İşe iade kararına rağmen işe başlatılmayan işçinin kıdem, ihbar, iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve yıllık izin alacağı taleplerinin Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Haksız fesih sonrası işe iade davası lehine sonuçlanan ancak işe başlatılmayan işçinin kıdem, ihbar, iş güvencesi tazminatları, boşta geçen süre ücreti ve yıllık izin alacakları talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen hükmün, asıl işveren konumundaki davalı belediyenin işe iadenin mali sonuçlarından sorumlu tutularak davacının işe başlatılmadığı gerekçesiyle alacaklara hak kazandığı ve yıllık izin alacağı talebindeki derdestlik itirazının yerinde olmadığı yönündeki bölge adliye mahkemesi kararının, temyiz sebeplerinin bozulmayı gerektirir nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından onanmasıdır.
9. Hukuk Dairesi         2026/444 E.  ,  2026/2609 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1490 E., 2025/2103 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/44 E., 2023/58 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini, işe iade davasının lehine sonuçlandığını ve kesinleştiğini, hak ettiği tazminat ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, feshin haklı nedene dayandığını, işe iade başvurusunun süresinde yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davacıya 08.09.2010 tarihinde 1.755,96 TL, 09.03.2012 tarihinde 2.923,63 TL, 10.09.2013 tarihinde 2.013,54 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, yıllık izin ücreti talebinin ... 4. İş Mahkemesinin 2020/494 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, iş bu talebin derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talepler miktar itibarıyla kısmen hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya bağlı işyerinde, hizmet alım sözleşmesi yüklenicisi şirketlerin işçisi olarak çalıştığı, davalı ile işçinin çalışmasının kayıtlı olduğu şirketler arasında 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, bu kapsamda Mahkemece davalı Belediyenin işe iadenin mali sonuçlarından sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından sonlandırıldığı, bunun üzerine davacının açmış olduğu işe iade davasının lehine sonuçlandığı, verilen işe iade kararının kanun yolu denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının kesinleşen işe iade kararı sonrası yasal süresi içerisinde işe başlatılması için davalıya ihtar gönderdiği, ihtarname davalıya tebliğ edildiği ancak işe iade sonrası davacı işe başlatılmadığından bakiye kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacaklarına hak kazandığı, bakiye yıllık ücretli izin süresinin işçiye kullandırıldığının ya da fesihte karşılığının ücret olarak ödendiğinin davalı tarafça kanıtlanmadığı, davalı vekili yıllık ücretli izin alacağına ilişkin talebin ... 4. İş Mahkemesinin 2020/494 Esas sayılı dosyasında derdest olduğundan derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüş ise de söz konusu davanın yapılan yargılaması neticesinde, iş sözleşmesi askıda olduğu ve fesih henüz kesinleşmediğinden yıllık ücretli izin alacağı talebinin usulden reddine karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği, derdestlik itirazının yerinde olmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Husumet itirazının dikkate alınmadığını,
2. Davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını,
3. Davacının boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ile iş güvencesi tazminatının bulunmadığını,
4. Yıllık ücretli izin alacağının derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ile iş güvencesi tazminatının ispatına ilişindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.