Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinden, trafik kazası kaynaklı cismani zarar ve iş göremezlik nedeniyle talep edilen maddi tazminat davasında sigorta şirketlerinin dava şartı ve zamanaşımı savunmalarının incelendiği istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacının, sigorta şirketlerinden sürekli ve geçici iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat talebini içeren bir davayı konu almakta; davalı sigorta şirketleri ise özetle, geçerli bir başvuru yapılmaması nedeniyle dava şartı eksikliği ve zamanaşımı gerekçeleriyle davanın reddini savunmaktadır.

T.C.
DİYARBAKIRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİDosya No : 2026/1532 Karar No : 2026/1035Karar Tarihi : 07/05/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : Diyarbakır Asliye Ticaret MahkemesiDAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)Taraflar arasındaki yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı davalı ... Sigorta vekili ve davalı ... Sigorta vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, 6100 sayılı HMK md. 352 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:A)Tarafların İddia ve Savunmaları:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... poliçe numarasi ile sigortali bulunan ... yönetimindeki ... plakalı araç ... Bulvarınında ... çevre yolu istikametine seyir halinde iken ... batı girişi önüne geldiğinde orta şeritten sola dönüş yapmak isterken sol arka kısmıyla ... idaresindeki ... plakalı sağ ön kısmına çarpması sonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkil ... geçiçi ve kalıcı iş kaybı oluşturacak şekilde yaralandığını, ilgili Trafik kazası nedeniyle (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) 6100 sayılı Kanun 107.maddesi uyarınca belirlenecek (şimdilik) ... TL maddi tazminatın(... TL sürekli iş göremezlik, ... TL geçici iş göremezlik) sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.Asıl dava davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu taleplere ilişkin müvekkil sigorta şirketine yapılmış geçerli başvurusu bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketine eksik evraklarla başvuru yapıldıığını, bu eksiklikler giderilmeden dava yoluna gidildiğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, zira başvuru şartının yerine getirilmemesi sonradan giderilebilir bir dava şartı olmadığını, dava öncesi sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmanın amacı, dava yoluna gitmeden uyuşmazlığı çözüme ulaştığını, nitekim sigorta şirketi böylelikle uyuşmazlıktan haberdar olacak ve sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli ve yeterli belgelerin ibrazından itibaren (15) işgünü sonunda doğacağını, davacının dava açıldıktan sonra başvuru yapmasının bu bakımdan hiçbir anlamı bulunmadığını, motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğradığını, mağdur kaza tarihinde zararı ve tazminat yükümlüsünün kim olduğu hakkında bilgi sahibi olduğunu, zamanaşımı itirazımız yönünden itiraz ettiklerini zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda davanın usulden reddi gerektiğini, açıklanan re'sen dikkate alınacak sair nedenlerle müvekkil sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkili şirket adına vekaleten talep etmiştir.Birleşen ... esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... police numarasi ile sigortalı bulunan ... yönetimindeki ... plakalı aracın ... Bulvarını sol şeritten takiben ... çevre yolu istikametine seyir halinde iken ... batı girişi önüne geldiğinde aracının sağ ön kısımlarıyla, aynı istikameti orta şeritten takip eden ve sola dönüş yapmak isteyen sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın sol arka kısımlarına çarpması sonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ... Geçiçi ve kalıcı iş kaybı oluşturacak şekilde yaralandığını, kaza nedeni ile müvekkilinin beyin kanaması geçirdiğini, şu an hastanede olan müvekkilinin hala kendine gelmediğini, müvekkilinin aracı kullanan olmayıp ... Plakalı araçla yolcu olarak bulunduğunu, söz konusu aracın ...-... tarihleri arasını kapsayan ... numaralı poliçe ile davalı ... Sigorta A.Ş. şirketine trafik sigortalı olduğunu beyanla, ilgili Trafik kazası nedeniyle (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) 6100 sayılı Kanun 107.maddesi uyarınca belirlenecek (şimdilik) ... TL maddi tazminatın(... TL sürekli iş göremezlik, ... TL geçici iş göremezlik) sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.Birleşen ... esas sayılı davada davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusu kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olmadığını, zira, sürücüler kavşaklara yaklaştıklarında hızlarını azaltmaları, kavşak kollarının dikkatli bir şekilde kontrol etmeleri, gerekirse can ve mal güvenliği aşçısından duramayacak kadar yakın ve suratlı olan araçların geçişi beklemek kavşak şartlarının uygunluğu ile bu hakkı kullanmaları gerektiğini, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu ile kaza sonucu olayda meydana gelen zararın artmasına sebebiyet veren müterafik kusur durumu farklı olguları olduğunu arz, izah edilen nedenlerle ve kabul anlamına gelmemek üzere adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden bilirkişi raporu alınmasına, davanın reddine yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.B)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın gerekçesinde; "Bütün dosya kapsamı, iş bu Mahkememizce alınan kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu, davacının maluliyet durumuna ilişkin Mahkememizce alınan İstanbul ATK raporu ve değer arttırım dilekçesine göre; davalı ... sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan araç sürücüsünün %75 kusur ile trafik kazasının gerçekleşmesine sebebiyet verdiği, davalı ... sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan araç sürücüsünün %25 kusur ile trafik kazasının gerçekleşmesine sebebiyet verdiği, davacının ilgili kaza nedeni ile yaralandığı, yaralanmaya bağlı olarak davacıda kalıcı maluliyet oluşmaması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin asıl ve birleşen dosya yönünden reddine karar verilmiştir. Davacının yaralanmasına bağlı olarak iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğinin anlaşıldığı davacının geçici iş göremezlik zararının ... TL olduğu, davalı sigorta şirketlerince düzenlenen ZMMS poliçesi kapsamında kaza tarihi itibariyle sakatlanma başına maddi tazminat teminat miktarının ... TL olduğu dikkate alındığında davalı sigorta şirketlerinin ilgili tazminat yönünden davacı vekili talebiyle müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu, davacının vekilince değer artırım dilekçesi dikkate alınarak ... TL geçici iş göremezlik tazminatı yönünden asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. kanaatine varılmıştır. Ayrıca 2918 sayılı KTK.'nun 99/1. maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Dosya kapsamında asıl ve birleşen davada davalı sigorta şirketlerine yapılan başvuruların hangi tarihte tebliğ olunduğuna ilişkin bir evrak bulunmadığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihleri itibariyle itibaren temerrüdün oluştuğu; kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren davacı talebiyle bağlı kalınarak yasal faiz uygulanmasına " gerekçesiyle "Asıl Dava yönünden; sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkin ikame edilen davanın reddine, Birleşen Dava ... esas sayılı dava yönünden; ... TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.Mahkemenin ... tarihli Tashih Kararında : '' Mahkememizin ... esas ... karar sayılı kararın kısa kararı ile gerekçeli kararının hüküm fıkralarının çelişmemesi adına kısa kararın ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1 ve 2 nolu bentleri ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3 ve 4 nolu bentlerinde sehven maddi hata yapıldığı anlaşılmakla, kısa kararın ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (1) nolu bendinin, "1-Asıl Dava ve birleşen ... esas sayılı dava yönünden yönünden; sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkin ikame edilen davaların reddine, " şeklinde tashihen düzeltilmesine, kısa kararın ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (2) nolu bendinin, "2-Asıl dava ve birleşen ... esas sayılı dava yönünden; ... TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," şeklinde tashihen düzeltilmesine, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (3) nolu bendinin, "3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan ... TL peşin harcın ve ... TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan ... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına," şeklinde tashihen düzeltilmesine, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (4) nolu bendinin, "4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan ... TL peşin harç, ... TL başvuru harcı ve ... TL ıslah harcının toplamı olan ...TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," şeklinde tashihen düzeltilmesine, karar verilmesi gerekmiştir." gerekçeleri ile "Mahkememizin ... tarih ... Esas, ... Karar sayılı gerekçeli kararın ve kısa kararın hüküm fıkrasının (1) nolu bendinde yazılı "Asıl Dava yönünden; sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkin ikame edilen davanın reddine," ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "Asıl Dava ve birleşen ... esas sayılı dava yönünden yönünden; sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkin ikame edilen davaların reddine," ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde TASHİHİNE- Mahkememizin ... tarih ... Esas, ... Karar sayılı gerekçeli kararın ve kısa kararın hüküm fıkrasının (2) nolu bendinde yazılı "Birleşen Dava ... esas sayılı dava yönünden; ... TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "Asıl dava ve birleşen ... esas sayılı dava yönünden; ... TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde TASHİHİNE- Mahkememizin ... tarih ... Esas, ... Karar sayılı gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (3) nolu bendinde yazılı "Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan ... TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan ... TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına," ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan ... TL peşin harcın ve ... TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan ... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına," ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde TASHİHİNE,- Mahkememizin ... tarih ... Esas, ... Karar sayılı gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (4) nolu bendinde yazılı "Davacı tarafından başlangıçta yatırılan ... TL peşin harcı ve ... TL başvuru harcının toplamı olan ... TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "Davacı tarafından başlangıçta yatırılan ... TL peşin harç, ... TL başvuru harcı ve ... TL ıslah harcının toplamı olan ... TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde TASHİHİNE, -İşbu tashih kararının, Mahkememizin ... E.-... K. sayılı gerekçeli kararının eki sayılmasına ve taraflara tebliğine, '' şeklinde karar verilmiştir.C)İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı ... Sigorta vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçedeki teminat tutarıyla sınırlı olarak sorumlu olabileceğini, eldeki dava değerlendirilirken poliçe genel şartlarındaki ve kanundaki teminat kapsamı gözetilmesi gerektiğini, mevcut poliçenin sağladığı teminat kapsamında olmayan hiçbir talepten müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, maluliyet yokluğundan dolayı davacı davasını ispatlayamamış olduğundan geçici iş göremezlik tazminatı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemece verilen karara dayanak raporda davacının meydana gelen kazaya bağlı maluliyetlerinin bulunmadığı, tüm vücut fonksiyon kaybının oluşmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiğini, davacının sürekli sakatlığının bulunmadığının tespit olunmakla, bu tespite itirazlarının bulunmadığını, davacının sürekli sakatlığı bulunmadığından haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı maluliyeti bulunmadığına göre iyileşme süresi ve bakıcı ihtiyacı gerektirecek bir durum da söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kaza nedeniyle geçici iş göremezlik zararından bahsedilebilmesi için davacının gig döneminde çalışamaması ve bu süre içinde önceki kazançlarından yoksun kalması gerektiğini, davacının sgk ve vergi dairesinden gelen evraklarından da anlaşılacağı üzere kaza tarihinde çalışmadığı, yani kaza nedeni ile çalışamaması durumunun söz konusu olmadığını, bununla birlikte yerel mahkemece davacının gelir durumu, çalışma ve çalışmama durumunun net olarak belirlenebilmesi adına sosyal güvenlik kurumuna hizmet döküm evrakı için müzekkere yazılmalıyken eksik inceleme ile dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesinin ve bu doğrultuda hüküm kurulmasının kabulünün mümkün olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı poliçe kapsamı dışında olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket ancak ve ancak poliçe limitleri dahilinde, sürücüsünün kusuru nispetinde dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile sorumlu olduğunu, yargılama süresince usuli kazanılmış haklarının öncelikle korunması gerektiğini , bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri poliçe kapsamında olmadığını, meydana gelen kaza nedeniyle başvurucunun talep ettiği geçici iş göremezlik , geçici bakıcı ve tedavi giderinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, bu hususta sorumluluğun sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, kusur durumunun adli tıp trafik ihtisas dairesi tarafından tespiti gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranına katılmadıklarını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel ve Özel Şartları uyarınca, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu ancak sigortalı aracın kusuru oranında olduğunu, müvekkil şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. D)Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler ve Gerekçe: Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususların olup olmadığı değerlendirilerek yapılmıştır.İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıya bilgi ve belgelere göre; istinaf incelemesine konu ve esas teşkil eden eldeki asıl ve birleşen dava; haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hâkimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi görür. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re'sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Hâkim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz(Kuru, B./ Arslan, R./ Yılmaz, E. ; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 22. Baskı, Ankara 2011, s. 472). Anayasanın 141 inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2011 tarihli ve 2011/11-344 E., 2011/436 K. ile 29.02.2012 tarihli ve 2011/9-754 E., 2012/102 K. sayılı kararlarında da bu hususlar benimsenmiştir. Nitekim 07.06.1976 tarihli ve 1976/3-4 E., 1976/3 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan "Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir." şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır. HMK'nın 304. maddesinde düzenlenen “hükmün tashihi" yolu ile “hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar" yine 304. maddede belirtilen usul ile düzeltilebilir. “Hükmün tavzihi“ ise HMK'nın 305. maddesindeki düzenlemeye göre hükmün açıklanması veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesidir. Tavzih usulü HMK'nın 306. maddesinde düzenlenmiştir. Ayrıca HMK'nın 305/2. maddesine göre “hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." HMK'nın 305. maddesine göre hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hakim tavzih yolu ile hükümde unuttuğu talepler hakkında karar verip bunu hükmüne ekleyemez. Tavzih yolu ile kesinleşmiş olan hüküm sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. (Prof.Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı Baskı, 2001, cilt 5, sayfa 5270 vd.)Somut olayda davacı, asıl davada davalı ....'ye, birleşen davada ise davalı ... Sigorta A.Ş.'ye karşı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının tahsili istemiyle dava açmış; her iki dava dilekçesinde de geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından ayrı ayrı talepte bulunmuştur. Yargılama sırasında sunulan bedel artırımı (ıslah) dilekçesinde ise bilirkişi raporu doğrultusunda yalnızca geçici iş göremezlik tazminatı yönünden talep artırılmış, ... TL olarak talep edilen geçici iş göremezlik tazminatının ... TL artırılarak toplam ... TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Böylece davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin isteminin hem asıl hem de birleşen dava yönünden devam ettiği hususunda herhangi bir duraksama bulunmamaktadır.Buna karşın ilk derece mahkemesince kurulan kısa karar ve gerekçeli karar incelendiğinde; asıl dava yönünden yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verildiği, davacının asıl dava kapsamında ileri sürdüğü geçici iş göremezlik tazminatı istemi hakkında ise olumlu ya da olumsuz herhangi bir hüküm kurulmadığı, birleşen dava yönünden ise geçici iş göremezlik tazminatının kabulüne karar verildiği, davacının birleşen dava kapsamındaki ileri sürdüğü sürekli iş göremezlik tazminatı talebi hakkında olumlu olumsuz herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle hüküm fıkrasında, davacının asıl davadaki geçici iş göremezlik tazminatı ile birleşen davadaki sürekli iş göremezlik tazminatı talepleri hakkında mahkemenin nasıl bir sonuca ulaştığı anlaşılamamakta olup, hüküm fıkrası HMK'nın 297. maddesinde öngörülen açıklık, infaza elverişlilik ve her talep sonucu hakkında ayrı hüküm kurulması zorunluluğunu karşılamamaktadır.Mahkemece daha sonra verilen tashih kararı ile, ilk hükümde asıl dava yönünden hakkında herhangi bir karar verilmeyen geçici iş göremezlik tazminatı talebi ile birleşen dava yönünden hakkında hüküm kurulmayan sürekli iş göremezlik tazminatı talebi bakımından yeni hükümler oluşturulmuş; buna bağlı olarak harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkraları da yeniden düzenlenmiştir. Böylece ilk hükümde yer almayan talepler hakkında sonradan hüküm kurulmak ve buna bağlı fer'i sonuçlar yeniden belirlenmek suretiyle hükmün kapsamı değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklik, maddi hatanın düzeltilmesi niteliğinde olmayıp, ilk hükmün esasına yönelik yeni bir hüküm tesisi sonucunu doğurmaktadır.Oysa 6100 sayılı HMK'nın 304 ve 305. maddelerinde düzenlenen tashih ve tavzih müesseseleri, yalnızca yazı, hesap ve benzeri açık maddi hataların düzeltilmesine veya hükmün açıklanmasına yöneliktir. Bu yolla hüküm altına alınmamış bir talep hakkında ilk kez karar verilmesi, hükmün kapsamının değiştirilmesi veya tarafların hak ve yükümlülüklerini etkileyecek şekilde yeni bir hüküm tesis edilmesi mümkün değildir. Mahkemece ilk hükümde eksik bırakılan talep sonucu hakkında tashih yoluyla karar verilmesi, HMK'nın 297, 304 ve 305. maddelerine aykırı olup, usul hükümlerine uygun düşmemektedir. Bu nedenle, ilk hükümde yer almayan bir talep sonucu hakkında tashih yoluyla hüküm kurulması mümkün olmadığından, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacının asıl ve birleşen davalarda ileri sürdüğü talep sonuçları ile bedel artırımı dilekçesini birlikte değerlendirerek, her bir talep hakkında ayrı ayrı, açık, infaza ve denetime elverişli şekilde, olumlu veya olumsuz hüküm kurmak, ilk hükümde karar altına alınmayan talep sonucu hakkında sonradan verilen tashih kararıyla hüküm kapsamının genişletilemeyeceğini gözeterek tüm talepler hakkında yeniden hüküm tesis etmekten ibarettir. Davalılar vekilllerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-6 ve m. 355 hükümleri uyarınca esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi uyarınca re'sen gözetilen sebeplerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine, kararın kaldırılma nedenine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta vekili ve davalı ... Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi yönünden re'sen KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-6 ve 355. maddeleri uyarınca esası incelenmeksizin KALDIRILMASINA, 2-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-Kararın kaldırılma nedenine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,4-492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan maktu istinaf karar harcının istinaf edenlere ayrı ayrı iadesine,5-İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılacak yargılamada verilecek hükümdeki yargılama giderleri ile birlikte değerlendirilmesine,6-İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,8-İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın icrasına yönelik alınmış bir icranın geri bırakılması kararı ve tarafça yatırılan bir teminat olması halinde İİK md. 36/5 gereği teminatın tarafa iadesine,