Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinin kaçak elektrik tüketimi iddiasına dayalı abone sözleşmesi menfi tespit davası istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir elektrik abonesinin, elektrik dağıtım şirketinin haksız ve usulsüz olduğunu iddia ettiği kaçak elektrik kullanım bedeli faturasına karşı açtığı menfi tespit davasıyla ilgilidir. Davacı abone, faturadaki borcun hayali olduğunu, herhangi bir kullanım olmadan tahakkuk ettirildiğini ve kaçak tespit tutanağının yasal düzenlemelere uygun olmadığını ileri sürerken; davalı şirket ise abonenin nötr hattını keserek ve sayaç manipülasyonu yaparak kaçak elektrik kullandığını tespit ettiğini, bu tespitle yapılan tahakkukların mevzuata uygun olduğunu savunmaktadır. İlk derece mahkemesi ise dosyada sunulan kanıtlar ve bilirkişi raporu ışığında tarafların iddialarını değerlendirmektedir.

T.C.

DİYARBAKIR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
10. HUKUK DAİRESİ
Dosya No : 2024/3505
Karar No : 2026/1072
Karar Tarihi : 14/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
Taraflar arasındaki yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, 6100 sayılı HMK md. 352 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A)Tarafların İddia ve Savunması:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline davalı kurum tarafından haksız ve usulsüz olarak ... tarihinde ... TL değerinde ... fatura numarası ... tesisat numarası ile kaçak fatura bedeli tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin davalı kurum nezdinde söz konusu tahakkuk faturalarına itiraz ettiğini ancak itiraz dilekçesinin herhangi bir sebep ve delil gösterilmeksizin reddedildiğini, söz konusu fatura bedellerinin gerçek dışı olduğunu, kullanıcının abone olması halinde EPTHY’nin 42. 43. 44. 45. 46 ve 47 maddelerine göre; öncelikle kaçak kullanım tespitinin (kaçak elektrik tespit tutanağı) yapılması, bu tespit ve tutanağa istinaden süre ve tüketim miktarının hesaplanarak tahakkukunun yapılacağı ve tespitle birlikte cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulacağının öngörüldüğünü, öncelikle davalı kurum tarafından kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağın mezkur yönetmelik hükümlerine uygun tanzim edilip edilmediği incelendiğinde usulüne uygun kaçak tespit sürecinin başlatılmadığının anlaşıldığını, usulsüz ket tutanağına dayanak tahakkuk yönünden davacının davalı kuruma borçlu olmadığının tespitinin gerektiğini, tahakkukun yürürlükteki yasa hükümlerine ve EPDK mevzuatına aykırı olduğunu, hakkında herhangi bir kullanım olmadan ... tarihinde ... TL değerinde ... Fatura numarası, tesisat numarası ... olan sayaca ceza tahakkuk ettirildiğini, hayali tahakkuk sonucu oluşan fatura tutarındaki borç için borçlu olmadığının tespiti ile müvekkiline ait abonenin davalı kurum nezdinde tesisat abonesine elektrik enerjisinin kesilmemesi için tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelikteki hükümlere göre düzenlenen Perakende Satış Sözleşmesine göre elektrik dağıtım faaliyetini yürüttüğünü, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine ikame edilen davanın usul ve yasaya aykırı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu abonelikte yapılan kontrollerde "abonenin giriş nötr hattını kopararak izole edip nötr cihazı kullanarak sayacı uyutup kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, bağlantının iptal edildiğini ve görüntünün alındığını, abone engelinden ötürü enerjinin kesilemediğini, kaçak tespitinden ötürü davacıya ... TL kaçak tahakkuku yapıldığını, tahakkuk bedelleri yönünden davacı tarafından dava açılmış olmasının davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, müvekkili şirket personelleri tarafından dava konusu yere ilişkin tutulan kaçak tutanaklarının EPDK yönetmeliğinin belirlediği usule uygun eksiksiz ve okunaklı olarak düzenlendiğini, bu sebeple davacının kaçak tutanağına ilişkin iddia ve itirazlarının yersiz, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
B)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesi tarafından ... tarihli kararla "...Dava, kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. Dosyada mübrez Kaçak Kayıt Dökümünden anlaşıldığı üzere, davalı tarafından davacıya ... tarih ve ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz kullanımı yapıldığı, bu kullanımın Abonenin giriş nötr hattını kopararak izole ettiği, nötr cihazı kullanarak sayacı uyutup kaçak kullanım yaptığı, bu kaçak kullanıma bağlı olarak 15 günlük kaçak ve 34 günlük eksik tüketime bağlı olarak (...) fatura numaralı ... TL borç tahakkuk edildiği ve anılan tutarın davacı tarafından ödenmediği anlaşılmıştır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-c maddesinde, " (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;...c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,... kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." düzenlemesi yer almaktadır. Davalı tarafça kaçak kullanım iddiasına dair CD sunulduğu görülmekle, dosyada mübrez ... tarihli teknik bilirkişi raporunun incelenmesinde; bilirkişi tarafından anılan CD'nin, kaçak elektrik tespit tutanağına ait kaçak kayıt dökümünün, kaçak tespit tutanağının, abone denetim formunun, tesisat endeks dökümünün irdelendiği, neticeten davacının ticarethane kullanım yerinin Çikolata Şeker imalat paketleme yeri olduğu, Davacı için davalı kurum ekiplerince ... tarihinde ... muta ve (...) fatura numaralı "Nötr Hattını keserek Kaçak Elektrik kullanmak” iddiası kapsamında kaçak tespit tutanağı hazırlandığı, ... görevlilerince hazırlanan tutanaktaki kaçak kullanım gerekçesinin yönetmelik gereği kaçak kullanımı kapsamına girdiği, kaçak tespit tutanağında bahsi geçen videoda, sayaç ve kablonun görüldüğü, nötr hattının kesilerek kumanda sisteminin yapıldığını gösteren görüntülerin bulunduğu, Nötr Hattının kesik olduğu, harici nötr kullanıldığı, davacının sayacının ... tarihinde değiştiği, tesisat endeks dökümünden kaçak tespitinin yapıldığı ... tarihinden önceki tüketimler ve sonraki dönemlerde de herhangi bir belirgin artışın olmadığı tespitleri teknik bilirkişi tarafından yapılmıştır. Neticeten Mahkememizce yapılan değerlendirmede; dava konusu tesisat hakkında hazırlanan ... tarihli kaçak tespit tutanağında kaçağa konu husus olan "Nötr Kesik olması, Sayacın uyutulması şeklinde kaçak kullanım”ın mevzuat gereği kaçak kullanım kapsamına girdiği, kaçak tespit tutanağının usulünce düzenlendiği, bilirkişinin "... tarafından gönderilen ve dava dosyasında bulunan kaçak tespit tutanağında bahsi geçen nötr kumandasına ait kablo video da görülmekte olup, Sayaca ait Nötr sayaca girişi yapılmadan Kesik olarak, izole bant ile sarıldığı, başka bir kablo ile de sayaca giriş yapıldığı, Bu durumda davacı sayacı kumanda sistemi ile istediği zamanlarda çalıştırıp durdurabilmektedir. Bu nedenle de kaçak kullanım adı “kumanda sistemi” olarak belirtilmiştir." şeklindeki ifadelerinden kaçak kullanım olduğu hususunun somut verilerle gerekçelendirildiğinin anlaşıldığı, bu nedenlerle taraf vekillerinin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarına itibar edilmemiş, dosyada mübrez bilirkişi raporundaki hesaplamanın denetime elverişli, açık ve anlaşılır olmakla hükme esas alınacağı kanaatine varılmakla, bilirkişinin olması gereken kaçak tüketim tahakkuku hesabına itibar edilmiş; ceza ve vergiler dahil ...'nin fazlası kısmına yönelik davacının borçlu olmadığının tespitine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki gerekçeyle "
1-Davanın kısmen kabulü ile; davacının, ... tesisat, ... sayaç numaralı aboneliğine ilişkin ... tarihli ve ... seri numaralı Kaçak Elektrik tutanağı nedeniyle tahakkuk edilen ve ... tarihli ... fatura numaralı ... TL bedelli faturaya konu edilen kaçak tahakkuk bedelinin ... TL'sinden davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
C)İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; davalı kurum tarafından müvekkiline haksız ve usulsüz olarak ... tarihinde ... TL değerinde ... fatura numarası ... tesisat numarası ile kaçak fatura bedeli tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin, davalı kurum nezdinde söz konusu tahakkuk faturalarına itiraz ettiğini ancak itiraz dilekçesinin herhangi bir sebep ve delil gösterilmeksizin reddedildiğini, müvekkilinin, kaçak elektrik kullanmadığını ancak kaçak elektrik kullanmış olsa bile, kaçak elektrik kullandığının tespit edilmesi ve bu durum sonucunda kendisi hakkında uygulanacak işlemleri, EPTHY hükümleri açıkça hükme bağladığını, adı geçen Yönetmelikteki işlemlerden birinin bile yanlış uygulanması veya hiç uygulanmaması halinde, kaçak tespit sürecinin hukuka uygun bir şekilde yapıldığından söz edilemeyeceğini, davamıza konu olan bu tahakkuk abone borcuna ilişkin olmadığı gibi, kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden yapılmış bir tahakkuk da olmadığını, davalı şirketin tamamen keyfi olarak bir borç tahakkuku yarattığını, davalı kurum tarafından kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağın mezkur yönetmelik hükümlerine uygun tanzim edilip edilmediği incelendiğinde usulüne uygun kaçak tespit sürecinin başlatılmadığının anlaşılacağını, usulsüz ket tutanağına dayanak tahakkuk yönünden davacının davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, kaçak kullanımının tespiti anında tutanak tutulurken tutanağın görevli personeller, tanık ve abone tarafından imzalanması gerektiğini, abonenin imzadan imtina etmesi durumunda kolluk veya muhtar tanık olabileceğini, ancak tutanak incelendiğinde abone temsilcisi veya muhtar, tanık imzalarının olmadığının görülmekte olduğunu, bu nedenle düzenlenen kaçak elektrik tutanağı dayanaktan yoksun olduğundan tahakkuk edilen borç ile ilgili haksız şart söz konusu olduğunu, kaçak kullanımın tespiti halinde yapılan işlemlerin, kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanması ve tüketicilerin bilgilendirilmesi gerektiğini, ancak davalı kurumun müvekkilini bilgilendirmediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi ile kaldırılarak davanın kabulüne yönelik yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulmasını talep ettiklerini, davacının dilekçesinde ileri sürdüğü hususların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının kaçak elektrik kullanmış olduğunun kaçak elektrik kullanım tutanağıyla sabit olduğunu, ... tarihinde sayaç ayar rapor sonucuna istinaden yapılan incelemelerde sayacın ölçü devresine müdahale edildiği tespit edilmiş olup, kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde belirtilen maddelere istinaden yapılan tahakkukta hata gözükmediğini, mahkemece verilen kararın gerekçe kısmında dile getirilen hususlara baktığımızda, aslında hiçbir gerekçenin olmadığını, sadece bilirkişi raporunun karara dayanak olarak alındığını, dava dosyasının yeni bir üçlü bilirkişi kuruluna tevdii edilerek yeni bir bilirkişi raporunun düzenlenmesinin sağlanması gerektiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun bilimsel gerçeklikten uzak ve varsayım üzerine kurulduğunu, kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli resmi evrak niteliğinde olduğunu, mahkemece bilimsel olmayan, somut gerçeklikten uzak, denetime elverişsiz raporlar hükme esas alınarak hukuka aykırı olarak karar verildiğini beyanla usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının bozulması, icranın geri bırakılması kararı verilmesi, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
D)Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler ve Gerekçe:
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususların olup olmadığı değerlendirilerek yapılmıştır.
Dava, davalı tarafça düzenlenen kaçak/usulsüz elektrik faturası nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemelerince verilen kararlar aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Ancak; yerel mahkeme tarafından hükmün verildiği tarih itibarı ile yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde; "Miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın Ek 1. maddesinin 1. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298'inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmü düzenlenmiş bulunmaktadır.
Öte yandan, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ya eklenen Ek madde 1/2 gereğince HMK'nın 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüş olduğundan, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile yapılan parasal sınırlar, ancak söz konusu Kanun’un yürürlüğe girdiği 02.12.2016 tarihi ve sonrasında (2017 takvim yılı başına kadar) verilen ilk derece mahkemesine ait kararlar yönünden esas alınabilecektir. Ayrıca 04.06.2025 ve 7550 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın Ek madde 1/2 gereğince HMK'nın 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağı düzenlenmiş olup HMK'nın Ek 1. maddesinin 3. fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
7550 sayılı Kanun, HMK'da daha önce değişiklik yapan çok sayıdaki kanundan farklı olarak içerdiği düzenlemelerin derdest davalarda uygulanıp uygulanamayacağı, uygulanacaksa ne şekilde uygulanacağı ile ilgili bir geçiş hükmü öngörmemiştir.
Kanun yoluna başvuru hakkı kararı kanun yoluna konu olan mahkemenin nihai kararını verdiği tarihte doğar ve bu hakkın kullanılıp kullanılamayacağı da kararın verildiği tarihte geçerli olan parasal sınıra göre belirlenir. Zira aksine bir düzenleme olmadıkça usul hükümleri Resmî Gazete'de yayımlandığı tarih itibariyle derhal yürürlüğe girer ve hükmün yürürlüğe girmesinden sonra verilen kararlar için derhal uygulanır (Muhammet Özekes, Tolga Akkaya, Pekcanıtez Usul, Medeni Usul Hukuku, Cilt IV, İstanbul Mayıs 2025, 16. Bası, s.3892).
7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yapılan ve 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik karşısında dava tarihindeki parasal sınırların mı yoksa karar tarihindeki parasal sınırların mı esas alınacağı konusu irdelendiğinde; Mahkemece verilen karar tarihi itibariyle kanun yolu hakkının doğup doğmadığı değerlendirilmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.06.2025 tarihli, 2025/9-356 esas ve 2025/386 karar sayılı ilamı)
İstinaf talebine konu olan ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar tarihinin 7550 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 04.06.2025 tarihinden önceki tarih olması nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte olan düzenleme esas alınarak kanun yolu bakımından hüküm tarihindeki parasal sınırların esas alınması gerekmektedir.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. İstinaf kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen değer dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. Birleştirilen davalarda, istinaf sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir. İhtiyari dava arkadaşlığında, istinaf sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir. Karşılık davada, istinaf sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.
Buna göre, ilk derece mahkemesine ait 04.06.2025 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar yönünden dava tarihi, öncesinde verilen kararlar yönünden karar tarihi; 02.12.2016 tarihinden önce ise 1.500,00 TL, 02.12.2016 tarihi ve sonrasında ise, (2017 takvim yılı başına kadar) 3.000,00 TL, 01.01.2018 ve sonrasında ise (2019 takvim yılı başına kadar) 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için, 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL, 2023 yılı için 17.830,00 TL, 2024 yılı için 28.250,00 TL, 2025 yılı için 40.000,00 TL, 2026 yılı için 50.000,00 TL olarak uygulanacaktır.
Somut olayda, istinaf talebine konu olan ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar tarihinin 7550 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 04.06.2025 tarihinden önceki bir tarih olması (...) nedeniyle kanun yolu bakımından karar tarihindeki (...) parasal sınırların esas alınması gerektiği, davacı vekilinin davaya konu ... TL bedelli kaçak/usulsüz elektrik faturası nedeniyle menfi tespit isteminde bulunduğu, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ... tarihinde "1-Davanın kısmen kabulü ile; davacının, ... tesisat, ... sayaç numaralı aboneliğine ilişkin ... tarihli ve ... seri numaralı Kaçak Elektrik tutanağı nedeniyle tahakkuk edilen ve ... tarihli ... fatura numaralı ... TL bedelli faturaya konu edilen kaçak tahakkuk bedelinin ... TL'sinden davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine," karar verildiği, davalı tarafça istinafa konu edilen miktarın kabul edilen miktar olan ... TL, davacı tarafça istinafa konu edilen miktarın ret edilen miktar olan ...TL olup her iki miktarın da kesinlik sınırının altında kaldığı, bir başka deyişle davalı tarafça istinafa getirilen miktar olan ... TL'nin ve davacı tarafça istinafa getirilen ... TL'nin karar tarihi (...) itibari ile kesinlik sınırı olan ... TL’nin altında kaldığı, kararın hem davacı hem de davalı yönünden karar tarihi itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 hükmü gereğince kesin olduğu, davalının istinaf kanun yoluna başvurma hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
HMK'nın 346.maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1. maddesi gereğince istinaf mahkemesince de karar verilmesi mümkündür.
Bu yasal düzenlemeler karşısında, kanun yoluna başvuru konusu edilen kararın, karar tarihi (2023 yılı) itibariyle istinaf kanun yoluna başvuran davacı ve davalı yönünden kesin nitelikte olması nedeniyle davacının ve davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 352(1)-b hükmü uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2, 346 ve 352/1.maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2, 346 ve 352/1.maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
3-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan maktu istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,