Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın sigorta şirketinden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, bir trafik kazasında aracı ağır şekilde hasarlanan ve kusurlu olmadığını iddia eden davacının, davalı sigorta şirketinin sigortaladığı aracın neden olduğu maddi zararın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali istemidir; davacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yapılan başvurulara ve bilirkişi raporuyla tespit edilen zararlara rağmen ödeme yapılmaması üzerine, itirazın iptaliyle takibin devamını ve borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken, davalı sigorta şirketi kusursuz olduğunu, mahkemenin yetkisiz/görevsiz olduğunu, usule uygun başvuru yapılmadığını ve uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/185 Esas - 2026/411

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/185 Esas
KARAR NO : 2026/411
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 17/02/2022
KARAR TARİHİ : 04/06/2026
YAZIM TARİHİ : 03/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin uğramış olduğu dava konusu araç hasarına ilişkin maddi zararlarının tahsili amacıyla davalı ... A.Ş.'ye karşı ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup; ödeme emrinin davalıya 28.09.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, davalı ... A.Ş. tarafından 28.09.2021 tarihinde işbu ödeme emrine itiraz edildiğini, itiraz üzerine ...'nce 28.09.2021 tarihinde takibin durmasına karar verildiğini, davalının 28.09.2021 tarihli itiraz dilekçesi ile borca itiraz ettiğini, işbu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, 25.09.2019 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... İli istikametinden ... İlçesi istikametine seyrederken ... mevkiine geldiği esnada başvuran müvekkillerin desteği ...'a ait olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ve ... marka ... tip ... model olan aracın çarpışması sonucu müvekkillerinin aracının ağır şekilde hasarlandığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı müvekkillerin ve dahi murisin aracını kullanan sürücünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına karışan ve müvekkili davacının aracının ağır şekilde hasarlanmasına sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ... A.Ş.'nin sigorta teminatı kapsamında olduğunu, dava konusu kaza sonrasında müvekkillerinin uğramış olduğu maddi zararın tazmini için gerekli bilgi, belge ve evraklarla birlikte davalı ... A.Ş.'ye başvuruda bulunulmuş olup başvuru dilekçemiz ve ekleri 05.03.2021 tarihinde davalı karşı yana tebliğ edildiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. Maddesinde (Değişik: ...) hususuna havi olmakla işbu maddede belirtilen yasal süre içerisinde davalı ... A.Ş. Tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, işbu başvurunun ardından davalı sigorta şirketi nezdinde oluşturulan hasar dosyası kapsamındaki aleyhe olan hususların kabulleri olmayıp dosyanın davalı sigorta şirketinden celbini talep ettiklerini, ayrıca müvekkillerinin uğramış olduğu maddi zararların tespiti amacıyla ... D.iş sayılı dosyası ile tespit davası ikame edilmiş olduğunu ve işbu dosya kapsamında 05.09.2020 tarihli bilirkişi raporu ile de müvekkillerinin uğradığı maddi zararlar tespit edildiğini, gerek görülmesi halinde işbu dosyanın dosyalarına kazandırılmasını talep ettiklerini, eldeki davanın ikame edilmesinden önce davalı ... A.Ş.'ye karşı ... büro dosya numarası -...arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuğa başvurulduğunu, 14.02.2022 tarihli son tutanakla da sabit olduğu üzere arabuluculuk başvurusunda taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olduğundan, işbu davayı açma gerekleinin doğduğunu, dava konusu trafik kazası nedeni ile ... E. Sayılı dosyası ile ceza yargılaması olduğunu belirtmiş, borçlu ... A.Ş.'nin ...E. Sayılı dosyası kapsamındaki borca yapmış olduğu itirazların iptalini ve takibin borçlu yönünden devamını, takip konusu alacağın avans faizi ile birlikte davalı borçludan tahsili ile davalı borçlu aleyhine 420 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama harç ve gideriyle vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda görülmekte olan işbu davada kaza sebebiyle davacı tarafından 21.06.2020-2021 vadeli ... plakalı ... no'lu poliçe kapsamında müvekkili şirketten davacının uğradığını iddia ettiği hasarı talep etmekte olduğunu, müvekkiline atfedilecek kusur ve sorumluluğun bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, yetkisiz mahkemede dava açıldığını, görevsiz mahkemede dava açıldığını, usule uygun başvuru yapılmadığını, işbu başvurunun gerçekleşmiş olması halinde dahi başvurunun yapıldığının davacı tarafından sunulan deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, maddi hasarın meydana geldiği değer kaybı vb. alacaklar bakımından ... başvuru yolu açık olup davacının işbu çözüm yoluna başvurmak yerine yargı süresini uzatmak amacı ile dava yolunu tercih ettiğini, ancak usul ekonomisi ilkesi gereği yargılamanın tahkim yolunda yapılması gerekmekte iken hukuk ilke ve esaslarına aykırı olarak açılan davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili şirketten ödediğini iddia ettiği hasar bedelini talep ettiklerini, ancak davacının işbu talebi haksız olup reddinin gerekmekte olduğunu, davacının talep etmiş olduğu hasar miktarının fahiş tutarda olup işbu miktarda hasar meydana geldiğinin iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, başlatılan icra takibinin herhangi bir hukuki dayanağı olmadığını, haksız başlatılan icra takibinin devamı mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından 11.828,24 TL tutarında ... ödeme yapılmış olduğunu, kabul anlamına gelememekle birlikte tazminata hükmedilmesi halinde yapılan ödemenin poliçe teminatından mahsup edilmesi gerektiğini, davacının her ne kadar sigortalının kusuru bulunması sebebi ile icra takibinin başlatıldığını iddia etmiş ise de işbu beyanlar gerçeği yansıtmadığından davacının icra takibinin devamı taleplerinin reddinin gerekmekte olduğunu, ceza dosyasındaki raporda da yer aldığı üzere kazanın meydana geldiği yolda aydınlatma bulunmadığını, ayrıca zeminin ıslak olduğu da yer almakta olduğunu, üzerinde düşen tüm sorumluluğu yerine getirmiş ise de kazanın oluşmasına engel olmasının mümkün olmadığını, bu kapsamda müvekkili sigorta nezdinde sigortalının kusurunun bulunmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin aydınlatma bulunmayan yolda kaza yapmasında illiyet bağı bu kapsamda kesildiğinden müvekkil sigortadan iddia edilen hasarın talep edilmesinin yerinde olmadığını, bir aracın kaza neticesinde oluşan hasarına ilişkin bedel hesaplanırken aracın basit bir onarımla giderilemeyecek derecede kullanılamaz hale gelmiş parçalarına değişim ve değişim işçiliği bedeli yansıtılmakta, basit bir müdahale (örneğin lokal boya veyahut darbeli düzeltme) ile giderilebilecek parçalarına ise onarım ve işçilik bedeli yansıtılmakta olduğunu, bilirkişinin, bu gibi eski hale getirme usullerini tespit ettikten sonra bir parçanın aracın markasına göre kaza tarihinde ki rayiç bedelinin ne kadar olduğunu, yeni parçanın araca takılmasının ne kadar işçilik gerektirdiğini, onarım gibi maliyetlerin neler olduğunu, aracın eski hale getirilmesi için gereken sürenin ve harcanacak emeğin ne kadar olacağı gibi birçok unsuru hesaplayarak bir bedele ulaşmakta olduğunu, başvurucunun aracında meydana geldiği iddia edilen hasarların hiçbiri oluşmamış olduğu, yapılan usule uygun bilirkişi incelemesi sonrasında anlaşılacağı belirtilen araçta meydana gelen hasarın başvuruya konu kaza ile illiyet bağı bulunmadığını, müvekkili olduğu şirketin yapmış olduğu ödemelerin değişen/onarılan parçaların piyasa rayiç değerine uygun olarak düzenlenen rapor uyarınca yapılmış olduğu, davacı tarafından sunulan fahiş katsayılarla yapılan bilirkişi hesaplamasına itiraz ettiklerini, bu kapsamda davacının aracında meydana geldiği iddia edilen hasar fahiş olduğu belirtilen katsayılar ile hesaplandığından aracın onarımında fayda bulunmadığı kanaatine varılmış olduğu, ancak davacının aracında meydana gelen hasarın yeniden hesaplandığında görüleceği belirtilen iddia edilen tutarda yüksek olmadığı, bu kapsamda reddinin gerektiğini, araçta hasar görmeyen parçaların tutarının 1.500,00 TL olduğu yönündeki tespitin de herhangi bir dayanağının olmadığı, bilirkişi raporunun hiçbir hususu gerekçelendirmeden yalnızca 1.500,00 TL tutarında hasarsız parça olduğu yönündeki bilirkişi raporunun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, her ne kadar bilirkişi raporunda kaza tarihinde piyasa rayici olarak aracın kilometresinin, eski hasar durumunun, kullanım tarzının, aradan geçen süre ve pazarlık payının da dikkate alınarak yapıldığını iddia edilen hesaplamada 45.000,00 TL rayiç değerin uygun bulunmuş ise de işbu değere itiraz ettiklerini, kaza tarihi dikkate alınarak aracın gerçek değer kaybının tespit edilebilmesi için, aracın piyasa değerine ilişkin yetkili bayiler, servisler, internet ve galericiler üzerinden yapılan araştırmalar sonrasında emsal özelliklere ve km durumuna sahip hasarsız/hasar kaydı olmayan benzer araçlarında tespit edilmesi gerektiğini, aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki ikinci el değeri belirlenmesi gerektiğini ve tamirden sonra aracın değeri ile kaza anındaki piyasa değeri karşılaştırılarak, hakkaniyete uygun sonuca gidilmesi gerektiğini, burada önemle belirtilmesi gereken noktanın "kaza tarihindeki rayiç bedeli" belirlenmesinin gerektiğini, ancak aracın kilometre bilgilerinin başvurucu tarafın sunulmuş evraklar içerisinde yer almadığını, aynı zamanda bilirkişi tarafından hazırlanan raporda da aracın kilometre bilgilerine yer verilmediğini, bahsi geçen eksik bilgiler doğrultusunda hesaplama yapılmasının uygun olmadığını, araç rayiç bedel hesaplamasında başvurucunun aracına ve emsal alınan araçlara dair hiçbir teknik özellik belirtilmediğini, yakıt cinsi, km, model, hasar durumu vb. Hiçbir özellik belirtilmeden emsal alınan araçların yalnızca bedelleri belirtildiğini, hiçbir kriter belirtilmeden yapılan rayiç bedel çalışmasının kabulünün mümkün olmadığını, araç mahrumiyet bedelinin aracın kullanılamadığı durumlarda hasar gören aracın sahibi tarafından uğranılan zararın tazminini amaçlandığını, ancak böyle bir zarar oluşabilmesi için öncelikle aracın ticari olmasının gerektiğini, aksi halde herhangi bir zarardan bahsedilmesinin mümkün olmayacağını, somut olayda başvurucunun aracı hususi olduğu, işbu sebeple başvurunun reddi gerektiğini, buna ek olarak başvurucunun her ne kadar araç mahrumiyet bedeli talep etmiş ise 6100 sayılı HMK gereği başvuru dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerinin ispatının gerektiğini, başvurucunun dilekçesi incelendiğinde araç mahrumiyetinden doğduğu iddia edilen zarara ilişkin fatura, dekont vb. hiçbir delil sunulmadığını, başvurucunun araç mahrumiyetine ilişkin hiçbir zararı olmadığından ve iddia edilen zararlar usul hukuku ve maddi hukuk çerçevesinde ispat edilemediğinden başvurucunun taleplerinin reddi gerektiğini, bilirkişi raporunda yapılan 1.900,00 TL tutarındaki hesaplamaya itiraz ettiklerini, müvekkili olduğu Şirketin sorumluluğunun, Sigortalının Kusuru Ve Poliçe Limiti İle Sınırlı olduğunu; müvekkili şirketin nezdinde sigortalının ve müvekkilin kusurunu kabul etmemekle beraber, müvekkilin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti teminatı ile sınırlı olduğunu, ayrıca masraf ve vekaleti ücreti sorumluluklarının da yine poliçe teminat limiti ile sınırlı kaldığını, bu sebeple teminat sınırının dikkate alınmasını talep etiklerini, poliçe teminatının 39.000,00TL tutarında olup davacıların 45.000,00 TL tutarındaki taleplerinin teminat dışı kalması sebebi ile reddinin gerektiğini, talep edenin, tazminat istemi ile müvekkili olduğu şirkete müracaat etmiş olduğunu ve başvuru konusu hakkında hasar dosyası açılığını, yapılan incelemelerde talebin teminat kapsamı dışında kaldığının tespit edildiğini, bu sebeple müvekkili olduğu sigorta şirketinin başvuruyu reddetmiş olup müvekkili olduğu şirketin temerrüt halinden ve faiz sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmayacağını, talep edenin kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun trafik poliçesinden kaynaklanmakta olduğunu, temerrüt tarihinden itibaren yasal faize karar verilmesinin gerektiğini, emsal kararlarda da görüleceği üzere faiz başlangıç tarihinin "temerrüt tarihi" olduğu ve bu tarihin dava tarihi olduğu bu duruma ek olarak "yasal faize" hükmedilmesi gerektiğinin ortada olduğunu, şu halde talepte bulunanın temettü tarihi yönünden taleplerinin reddinin gerektiğini; davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olup müvekkili olduğu sigorta şirketinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını; işbu sebeple davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere %20 kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini belirtip davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebi ile usulden reddine, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulması gerekirken usul ekonomisine aykırı olarak dava açılmış olması sebebiyle davanın usulden reddine, takibin iptaline, icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, taleplerin haksız ve hukuki gerekçelerden uzak olması sebebiyle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava trafik kazası nedeniyle davacılar mürisine ait araçta meydana gelen maddi hasar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkememizden verilen 15/12/2023 tarih ve ...., sayılı gerekçeli kararının ... Dairesi'nin 20/02/2026 tarih, ..., sayılı kararında "Davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumluğu çerçevesinde, davalı tarafından kazaya neden olan araç için hazırlanan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limitinin poliçede de belirtildiği üzere yükseltilmesi halinde yazılı teminat tutarları da her hangi bir işleme gerek kalmadan yeni limit üzeriden geçerli olacaktır. O halde, davalı nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limiti kaza tarihi itibariyle geçerli olan limit olup davalı ... sigortacısı yönünden davalı nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limiti kaza tarihi itibariyle 39.000,00-TL olup ilk derece mahkemesi tarafından davalının sorumlu olduğu poliçe limiti dikkate alınıp buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından, davanın itirazın iptali davası olduğu dikkate alınıp, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limiti de gözetilmek suretiyle, takip ile bağlı olacak şekilde asıl alacak ve takipten sora yürütülecek faiz miktarı ve oranı belirtilemek suretiyle infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmek ve Kanun'un 297/1-2. maddesine uygun olarak, iddia ve savunmanın dosya kapsamına uygun olarak belirtildiği, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterildiği hüküm ve gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderildiği hüküm oluşturulmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiş olmakla; davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görüldü.
Mahkememizce kaldırma kararı uyarınca yeniden yapılan inceleme neticesinde davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin 39.000,00 TL olduğu, infazda tereddüt hasıl olacağı gerekçesi yönünden de asıl alacak ve faiz miktarını belirtir şekilde hükmün yeniden tesis edilmek suretiyle, aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, kaldırma kararı uyarınca karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulüne,
... esas sayılı icra takibine vaki itirazın 39.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin 39.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına,
Bu asıl alacak miktarına 22/09/2021 tarihinden itibaren %9 yasal faiz işletilmesine,
İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 2.664,09 TL harçtan peşin alınan 543,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.120,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Harç tahsil müzekkeresi ile tahsil olunan 4.090,46 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davalıya iadesine (davalı tarafından önceki karara istinaden bakiye karar harcının ödendiğine ilişkin makbuz sunulması halinde),
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin;
1.352,00 TL'sinin davalıdan,
208,00 TL'sinin davacılardan
Tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacılar iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 39.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 2.017,25 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 1.748,28 TL'si ile 80,70 TL başvurma, 543,49 TL peşin harç toplamı 2.372,47 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, artan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 180,00 TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 24,00 TL'sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacılar Vekili Av. ... , Davalı Vekili Av. ... 'nın (e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.