Yargıtay 12. Ceza Dairesi, haksız tutukluluk ve gözaltı sonrası koruma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davasında hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersizliğini tespit ederek kararı bozdu.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası beraat eden davacının, uğradığı zararların tazmini talebiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, tutukluluk süresi ve olayın niteliği gibi kriterler ışığında yetersiz olduğuna kanaat getiren Yargıtay, hak ve nesafet ilkelerine aykırı bularak bölge adliye mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilgili mahkemeye iadesine karar vermiştir.
12. Ceza Dairesi         2022/7997 E.  ,  2026/4196 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/557 E., 2022/700 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk, yargılama aşamasında temsil edilmek üzere ödenen vekalet ücreti ve cezaevi harcamaları nedeniyle tutuklama tarihi olan 21.05.2018 itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının kamu görevinden ihraç edildiği tarihten tahliye tarihine kadar asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle 15.561,93 TL maddi tazminatın ihraç tarihi olan 08.07.2018 tarihinden, 36.500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 21.05.2018 itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının sosyal, ekonomik durumu, mesleki, ailevi ve sosyal yaşantısı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/28 Esas, 2019/390 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 10.05.2018 - 04.04.2019 tarihleri arasında 329 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 21.11.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2026 tarihinde karar verildi.