini ve akabinde 04.09.2023 tarihinde ihtarname göndererek iş sözleşmesini feshettiğini, ücretlerin zamanında ödendiğini, kendi vardiyasını kendisinin düzenlediğini, davacı istifa etmek suretiyle işten ayrıldığından kıdem tazminatına hak kazanmadığını, davalı Şirket nezdinde hiçbir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının belirsiz alacak davasına konu edilebileceği, iş sözleşmesini ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle fesheden davacının, fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacakları olduğunu ispat ettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının fesih ihtarnamesine göre fesih sebepleri arasında görev yerinin değiştirilmesinin bulunmadığı, davacı ve davalı tanıklarının beyanlarına göre davacının envanter sayımı dönemlerinde fazla çalışma yaptığı yine tüm ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığının ispatlandığı, hesaplamanın tanıkların davacı ile birlikte çalıştıkları dönem dikkate alınarak yapıldığı, işverence fazla çalışmaya binaen denkleştirme yapıldığının yazılı deliller ile ispat edilemediği, imzasız bordrolarda yer alan tahakkukların hesaplamadan mahsup edildiği, bu alacaklara uygulanan %30 hakkaniyet indiriminin makul ve yeterli olduğu, davacının yaşı ve kıdem süresine göre toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca hak ettiği belirlenen yıllık izin süresinden 61 günün kullandırıldığı veya karşılığının ödendiğinin işverence ispat edilemediği, kıdem tazminatı ve izin ücreti alacaklarında, ıslah tarihi itibarıyla fesih tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, belirsiz alacak davasına konu edilen fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarında ise dava zamanaşımı def'inin gözetildiği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,2. İş sözleşmesinin davacının istifası sebebiyle sona erdiğini, davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını,3. Salt tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, davacının fazla çalışma yapmadığını,4. Davacının ulusal ... ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını,5. Davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını,6. Hakkaniyet indirim oranının %50 olması gerektiğini sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ücreti ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının hesabı ve zamanaşımına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.