Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, anonim şirket genel kurul kararının iptali davasında ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına yönelik istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: Davacı şirketin %25 ortağı, 26.04.2024 tarihli olağan genel kurulda alınan belirli kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu iddia ederek bu kararların iptali veya yok hükmünde sayılmasıyla birlikte yürütmenin tedbiren durdurulmasını talep etmiş; ilk derece mahkemesi, iddiaların yargılama gerektirmesi, ciddi zarar emareleri bulunmaması ve yaklaşık ispat kuralına göre ihtiyati tedbir talebini reddetmiş olup, davacı bu ret kararına karşı, ortaklar arası husumet, pay sahipliği haklarının engellenmesi ve mali tabloların gerçeği yansıtmaması gibi gerekçelerle istinaf başvurusu yapmış, istinaf mahkemesi de ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığını incelemektedir.

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : ... Esas (Ara Karar)
ARA KARAR TARİHİ : 31/07/2024-19/09/2024
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
...
DAVALI : ...
...
VEKİLİ : ...
...
İLİŞKİLİ KİŞİLER : ...
2...
3-) ...
...
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali İstemli
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/01/2025
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %25 hissedarı olduğunu, 26.04.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında 3, 4, 6, 8 ve 9 nolu gündem maddelerinde alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek genel kurulda alınan dava konusu kararlarının yok hükmünde olduklarının tespitine, olmadığı takdirde iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin geri bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 19.09.2024 tarihli ara karar ile; "Somut olayda; davacının iddialarının şirket finansal tabloların gereçeği yansıtmadığı, şirket ortakları ile davacı ortak arasındaki husumete dayalı olarak hakim durumun kötüye kullandığı, toplantıda alınan kararların iyi niyet kapsamında olmadığı, şirket hakkında bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiği, dava konusu genel kurulda alınan kararlarının ana sözleşmeye, yasal düzenlemelere ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu noktasında toplanmaktadır. Bu durumda, yaklaşık ispat kuralına ve dosyadaki mevcut duruma göre yapılan değerlendirme neticesinde iddiaların yargılamayı gerektirmesi, şirket işleyişinin devam etmesi, tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zarar doğacağına yönelik de emareler bulunmaması, tarafların menfaat dengeleri de dikkate alınarak TTK.nın 449.maddesi uyarınca yürütmenin tedbiren durdurulması talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ortaklar arasında yargıya intikal etmiş ihtilafların bulunması, davacının şirketten ve yönetimden uzaklaştırılması, pay sahipliği haklarının kullanılmasının sistematik olarak engellenmesi, şirket iş ve işlemleri ile yönetimi hakkında müvekkiline bilgi verilmemesi, davalı şirket ticari kayıtlarının ve mali tablolarının gerçeği yansıtmaması ve bu hususun bilirkişi raporu ile sabit hale gelmesi gibi sebepler birlikte değerlendirildiğinde alınan genel kurul kararları usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, şirketin mali kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını, stoklardaki usulsüzlüklerin aynı zamanda bağımsız denetimin de gereği gibi yapılmadığını ve tanzim edilen bağımsız denetim raporunun da usul ve yasaya aykırı olduğunu gösterdiğini, davalı şirketin kullandığı logo programındaki satışlar ve stoklar ile mizanda yer alan karşılıklarının birebir aynı olması gerekirken mizanda gözüken satışların daha düşük olmasının açıkça davalı şirketin vergi kaybına sebebiyet verdiğini ve davalı şirketin finansal tablolarının gerçeği yansıtmadığını gösterdiğini, 26.04.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında 3, 4, 6, 8 ve 9 nolu gündem maddelerinde alınan kararların yürütülmesinin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Talep, anonim şirket genel kurulunda alınan kararların iptali istemli açılan derdest davada genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemidir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ilgili genel kurulda alınan davaya konu kararların yürütmesinin durdurulmasına ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
Davalı şirket tarafından yapılan ... tarihli genel kurulda alınan "3. (...), 4. (...), 6. (...), 8. (...), 9. (...) maddelerine ilişkin kararların öncelikle yokluğunun tespitine olmadığı takdirde iptaline karar verilmesini talep edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 449. Maddesine göre, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.
Genel kurul kararlarının icrasının durdurulması talebinin TTK'nun 449.maddesi kapsamında yönetim kurulu üyeleri dinlendikten sonra değerlendirilmesi gerekeceğinden; mahkemece yönetim kurulu üyelerinin dinlenmek üzere duruşma açılmasına, duruşma gün ve saatinde hazır olmaları hususunda yönetim kurulu üyelerine ihtaratlı davetiye çıkarılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi ise, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut olayda, ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafça ortaklar arasında yargıya intikal etmiş ihtilafların bulunması, davacının şirketten ve yönetimden uzaklaştırılması, pay sahipliği haklarının kullanılmasının sistematik olarak engellenmesi, şirket iş ve işlemleri ile yönetimi hakkında müvekkiline bilgi verilmemesi, davalı şirket ticari kayıtlarının ve mali tablolarının gerçeği yansıtmaması gibi sebeplere dayanılmıştır. Bu kapsamda davacı tarafça anılan genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması ileride telafisi güç ve imkansız zararların doğmasını önlemek gerekçesi ileri sürülmüştür. Ancak davacının ihtiyati tedbir talebine dayanak olarak ileri sürdüğü hususlara ilişkin olarak toplanacak delillere göre yapılacak yargılama sonucu bir neticeye varılabileceğinden bu haliyle yaklaşık ispat olgusunun dosyanın bulunduğu aşama itibariyle gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bunun yanı sıra HMK'nın 389. Maddesinde düzenlenen "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" sebeplerinin varlığı da yaklaşık olarak ispatlanamamıştır. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-) Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına,
4-) Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-f hükmü uyarınca kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
14/01/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır