Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs mü yoksa kasten yaralama mı olduğu ile ceza tayinindeki ciddi eksiklikleri değerlendirerek bozma kararı gerekçelerini açıklıyor.
Özet: Bölge adliye mahkemesinin kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararını onayan hükmü temyiz incelemesine tabi tutulmuş; yüksek mahkeme, olayda kasten yaralama ile kasten öldürmeye teşebbüs arasındaki kast ayrımının, taraflar arasındaki husumet durumu, olayın ani gelişmesi ve tek darbeyle oluşan yaranın niteliği gibi kriterler ışığında titizlikle yapılması gerektiğini vurgulamış, ayrıca, eylemin kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabul edilmesi halinde dahi temel ceza miktarının zararın ağırlığına göre eksik belirlendiği ve teşebbüs indirimi uygulamasında kanuni ifadenin tam olarak kullanılmadığı gerekçeleriyle hükmün hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1696 E. 2025/1569 K.SUÇ : Kasten yaralamaHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1.maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1.maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇA. İstinaf bozması üzerine ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2025 tarihli ve 2025/90 Esas, 2025/153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 62/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.06.2025 tarihli ve 2025/1696 Esas, 2025/1569 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, meşru savunmaya, haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğine, sanığın beraat etmesi gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hükmün ;"Sanık ... hakkında mağdur ...'ye karşı "Kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yapılan istinaf başvurularının incelemesinde; ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanık ile mağdurun olay tarihinde çamaşır yıkama sırasında tartıştıkları, tartışmanın devamında sanığın elini cebine attığını gören mağdurun yer değiştirmeye çalıştığı sırada zeminin deterjanlı olması üzerine mağdurun kayıp yere düştüğü, bu sırada mağdurun üzerine yönelen sanığın ele geçirilemeyen bıyık makasıyla göğüs bölgesinden basit tıbbi müdahaleyle giderilemez nitelikte mağduru yaraladığı anlaşılmıştır.Gerekçeli kararın; Anayasa 1 41... Sayılı CMK'nın 34, 2 30... . maddelerinde belirtilen nitelikleri taşıması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açıkça gösterilmesi, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının hükmün gerekçesine yansıtılması, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ve bunun nitelendirilmesinin yapılması gerekmektedir.Yargıtayın yerleşik uygulaması nazarında kasten öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama suçunun sanığın kastı yönünden ayrımında; suçta kullanılan aracın niteliği ve öldürmeye elverişli olup olmadığı, fail ile mağdur arasında öldürmeyi gerektirecek husumetinin var olup olmadığı, hedef alınan vücut bölgesi ve vücutta hasıl olan harabiyet, atış mesafesi, sayısı ve şiddeti, darbe sayısı, mağdurdaki isabet yeri, hayati tehlikeye neden olan yara sayısı, failin hedef seçme imkanının bulunup bulunmaması, faile engel olan sebep, olayın nedeni, failin olay öncesi ve sonrası davranışları ve olayın icrası hususları göz önünde bulundurulmaktadır. Yukarıda ayrıntısı ile anlatılan somut olayda; sanık ile mağdur arasında öldürmeyi gerektirir bir husumet olmaması ile olayın ani gelişmesi, mağdurdaki tek darbe sonucu oluşan yaralanmanın niteliği, sonuç olarak suça konu olayın çıkma özellikleri ve sair hususlar gözönüne alındığında sanığın eyleminin kasten yaralama boyutunda kalıp kalmadığı ihtimali nazara alınmaksızın kastının öldürmeye yönelik olduğu kabul olunarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kabul ve uygulamaya göre;1-Mağdurdaki yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olması karşısında; meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile olayın özelliğine göre TCK m. 35 uyarınca 9 ile 15 yıl hapis cezası arasında alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak suretiyle ceza indirimi yerine, 9 yıl hapis cezası belirlenerek eksik ceza tayinine gidilmesi,2-Sanık hakkında kasten öldürme suçundan hüküm kurulurken müebbet hapis cezası belirlendikten sonra teşebbüs indirimi uygulaması sırasında, yasada belirtildiği üzere TCK m. 35 uyarınca "müebbet hapis cezası yerine" ibaresine hükümde yer verilmeksizin hapis cezasına hükmedilmesi, 3-Sanık hakkında kasten öldürme suçundan temel ceza belirlenirken doğrudan TCK m. 81/1 uyarınca müebbet hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, takdir hakkı olmadığı halde 'suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, neticenin ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı ile güttüğü amaç ve saikinin' müebbet hapis cezası verilmesine neden olarak gösterilmesi,Hukuka aykırı olmakla, sanık müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe girerek 7188 Sayılı Yasa ile değişik CMK m. 280/1 ve 289/1 uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA," Şeklinde bozma kararı verildiği fakat Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-940 Esas ve 2025/197 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemelerinin 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının anılan maddenin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak bir karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen bozma kararının hukuka aykırı olması ve bu karara istinaden verilmiş olan İlk Derece Mahkemesi kararının da hukuka aykırı olması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARBaşkaca yönleri incelenmeyen Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.06.2025 tarihli ve 2025/1696 Esas, 2025/1569 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının hukuka aykırı olması ve duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine yazılı şekilde bozma üzerine verilen hukuka aykırı İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca bozma ilamının içeriği de gözetilerek takdiren Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.