İşçi alacakları davasında haksız fesih, hizmet süresi, fazla çalışma ve tatil ücretleri konusundaki SGK kayıtları ve tanık beyanı uyuşmazlığının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı işçinin haksız fesih iddiasıyla talep ettiği kıdem, ihbar, ücret, fazla çalışma ve tatil alacaklarına karşılık, davalı işverenin devamsızlık nedeniyle haklı fesih savunması yaptığı iş davasında, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usul eksikliğiyle bir kez bozulup yeniden yargılama sonrası tekrar kısmen kabul edilmesi ve bu kararın istinafta onanması üzerine, davacı vekilinin hizmet süresinin hatalı tespit edildiği ve işverenin sigorta kayıtlarını manipüle ettiği, davalı vekilinin ise feshin haklı olduğu ve tanık beyanlarının güvenilir olmadığı yönündeki temyiz itirazları, davanın temel uyuşmazlık konularını oluşturmaktadır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2130 E., 2025/1887 K.DAVA TARİHİ : 10.03.2015İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. İş MahkemesiSAYISI : 2022/256 E., 2024/320 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 12.01.2012-22.02.2015 tarihleri arasında ağır vasıta şoförü olarak çalıştığını, haksız olarak işten çıkarıldığını, aylık 2.100,00 TL ücret aldığını, kullanamadığı yıllık ücretli izin hakkının bulunduğunu, fazla çalışma yaptığını, hafta tatilinde, ulusal bayram ve genel tatillerinde çalıştığını, eksik ödenen ücret alacağının ihtarnameye rağmen ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 16.04.2013-26.02.2015 tarihleri arasında hafriyat kamyon şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin devamsızlığı nedeniyle işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı hak etmediğini, ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli kararı ile; tanık beyanları ve ... Kurumu (SGK) kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davacının değişik sicil numaralı işyerlerinde davalı nezdinde çalıştığı, taleple bağlı kalınarak 12.01.2012-22.02.2015 tarihleri arasındaki hizmet süresinin 3 yıl 1 ay 10 gün olduğu, ücretin ispat edildiği, davacının 10 gün izin kullandığından 32 gün yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu, haftalık 9 saat fazla çalışma yaptığı, ayda 2 hafta tatilinde ve dinî bayramlar haricinde ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı ve ücretin eksik ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.2. Hükmün taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli kararı ile; hizmet süresi belirlenmeksizin, davacı tarafından gönderilen ihtarname dosyaya getirtilmeksizin ve feshin hangi tarafça yapıldığı ortaya konulmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle sair itirazlar incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, işveren kayıtları ve ihtarname dosyaya getirtilerek tanıkların yeniden dinlenildiği, yapılan bu araştırma sonucunda davacının 16.04.2013-22.02.2015 tarihleri arasında çalıştığı ve iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle hizmet süresine göre diğer alacaklar yeniden belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini, bizzat davalı tanıklarının da beyan ettiği üzere müvekkilinin davalı işyerindeki hizmet süresinin 12.01.2012-22.02.2015 tarihlerini kapsadığını, SGK kayıtlarının gerçeğe aykırı olduğunun yine tanık beyanları ile sabit hâle geldiğini, tanıkların davalı işverenin çalıştırdığı işçilerin sigorta giriş çıkışlarını farklı şirketler üzerinden yaptığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının iş sözleşmesinin devamsızlığı nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, b. Tanıkların davacı ile menfaat birliği içinde olduğunu, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı taleplerinin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının hizmet süresi, fesih, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.