Trafik kazasından kaynaklanan rücuan tazminat davasında sigorta şirketinin halefiyetine dayalı itirazın iptali isteminde görevli mahkemenin tespiti ve Ticaret Mahkemesinin görevsizlik değerlendirmesi.
Özet: Bu dava, sigorta şirketinin bir trafik kazası sonucu sigortalısına ödediği tazminatı, haksız fiilden sorumlu kişiden rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, borçlunun icra takibine haksız itiraz etmesi üzerine alacağın tahsilini ve icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep etmektedir. Mahkeme, Yargıtay içtihatlarına dayanarak, sigortacının halefiyet yoluyla açtığı bu tür rücu davalarının, taraflar arasındaki asıl hukuki ilişkinin haksız fiilden kaynaklanması ve davalının tacir sıfatına sahip olmaması nedeniyle ticari dava niteliği taşımadığına karar vermiştir. Bu durum karşısında, davanın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği değerlendirilerek, ticaret mahkemesinin görevli olmadığı sonucuna varılmıştır.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/864 Esas - 2025/294
T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/864 EsasKARAR NO : 2025/294HAKİM : ... KATİP : ....DAVACI : ... .VEKİLİ : Av. .DAVALI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVA : İtirazın İptali (Trafik kazasından kaynaklı rücuan tazminat)DAVA TARİHİ : 13/12/2024KARAR TARİHİ : 16/04/2025KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Trafik Kazasından Kaynaklanan rücuen tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket sigortalısı ... plakalı kamyonetin,... ile müvekkil şirket arasında, ... poliçe numarası ile zorunlu mali sorumluluk sigortası tanzim edildiğini, Sigorta poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin belirlenmesinde sigortanın konusu önem taşımakta olduğunu, müvekkili şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalanan aracın kişisel amaçlı kullanılan bir araç olması sebebi ile sigortalı tüketici konumunda olduğunu, davalının işbu hasar dosyasından kaynaklı borcu kabul etmediğini iddia etmesine rağmen, borcu olmadığına dair herhangi bir delil ibraz edemediğini, ancak yapılan ekspertiz incelemeleri ve aktüerya raporları neticesinde tespitler yapılmış olup müvekkili şirket tarafından meydana gelen zarara ilişkin ödemeler yapıldığını, davalının söz konusu yapmış olduğu itirazın; tamamen haksız, mesnetsiz ve takibin devamına engel olunma kastıyla yapılmış bir itiraz olduğunu, davalı borçlunun, işbu haksız fiilinden kaynaklanan borcu ödemediği gibi; ödeme emrine haksız ve hukuka aykırı olarak kötü niyetle itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle, İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi doğrultusunda, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini bu nedenle davalının icra takibine vaki haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamı ile asıl alacak ve fer’isinin tahsilini temin zımnında işbu davanın ikamesi zorunluluğu hâsıl olduğunu beyanla, davalı/borçlunun ... 7. Genel İcra Dairesi 2024/61946 Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, müvekkili Şirketin alacağına ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizle ile birlikte davalıdan alınarak, müvekkili sigorta şirketine ödenmesine karar verilmesini, davalının borcu olmadığına dair icra dosyasına herhangi bir delil ibraz etmemiş olması sebebi ile davalıca haksız ve kötü niyetle yapılmış olan itiraza karşılık, davalı aleyhine hükmolunan meblağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dava neticesinde alacaklarının imkansız hale gelmemesi adına, dava sonuçlanıncaya kadar, davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması için 48.671,91-TL alacak kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulüne, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇEDava, trafik kazası nedeniyle rücuen tazminata yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11.12.2017 tarih ve 2014/227 E. Ve 2017/11469 K. Sayılı kararında, Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı(03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.Somut olaya bakıldığında; davacı ... .. Sigorta A.Ş'nin sigortalısı ... .. Şirketi ile davalı arasındaki hukuki ilişki de haksız fiilden doğmuştur. Bu durum karşısında, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasında da Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek; mahkemece davaya Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla bakılması doğru görülmemiştir., şeklinde değerlendirme yapılmıştır.Dosyaya sunulan poliçe, kaza tespit tutanağı ve hasar dosyasının incelenmesinden, haksız fiilden kaynaklı davalar gibi incelenmiş, davacı selefinin şirket olmasına karşın davalıların özel kişi olması, tacir sıfatlarının olmaması, 6102 sayılı kanunun 4 ve 5. Madde kapsamında bulunmadığı nedenleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ve kararları doğrultusunda mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;1- Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine,2- 6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,3- 6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,Dair,gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 16/04/2025Katip ... Hakim ... BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR