Uyuşturucu Madde Ticareti Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararlarının Temyiz İncelemesinde, TCK 188/5 Uygulaması, Usuli İtirazlar ve Etkin Pişmanlık Taleplerinin Değerlendirildiği Yüksek Mahkeme Kararı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarının bölge adliye mahkemesince bazı sanıklar yönünden kaldırılarak yeni cezalar tayin edilmesi üzerine, cumhuriyet savcısı TCK 188/5 maddesinin uygulanmaması nedeniyle bazı sanıklara eksik ceza verildiği gerekçesiyle kararın aleyhine, sanık müdafileri ise arama ve el koyma işlemlerinin usulsüzlüğü, etkin pişmanlık hükümleri, ele geçen uyuşturucunun saflık oranı ve müvekkillerinin fiile katılım derecesi gibi nedenlerle kararın bozulması talebiyle temyiz incelemesine başvurmuştur.
8. Ceza Dairesi         2024/4485 E.  ,  2026/3255 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1259 E., 2023/1306 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Sanıklar ... ve ...... yönünden, sanıklar müdafilerinin, kanunî süresi içinde hükmü temyiz etmelerinden sonra, sanıkların sırasıyla 10.02.20 26... .01.2026 tarihli beyanlarında temyiz haklarından vazgeçtiklerini belirtmeleri nedeniyle bu sanıklar hakkında Cumhuriyet savcısının temyiz talebine hasren inceleme yapılmıştır.
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan ön incelemede; sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nin 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Temyiz Sebepleri
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2023 tarihli ve 2022/392 Esas, 2023/157 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ...'ün uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/4-b, 188/5, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 22... ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; suça sürüklenen çocuk ...'nın ise, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/4-b, 188/5, 31/3, 31/3-son, 62... /2. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 22.06.2023 tarihli ve 2023/1259 Esas, 2023/1306 Karar kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ..., İsa ve ... yönünden ayrıca re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar ....., ... ve ....... uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/4-b, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; suça sürüklenen çocuk ...'nın ise, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/4-b, 31/3-son, 62... /2. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Cumhuriyet savcısının sanıklar ....., ... ve ..... aleyhine temyiz sebepleri
Sanık ...'nın satıcı; diğer sanıklar ....., ... ve ...... ise alıcı konumunda bulunmaları sebebiyle, ilk derece mahkemesince İsa hakkında uygulama yeri bulunmadığından 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesinin uygulanması ile fazla ceza tayini yerinde olmadığından, hükmün Bölge Adliye Mahkemesince bu yönden düzeltilmesi yerinde ise de, diğer sanıklar ......, ... ve ........ yönünden 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesinin uygulanma şartları tekevvün ettiğinden, bu sanıklar ile ilgili olarak yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesi yerine, bu sanıkların aynı yönde hareket ettiklerinin sabit olmadığından ve sanık ...'ün satıcı tarafında yer aldığından bahisle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesi uygulanmaksızın sanıkların eksik ceza ile cezalandırılmalarına karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri
Savcılık tarafından verilen arama ve el koyma kararının usule uygun olmadığına, arama kararının geçerli olduğu süre, kapsam ve konusunun açık ve sınırlı olmadığına, yalnızca Cumhuriyet savcısınca atılan paraf ile aramaya onay verilmesinin hukuka duyulan güveni zedeleyeceğine, gecikmesinde nasıl bir sakınca bulunduğunun arama emrinde belirtilmediğine, dosyada hakim onaylı bir el koyma kararı bulunmadığına, kollukça arama ve el koyma işlemlerinden sonra arama ve el koyma talep edildiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ele geçen uyuşturucunun saflık miktarının %1'in altında olması nedeniyle atılı suçun konusunu oluşturamayacağına, sanığın eylemi sabit görülse dahi sadece aracı kullanmış olması nedeniyle diğer sanıkların eylemine yardım eden olarak katıldığının kabul edilmesi gerektiğine, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, suça konu uyuşturucunun sanıklara ait olduğu kabul edilse dahi eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir.
C. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri
Hükmün eksik inceleme sonucu verildiğine, arama ve el koyma izni alınmadığına, arama ve el koyma izni yazısının altına Cumhuriyet savcısı tarafından sicil ve tarih yazılarak paraf atılmış olmasının 5271 sayılı Kanun'un 119. maddesi uyarınca hiçbir anlama gelmediğine, arama kararının hakimlikten alınması gerektiğine, bu nedenle geçerli bir arama kararı olmadan ele geçirilen uyuşturucunun hükme esas alınamayacağına, Yargıtay tarafından da bu usulsüzlüğün görülmemesi halinde Anayasa Mahkemesinin anayasal hak ihlalini tespit edeceğine, arama emrinde belirtilen tarihle aramanın yapıldığı tarihin aynı olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanığın sadece yanlış zamanda yanlış yerde olduğuna ilişkindir.
Değerlendirme ve Gerekçe
1-) Sanık ... müdafinin temyiz istemi yönünden
Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunmasından sonra, sanığın 07.01.2026 tarihli beyanında temyiz hakkından vazgeçtiğini belirttiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyizine hasren inceleme yapılmıştır.
2-) Sanık ... müdafinin temyiz istemi yönünden
Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunmasından sonra, sanığın 10.02.2026 tarihli beyanında temyiz hakkından vazgeçtiğini belirttiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyizine hasren inceleme yapılmıştır.
3-) Suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz istemi yönünden
a) Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde ele geçirilen suça konu uyuşturucuların suça sürüklenen çocuk ...'nın içerisinde bulunduğu araçtan sanık ... aracılığıyla diğer sanıkların bulunduğu araç içerisinde bulunan sanık ...'ya verildiği iddiasına ilişkin olarak;
Suça sürüklenen çocuk ...'nın diğer sanıklarla birlikte iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti yaptığı sabit olup hakkında TCK'nin 288/5. maddesinin uygulanması gerekmekte ise de; aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
b) Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru
biçimde belirlendiği, eksik inceleme bulunmadığı ve aramanın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; suç tarihinde suça sürüklenen çocuk ve diğer sanıkların plaka bilgileri tespit olunan iki ayrı araçla atılı suçu işledikleri yönünde alınan bilgiler uyarınca yapılan fiziki takipte suça sürüklenen çocuğun sevk ve idaresinde bulunan 07 ... 195 plaka sayılı araçla saat 22:50 sıralarında ... Devlet Hastanesi acil girişi yan tarafına geldiği ve beklemeye başladığı, bir süre sonra sanık ...'ın beraberinde bulunan diğer sanıklar ... ve ... ile sevk ve idaresindeki 07 ... 90 plaka sayılı aracıyla suça sürüklenen çocuğun bulunduğu aracın yanına geldikleri ve tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla mahkemece alınan beyanlarında sanık ...'ün diğer sanıklarla birlikte geldiği araçtan inerek suça sürüklenen çocuk ...'nın bulunduğu aracın yanına gittiği ve araca binmeden şoför mahallinde bulunan İsa ile bir şeyler konuşmalarının ardından İsa'nın uzattığı içerisinde suça konu uyuşturucuların bulunduğu bez çantayı alarak geldiği araçtaki diğer sanıklara verdiği kabul olunan olayda; fiziki takip ve olay tutanağı, suça sürüklenen çocuk ve diğer sanıkların alınan savunmaları, tutanak mümzilerinin mahkemece tanık sıfatıyla alınan beyanları, yapılan keşif ve alınan uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuk ...'nın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
c) Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 188/3, 188/4-a ve 188/4-b maddeleri uyarınca belirlenen "18 yıl hapis ve 1800 gün adli para" cezasından, aynı Kanun'un 31/3. maddesinin uygulanması suretiyle indirim yapılması gerektiği gözetilmeden doğrudan 31/3-son maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
4-) Sanık ... müdafii ile Cumhuriyet savcısının sanıklar ....., ... ve ...... aleyhine temyiz istemleri yönünden
a) Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde ele geçirilen suça konu uyuşturucuların suça sürüklenen çocuk ...'nın içerisinde bulunduğu araçtan sanık ... aracılığıyla diğer sanıkların bulunduğu araç içerisinde bulunan sanık ...'ya verildiği ve sonrasında uyuşturucuların araç içerisinde ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak;
b) Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, eksik inceleme bulunmadığı, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, suça konu uyuşturucunun % 0,4 oranında içerdiği eroin nedeniyle suça konu edinmesi ile araçta yapılan aramanın usul ve yasaya uygun olduğu ve sanık ...'ın suça konu uyuşturucuyu diğer sanıklarla birlikte bulundurmak suretiyle eyleminden fail olarak sorumlu olduğu anlaşılmakla; suç tarihinde suça sürüklenen çocuk ve diğer sanıkların plaka bilgileri tespit olunan iki ayrı araçla atılı suçu işledikleri yönünde alınan bilgiler uyarınca yapılan fiziki takipte suça sürüklenen çocuğun sevk ve idaresinde bulunan 07 ... 195 plaka sayılı araçla saat 22:50 sıralarında ... Devlet Hastanesi acil girişi yan tarafına geldiği ve beklemeye başladığı, bir süre sonra sanık ...'ın beraberinde bulunan diğer sanıklar ... ve ... ile sevk ve idaresindeki 07 ... 90 plaka sayılı aracıyla suça sürüklenen çocuğun bulunduğu aracın yanına geldikleri ve tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla mahkemece alınan
beyanlarında sanık ...'ün diğer sanıklarla birlikte geldiği araçtan inerek suça sürüklenen çocuk ...'nın bulunduğu aracın yanına gittiği ve araca binmeden şoför mahallinde bulunan İsa ile bir şeyler konuşmalarının ardından İsa'nın uzattığı içerisinde suça konu uyuşturucuların bulunduğu bez çantayı alarak geldiği araçtaki diğer sanıklara verdiği kabul olunan olayda; fiziki takip ve olay tutanağı, suça sürüklenen çocuk ve diğer sanıkların alınan savunmaları, tutanak mümzilerinin mahkemece tanık sıfatıyla alınan beyanları, yapılan keşif ve alınan uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesinde düzenlenen ağırlaştırıcı halin uygulanarak arttırım yapılabilmesi için, müşterek faillerin aynı Kanun'un 188/3. maddesinde yer alan seçimlik hareketlerden sadece biri bakımından "aynı yönde" birlikte hareket etmelerinin gerekmediği ve aynı amaç doğrultusunda iradelerinin birleşmesinin yeterli olduğu ve dosya içeriği uyarınca suça sürüklenen çocuk ...'nın suça konu uyuşturucuyu temin eden; sanıklar ..., ... ve ...'ün ise alıcı konumunda bulunmaları sebebiyle haklarında uyuşturucu madde ticareti suçunu birlikte işlediklerinin anlaşılması karşısında sanıklar hakkında yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesi yerine, sanıkların aynı yönde hareket ettiklerinin sabit olmadığı ve sanık ...'ün satıcı tarafında yer aldığından bahisle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ve 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesi uygulanmaksızın sanıklar hakkında eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1-) Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi yönünden
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 22.06.2023 tarihli ve 2023/1259 Esas, 2023/1306 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün, (A) bendinin beşinci paragrafının hükümden tümüyle çıkarılması ile yerine "5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca cezasından 1/3 oranında indirim yapılarak suça sürüklenen çocuğun 12 yıl hapis cezası ve 1200 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin yazılması ile 6. paragrafında yer alan; "1500" ibaresinin çıkartılarak yerine; "1000" ibaresi yazılması, 7. paragrafında yer alan; "1500 gün karşılığı 30.000 TL" ibarelerinin çıkartılarak yerine; "1000 gün karşılığı 20.000 TL" ibarelerinin yazılması ile hükümde sonuç cezanın belirtildiği 8. paragrafta yer alan; "30.000" ibaresinin çıkartılarak yerine; "20.000" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-) Sanık ... müdafii ile Cumhuriyet savcısının sanıklar ..., ... ve ... aleyhine temyiz istemleri yönünden
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 22.06.2023 tarihli ve 2023/1259 Esas, 2023/1306 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.