Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararının, tanıkların doğrudan dinlenmemesi ve eksik araştırma nedeniyle savunma hakkı kısıtlamasıyla bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı, sanığın aleyhindeki tanıkların doğrudan mahkemede dinlenmesi veya usulüne uygun olarak yüzleştirilmesi hakkının ihlal edilmesi, yalnızca ifade metinleriyle yetinilmesi, sanığın operasyonel hat kullanıcısı olup olmadığının ve UYAPtaki diğer beyanların eksik araştırılması gibi usul ve delil toplama eksiklikleri nedeniyle bozulmuş, dosya yeniden inceleme için ilk derece mahkemesine iade edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/435 E., 2022/445 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 30. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/14 E., 2021/130 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. Mahkûmiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimatla dinlenen tanıklar ... ., ... ., ... ., ... . ve ... .'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek savunma hakkının kısıtlanması, 2. Sanığın kullanımındaki, kurum ve kuruluşlara bildirmiş olduğu tüm GSM hatlarının tespiti sonrasında, örgüt mahrem yapılanması kapsamında operasyonel hat kullanıcısı olup olmadığının araştırılması ve ayrıca UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından araştırma yapılıp sanık hakkında dosya kapsamı dışında herhangi bir beyan olup olmadığının belirlenmesi, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi sonrasında gerektiğinde ilgili tüm şahısların mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması ile tüm delillerin 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.