Emeklilik sonrası işçi alacakları davasında konusuzluk nedeniyle bölge adliye mahkemesinin avukatlık ücreti takdirine ilişkin temyiz itirazının oybirliğiyle reddi.
Özet: Emeklilik sonrası tazminat ve alacak talebiyle açılan davada, davalının dava açıldıktan sonra ödeme yapmasıyla dava konusuz kalsa da, Bölge Adliye Mahkemesi, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermesi nedeniyle davacı lehine avukatlık ücretinin tamamına değil, yarısına hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararını bu yönden düzeltmiş; davalı vekilinin vekalet ücreti miktarına ilişkin temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay ise, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
9. Hukuk Dairesi         2026/2786 E.  ,  2026/2606 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2026/25 E., 2026/91 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/138 E., 2025/440 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 14.01.2025 tarihinde emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin sonlandığını, talep etmesine rağmen tazminat ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ikramiye alacağı, doğal afet yardım alacağı, yakacak yardım alacağı, ilave tediye alacağı ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ... . İşleri Müdürlüğünde çalışmakta iken emeklilik aylığı bağlanma şartlarının oluşması nedeniyle kendi talebi doğrultusunda iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle son bulduğunu, davacıya 20.05.2025 tarihinde 797.546,22 TL ödeme yapıldığını, kıdem tazminatı ödemesinin yapıldığı diğer alacakların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının yasal haklarının ücret bordrolarına yansıtılarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından dava açıldıktan sonra ancak ön inceleme duruşmasından önce dava konusu alacakların ödenmesi nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde ise de; davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gözetildiğinde davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken tamamına hükmedilmesinin hatalı olduğu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 78.037,50 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı aleyhine hüküm altına alınan vekâlet ücretinin yerinde olmadığını, kabul etmemekle birlikte maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı aleyhine hükmedilmesi gereken vekâlet ücretinin miktarına ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.