Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde elektronik sektöründe tescilli marka sahibinin, benzer ticaret unvanı kullanımından kaynaklanan marka hakkı tecavüzünün tespiti ve terkin davası.
Özet: Elektronik sektöründe tescilli marka sahibi davacının, davalı şirketin ticari unvanının kendi marka haklarına tecavüz ettiğini ileri sürerek tecavüzün durdurulmasını ve unvanın sicilden terkinini talep ettiği bu davada, davalının ticari unvanını fiilen kullanıp kullanmadığına dair dosyada kesin bir veri bulunmamasına rağmen, bilirkişi heyeti, unvanın davacı markasıyla olan benzerliği ve potansiyel tecavüz riski göz önüne alındığında, davalı şirketin ticari unvanının terkin koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceğini raporlamıştır.

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/219 Esas
KARAR NO : 2026/88
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/10/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/05/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin "....." ibaresiyle ..... tescil numarası ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 07/08/09/10/11/12/18/24/25/28/35/36/37/38/sınıflarda tescilli marka sahibi olduğunu, diğer yönden Müvekkili olan Şirket ile birlikte diğer ...... markası altında .... Bilgi Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti. ve ..... Teknoloji A.Ş. olmak üzere .... Şirketler Grubunun ana temsilcileri olduğunu, Grup’un, başta ..... cep telefonu ile eko sistem ürünler markasının Türkiye en büyük resmi distribütörü ve en fazla sayıda ..... mağazalarının sahibi ile işleticisi olmakla beraber, başkaca global markaların distribütör ya da ithalatçısı olarak da faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ayrıca Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 35. Sınıfta ..... tescil numaralı önceki başka bir marka tescili de bulunduğunu, İşbu kapsamda müvekkilinin "....." ibaresiyle tüketiciler nezdinde, piyasada, resmi kuruluşlar bünyesinde ve ülke genelinde elektronik sektöründe bilinen bir marka olduğunu, sehven tespit edilen husus çerçevesinde, davalı sıfatına haiz şirket ve/veya ortaklarının 18.10.2024 ilan tarihinde, ..... sicil numarasıyla, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ..... Teknoloji Sanayi Ve Ticaret Limited Şirket unvanıyla, müvekkilinin marka haklarına tecavüz etme yoluyla, aynı elektronik sektöründe şirket kuruluşu gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, önceki tarihli markanın ticaret unvanında kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturması, unvanın sadece markasal olarak kullanılması halinde söz konusu olmayacağını; markanın sahip olduğu işlevlere zarar verme anlamında tehlike oluşturan kullanımların da, markasal kullanım şeklini almamış olsa dahi, SMK'nın 29/1-a maddesi yollamasıyla aynı Kanun 7/3-e maddesi gereğince marka hakkına tecavüz teşkil edebileceğini, davalarının kabulü ile müvekkilinin marka haklarına tecavüzün durdurulması ve davalı şirketin ticaret unvanının bağlı olduğu ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete, dava dilekçesi ve ekleri TK 35. Maddesine göre 14/11/2024 tarihinde tebliğ yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacıya ait .... tescil numaralı ve "....+şekil" ibareli marka ile ..... tescil numaralı ve "...." ibareli markaların sicil kayıtları celp olunmuştur.
Dosya, davalının, davacılara ait markalarından doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, davalının ticaret ünvanının terkin koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 06/03/2025 tarihli raporu ile; "her ne kadar davalı yana ait ticaret unvanının kullanımı dosya içerisinden anlaşılamamakta ise de; ticari işlemlerin gerçekleştirilmesi ve ana ilkede ticari faaliyet gerçekleştirmek ve gelir elde edebilmek için kurulmuş olan ilgili firmanın bahse konu unvan ile ticari faaliyetler gerçekleştirdiğinin değerlendirilebileceği, bu eksende ilgili kullanımların davacı yana ait markadan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, ancak davalı yanın ilgili ticaret unvanının tescilinin ardından ticari sahada ticaret unvanını hiç kullanmadığı kanaatinin Mahkemeniz nezdinde oluşması halinde (ki ticaret unvanı kullanımına yönelik herhangi bir bilgi ve belge dosya münderecatında mevcut değildir.) bu halde herhangi bir tecavüzden bahsedilemeyeceği, zira markasal kullanım olmasa da ticaret unvanı kullanımının tescilli markaya tecavüz teşkil edebileceği yönündeki düzenlemede de asıl olan ticaret unvanının ticari sahada kullanılması halinde tecavüzün var olacağı yönünde olduğu, davalı yanın adına tescil ettirdiği ticaret unvanının ticari faaliyetlerinde kullandığına ilişkin dosyada veri olmadığından heyetçe kati bir değerlendirme yapılamadığı, davalı yana ait ..... Elektrikli Ürünler Satış Ve Pazarlama Ticaret Limited Şirketi şeklindeki ticaret unvanının terkini koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği" hususları tespit ve rapor etmişlerdir.
Dava, davalının, davacılara ait markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile davalının ticaret unvanının terkini talebine yöneliktir.
Markaya Tecavüz Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Bilirkişi heyetinin 06/03/2025 tarihli raporunda değerlendirildiği üzere; Marka hakkına tecavüz sayılan haller, 6769 sayılı SMK’nın 7. Maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.Maddede düzenlenmiştir. 7.maddede “marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29.maddede ise “marka hakkında tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmiştir.
Somut olayda, her ne kadar ..... Telekomünikasyon ve İletişim Araçları Limited Şirketi'ne ait “....” ibareli markalar, davalı yanın “.... ELEKTRİKLİ ÜRÜNLER SATIŞ VE PAZARLAMA TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ” şeklindeki ticaret unvanında esas unsur olarak aynen yer aldığı, bu nedenle davalının ilgili ticaret unvanını kullanmasının davacıya ait markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebileceği tespit edilmiş ise de, dosya kapsamındaki deliller ve bilirkişi incelemesi neticesinde davalı yanın ilgili ticaret unvanının tescilinin ardından ticari sahada ticaret unvanını kullandığına yönelik bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, ve bu durumun ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Markasal kullanım olmasa da ticaret unvanı kullanımının tescilli markaya tecavüz teşkil edebileceği yönündeki düzenlemede de asıl olan ticaret unvanının ticari sahada kullanılması halinde tecavüzün var olacağıdır, mevcut durumda herhangi bir tecavüzden bahsedilemeyeceğinden ve marka hakkına tecavüz davasının ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
...... ibaresinin davalının ticaret unvanından terkini talebi ile ilgili olarak SMK'nun 7/3-e md'sine göre "işaretin(markanın) tic. Ünvanı ya da işletme adı olarak kullanılması" marka hakkına tecavüz hallerinden biridir ve marka hakkı sahibine bu fiillerin önlenmesini (terkinini) isteme hakkı doğurur" denilmekte olup, davalının davacının markasına benzerlik oluşturan "......" ibaresini ticaret unvanında kullandığı ve bunun markasal kullanım olması nedeniyle bu yöndeki davacının davasının kabulü ile bu ibarenin ticaret unvanından terkinine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
-Davalıya ait ticaret ünvanından "......" ibaresinin terkinine,
-Davacının marka hakkına tecavüz davasının ispatlanamadığından reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen ticaret unvanının terkini davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 14.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.012,50 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 15.012,50 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 7.506,25 TL'sinin, davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Davacılar tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/04/2026
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır