Yurt dışında çalışan işçinin alacaklarına ilişkin davada, milletlerarası özel hukuk uyarınca Rus hukukunun uygulanması ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddi kararı.
Özet: Yurtdışında çalışan bir işçinin kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacakları talebiyle açtığı davada, iş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması nedeniyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince Rus hukuku uygulanarak davanın zamanaşımından reddedilmesi kararı temyiz edilmiş olup, Yüksek Mahkeme bu uyuşmazlıkta uygulanacak hukukun belirlenmesi ilkelerini, özellikle 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun ilgili maddesi çerçevesinde değerlendirmektedir.
9. Hukuk Dairesi         2026/3356 E.  ,  2026/3205 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2383 E., 2025/103 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 44. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/6 E., 2024/241 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ve taraf olmaktan çıkarılan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara ait ...'da bulunan şantiyesinde 06.11.2015-17.02.2017 tarihleri arasında greyder operatörü olarak çalıştığını, en son aylık ücretinin net 2.000,00 Euro olduğunu, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Taraf olmaktan çıkarılan ... Otoyol İnş. San. ve Tic. AŞ [(... Otoyol Şirketi) (Eski ünvanı: ... ... İnşaat AŞ)] vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa Rus hukukunun uygulanması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak ikâme edilemeyeceğini, davacının müvekkili Şirket nezdinde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, iş sözleşmesinin ikale ile sonlandırıldığını, tazminatının ve hak ettiği alacakların kendisine ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... ... ve Üst Yapı İnş. AŞ (... ... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Şirket arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı gibi diğer Şirketle de herhangi bir organik bağdan söz etmenin mümkün olmadığını, husumet itirazları olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli kararı ile; uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.12.2023 tarihli kararıyla uyuşmazlıkta yabancılık unsuru bulunduğundan ... Federasyonu hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak dosya Mahkemeye iade edilmiş, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında bulunan iş sözleşmesinde ... Federasyonu mevzuatının uygulanacağı kararlaştırıldığından ... Federasyonu İş Kanunu’nun 392. maddesinde öngörülen sürenin dava tarihinden önce dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, içtihat değişikliğine istinaden yabancı hukukun uygulanması nedeniyle dava reddedildiğinden karşı taraf yararına vekâlet ücretine hükmedilmemiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi de dikkate alındığında somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, sözleşmenin Rusça ve İngilizce olduğunu, davacının bu dilleri bilmediğini,
b. Rus hukukuna göre de ıslah edilen alacakların zamanaşımından reddinin hatalı olduğunu,
c. ... kanunları gereği ek bir sürenin kendilerine verilmesi gerektiğini,
d. Hukuki belirlilik ve güvenlik ve sürpriz karar yasağı nedeniyle eski içtihatlara göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekilleri lehlerine vekâlet ücreti takdiri gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; uygulanacak hukuk, ücretin miktarı, kıdem, ihbar, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile zamanaşımı ve vekâlet ücreti noktasındadır.
1.Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş; davalı işveren ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince davacının tüm çalışma dönemi bakımından Rus hukuku uygulanmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmıştır.
İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.
Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tabiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu ... sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgelere göre yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında; davacının davalı işyerinde çalışması yönünden taraflar arasında iş sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmenin dili Rusça ve İngilizcedir. Dosya kapsamına göre davacı işçinin Rusça veya İngilizce bildiği ispatlanamadığından hukuk seçimi geçersizdir. Davalı ... ... Şirketinin yanındaki çalışmasında ...'da çalışan davacı işçi ile işveren davalıların tabiiyeti, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer ve ücretin Türkiye'de ödendiği dikkate alındığında hukuk seçimi anlaşması bulunmayan tüm çalışma dönemi bakımından daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124/4 hükmü "Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraf olmaktan çıkartılan ... Otoyol Şirketinin, aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermediği açıktır. Bu durumda 6100 sayılı Kanun'un 124/4 hükmü gereğince lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre diğer temyiz nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına;
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.