Kaçakçılık suçu mahkûmiyetinin, arama kararı eksikliği ve zincirleme suç değerlendirmesi yapılmadığı gerekçesiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından bozulması kararı.
Özet: Sanık hakkında kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, suça konu fiilin sanık tarafından işlendiğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmamasına rağmen, yargılamaya dayanak gösterilen önleme araması kararının hüküm içerisine alınmaması ve sanığın benzer suç vasfındaki kesinleşmiş başka bir dosyadaki eylemi ile mevcut eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı hususunun, kesinleşen dosyanın getirtilerek incelenmesi ve sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekliliği göz ardı edilerek karar verilmesi nedenleriyle bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2023/16434 E.  ,  2026/3731 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1297 E., 2023/339 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Arama işlemine dayanarak olarak gösterilen Kilis Sulh Ceza Hâkimliğinin 2014/471 Değişik İş sayılı önleme araması kararının içerisine alınmadan hüküm kurulması,
2.Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 29.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin 29.01.2015 olduğu, sanık hakkında temyiz edilmeden kesinleşen Bahçe Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/32 Esas - 2023/12 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 11.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 09.01.2015 olduğu anlaşılmakla;
Sanığın anılan dosyadaki eylemi ile temyiz incelemesine konu dava dosyasındaki eyleminin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08/04/2014 gün ve 2013/7-5 91... /171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği şekilde, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özelliklerin birlikte değerlendirilmesiyle, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, kesinleşen dosyanın getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde, kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilme ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.